21 °C

Bulutu 'pizza kutusu'na sığdırdı

Nutanix EMEA Başkanı Patrick Cowden, “Nutanix, dev buzdolapları büyüklüğündeki işlemci, network ve veri saklama depolarını, pizza kutusu büyüklüğünde bir yazılım platformu içine sığdırıyor.

Bulutu 'pizza kutusu'na sığdırdı

Didem ERYAR ÜNLÜ

Gartner’ın yayınladığı bir rapora göre 2020 yılında bulut politikası olmayan şirket sayısı, bugün internet politikası olmayan şirket sayısı kadar az olacak.

Veri merkezleri, ihtiyaçlar doğrultusunda sürekli büyüyen ve gelişen yapılar. Hızlı dijitalleşme, kaçınılmaz olarak mevcut teknolojinin geride kalmasına, eskimesine neden oluyor. Bu noktada da şu soru gündeme geliyor: Veri merkezi kurulu olduğu teknolojiyi temel alarak mı genişlemeli, yoksa artan kapasite, hız ve verimlilik ihtiyacını veri merkezini yenileyerek mi çözmeli? İş süreçleri hız kazanırken, kaçınılmaz olarak IT departmanlarının üzerindeki baskı da gün geçtikçe artıyor. 2009 yılında eski Google ve Oracle çalışanları tarafından Silikon Vadisi’nde kurulan Nutanix, bu konuya devrim niteliğinde bir bakış açısı getiriyor.

Görüşlerini aldığımız Nutanix EMEA Başkanı Patrick Cowden’ın dediği gibi, Nutanix, dev buzdolapları büyüklüğündeki işlemci, network ve veri saklama depolarını, pizza kutusu büyüklüğünde bir yazılım platformu içine sığdırıyor. Böylece kurumlar, eski yatırımlarından vazgeçmek zorunda kalmadan, kolay yoldan ölçekleme imkanına ulaşıyorlar.

Nutanix, sunucu ve depolama kaynaklarını yalnızca 30 ila 60 dakikalık bir süre içerisinde kurulabilen tek bir platformda birleştirerek veri merkezi altyapılarının yönetimini basitleştiriyor.

Şirket bu alanın en hızlı büyüyen şirketlerinden birisi ve hedefi on yıl içinde 10 kat büyümek. Nutanix, araştırma şirketi IDC’nin verilerine göre dünya hiper-bütünleşik sistemler pazarında yüzde 50’nin üzerinde pazar payına sahip. Şirketin, her ölçekte uygulamayla uyumlu çalışan sanallaştırma platformu, işlem yapma, veri saklama, networking ve sanallaştırma servislerinin tümünü barındıran yazılım ve donanım tabanlı ürünü, veri merkezlerinde yüzde 90’a varan oranda enerji tasarrufu sağlıyor ve geleceğin veri merkezi altyapı teknolojileri arasında gösteriliyor. Ortaya çıkan “sanallaştırılmış veri merkezleri” ise teknoloji sektörünün dönüşümünde yeni bir araç görevi üstleniyor. Bu ürün hız, verimlilik, kolaylık, esneklik ve fiyat avantajını da beraberinde getiriyor.

Nutanix Türkiye’nin Ülke Müdürü görevini Mehmet Tarımcı üstleniyor. 2015 yılında kurulan Türkiye takımı altı kişiden oluşuyor. İstanbul ofisinin yanı sıra, üç ay önce Ankara’da da bir ofis açılