16 °C

Krizden doğdu, şimdi ihaleleri kovalıyor

Türkiye’nin ilk yerli tramvayını onlar üretti. Durmazlar’ın İpekböceği adını verdiği tramvayı dünyanın 7’nci tramvay markası. Sadece yerel ihaleleri değil, sektörün anavatanı Almanya bile Durmazlar’ın markajında. Tek rakipleri ise Çinliler…

Krizden doğdu, şimdi ihaleleri kovalıyor

ÖMER FARUK ÇİFTÇİ / ESRA ÖZARFAT 

BURSA - Makine sektöründe global bir marka Durmazlar. ABD’de uzay roketlerinin yakıt deposu onun ürettiği makinalarla yapılıyor. Karayipler’deki Turks ve Caicos Adaları’nda bile makineleri kullanılıyor. Makinenin devi Durmazlar bununla yetinmiyor, tramvay üretimine başlıyor ve ilk tramvayları geçen yıl Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne veriyor. Türkiye’nin ilk yerli tramvayı İpekböceği bugün, Bursa yollarında yolcularını taşıyor... Durmazlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz, bu konuda iddialı. “İpekböceğini ilk önce Almanya’ya satarız. Öyle hissediyorum. Orada maliyetler yüksek, üretemiyorlar. Yürüyen araçlarımız olduğu için kendimize güvenimiz tam. Zaten Almanya’ya sattığımız araçlarımız yürümeye başlasın, davul zurnayı alıp sokakta oynayacağım. Kendim çalıp kendim oynayacağım. Tek rakip Çinliler. Onları devlet sübvanse ediyor. Almanya’dan sonra Çin’e bile satarız evvelallah. Onlar bize yüzyıllardır satıyor, biz de satalım. O da olacak” diyor… 

Gelecek vizyonunu makine ve raylı sistemler üzerine kuran Durmazlar Makine, bugün dünyanın 7’nci tramvay markası olan İpekböceği’nin üreticisi. Durmazlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz, 2008 krizinden çıkış reçetesi olan tramvay üretiminin şimdi Durmazlar’ın üretimindeki ana sektörlerinden biri konumuna yükseldiğini belirtiyor. Talep olduğu takdirde yılda 100 adet tramvay üretebileceklerini söylüyor Durmaz. “Alanımız da var, boş arsamız da var. Hangi fabrika uygun olursa orada da üretim yapabiliriz. Önemli olan projenin olması” diyor. Hüseyin Durmaz, talebe göre pozisyon alabilecek esnekliğe, altyapıya sahip olduklarını vurguluyor. Bugün yerel yönetimlerin şehir trafiğini toplu taşıma sistemleri ile çözmeye çalıştığını, bunda da raylı sistemlerin öne çıktığına dikkat çekiyor. Geçen yıl Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne 6 araç veren Durmazlar, yurt genelindeki ihaleleri de kovalamaya başladı. Geçtiğimiz aylarda İzmir’in 38 araçlık ihalesini kazandı. Sırada Kayseri, Diyarbakır, Adana, Mersin ve Kocaeli ihaleleri ile İzmir, Adana ve Bursa’nın metro ihaleleri var. 

Inno Trans’a bir tramvay bir de metro götürecek 

“Bursa hattı 8.2’lik eğim ve virajlı kısımlarıyla Türkiye’nin en zor hatlarından biriydi. Onu başarmak az bir şey değil. İpekböceği Bursa’da kendini ispat etti, kendimize güvenimiz geldi” diyen Hüseyin Durmaz, Eylül ayında Berlin’de düzenlenecek dünyanın en büyük raylı sistemler fuarı Inno Trans’a bir çift yönlü tramvay ile kendi ürettiği bir metro aracını götürecek. Hem metro hem de tramvay ile dünya pazarına çıkacak. Alstom ile ortaklık görüşmeleri yapıyoruz “Yaptığımız araçların motorları Siemens tarafından üretiliyor. Bu motorların kullanıldığı 5 bin araç dünya üzerinde dolaşıyor. Yani bir şeyleri yeniden keşfetmiyoruz. Deneme tahtası olmuyoruz. Her şeyin en iyisi hangisiyse onları kullanıyoruz” diyor Durmaz. Alstom, Bombardier ve Siemens gibi dünya devlerinin gündemindeki Türkiye’nin hızlı tren projesi de Durmaz’ı heyecanlandırıyor. Bu konuda şunları söylüyor: “Dünyada Alstom, Bombardier ve Siemens çok ileride. Onların alacağı ihalelerden biz de yararlanacağız. Hızlı trenden de eiş çıkar diye bekliyoruz. İhaleyi Alstom alırsa ve anlaşabilirsek bizimle beraber yapacaklar. Alstom Transport ile boji şasilerinin üretiminde ortak girişim kurmak için ön anlaşma imzalamıştık. Şimdi ortaklık için görüşüyoruz. Hızlı tren için en az 2 kilometrelik test pisti gerekiyor. Biz de Bursa’da yer bulamazsak demiryolu ağı olan bir yere gideceğiz.” 

Şimdi olsa iş yoğunluğu nedeniyle girmezdik 

2008 krizini ve İpekböceği’nin doğuşunu ise şöyle anlatıyor Hüseyin Durmaz: “İpekböceği 2008 krizinin bir fırsatı oldu. 2008’de dünyada işler durunca bizim de işimiz azaldı. Dünyadaki gelişmelerden dolayı işimiz 100 birimden 35’e düştü. Bir arayış içindeydik. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı da Bursa’da bu işi bilabedel yapacak birini aradı. Yaklaşık 10 firmaya gidildi. Olumlu yanıt alınamadı. Bizim içinse projeye girmek için iş yoğunluğu açısından uygun bir dönemdi. Bugün başlayalım desek makine kısmındaki iş yoğunluğu nedeniyle girmezdik. Belediyenin bu işte bir hissesi yok. Sadece projeyi sahiplendiler. 1 milimetrenin yüzde birini işleyebiliyoruz. 2 sene sonra 60 yılımızı dolduruyoruz. O birikim olmasa bu işe girmezdik.” Durmaz , raylı sistemler üretimi konusunda Türkiye’nin geciktiğine dikkat çekmeden geçemiyor: “1803’te İngiltere’de 100 kilometre hızla giden tren yapılmış. Biz 2013’te yerli tramvayı ürettik. Sanayide 210 sene geri kalmışız.” Sektörünün ilk Ar-Ge merkezini 2010’da kurdu Bu girişimin ardında güçlü Ar-Ge yapısı, sektörde 60 yıla yaklaşan deneyim, değerlerin korunduğu bir aile şirketi yönetimi yatıyor. 

Sektörünün ilk Ar-Ge merkezini 2010 yılında kurdu 

Durmazlar. Şimdi bu bölümde hem raylı sistemler hem de makine bölümü için geliştirmeler yapan 70 kişi çalışıyor. “Makinede liderliğe devam, raylı sistemlerde de sektörü oluşturup memlekete hizmet vermek istiyoruz” diyen Hüseyin Durmaz’ın bundan sonraki planı Bursa’da raylı sistemler alanında bir yan sanayi oluşturmak. “Biz bunu destekliyoruz. Yurt dışından almaktansa aynı kalitede yapılacak yerli üretimi tercih ederiz. Bursa ve çevresinde yerli üretim olursa bizim tercih nedenimiz olur. Maksadımız, bizim insanımızın karnı doysun, bizim insanımız istihdam edilsin.” 

Makinede büyüyerek İlerliyoruz 

Durmazlar Makine üretiminin yüzde 75’ini ihraç ediyor. 120 ülkede makineleri kullanılıyor. 80 ülkede bayisi, holding bünyesinde 1.500 çalışanı var. Durmazlar’ın ihracat geleneği eskilere dayanıyor. İlk ihracat 1977 yılında Almanya’ya yapılıyor. Bugün ihracat rakamı 110 milyon doları geçiyor. Geçen yıl ciroda yüzde 8 büyüme kaydedilmiş. Bu yıl ise beklenti yüzde 10’un altında değil. Hüseyin Durmaz büyümeyle ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor: “Makinede büyüyerek ilerliyoruz. Makine sektöründe Çin’i saymazsak dünyada büyüklükte 5’inciyiz. Adette de Çin hariç dünya birincisiyiz. 2008 krizinden bu yana Almanya haricinde pek çok ülkenin henüz toparlanamadığına dikkat çekiyor Hüseyin Durmaz. “İspanya’da Portekiz’de iş yok, Fransa’da az, Mısır, Suriye, Yunanistan’da yok. İran’da ambargo var. 2008’den beri pek çok ülke toparlanamadı. İtalyan ve Almanlar makine üretiminden çıktı. Bu süreçte Türkiye’nin ve Durmazlar olarak bizim büyümemiz umut verici.” 

Bursa’ya yeni bir prestij projesi kazandıracağız 

Hüseyin Durmaz, Bursa’da açtıkları Hilton otelleri ile de öncülük yaptıklarını, dünyada ilk kez 3 yıldızlı ve 5 yıldızlı iki Hilton’u yan yana açtıklarını anlatıyor. Şimdi sırada bir residance ve alışveriş merkezi projesi var. “İki konut, bir ofis binası olacak. Yanında bir de alışveriş merkezi bulunacak. Metrodan indikten sonra alışveriş merkezine girilecek. Bursa için yine bir prestij projesi olacak. Bu yatırımla iş alanımızda çeşitliliğe de gitmiş oluyoruz. Yalıtım malzemesi üretmek üzere büyük bir fabrika kurduk ama daha yolun başındayız. Yeni işlerle riski hedge ediyoruz.”

Parite rekabet şansını azaltıyor 

Hangi sektör olursa olsun parite Türkiye’nin rekabet şansını azaltıyor. Parite bire bir olsa rekabette Asya’yı sallarız. Bütün sektörlerde ihracatımız artar. 2023 hedefl erine çok kısa sürede ulaşırız. “2013’te makine ihracatı 14 milyar dolar. Dünyada arz fazlası var. Hepsiyle savaşmak, rekabet etmek zorundayız. Bu nedenle değerli Türk Lirası ihracatçı lehine olmuyor. 

Bizi domates ülkesi olarak biliyorlardı 

30 yıl önce Almanya’ya makine satalım derken, kendi adımızla satamıyorduk. “Made in Turkey” yazamıyorduk. Bizi domates ülkesi, tarım ülkesi olarak biliyorlardı. Şimdi biz ve bütün sektör “Made in Turkey” damgasını göğsümüzü gere gere vuruyoruz. Türk makineleri bizimle beraber Amerika’da Avrupa’da kabul görmeye başladı.

Offset Yasası sektör oluşturacak 

Off set Yasası’nın bütün Türkiye’deki üreticilere faydası olacak. Türkiye’de raylı sistemlerde sektör oluşmadı. Ofset Yasası'nın zorlamasıyla yabancı firmalar Türkiye’de partner arayacaklar. Bu da sektör oluşmasına neden olacak. Ayrıca yerlilik oranı yüzde 50 olursa istihdam ve vergi gibi unsurlarla yüzde 67 gelir olarak devlete dönecek. Ayrıca kamu ihalelerinde yerli mal alımlarında yüzde 15 fiyat farkı verilebileceği şartı var. Ekonomi Bakanlığı o kapsama giren malların hangileri olduğunu açıklayacak. Büyük olasılıkla raylı sistem teknolojileri de bunun içinde olacak. Örneğin bir belediye ihalede Çinli yerine bize 1 yerine 1.15 fark verse devlete istihdam, vergi olarak yüzde 57 olarak geri dönecek.

 

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.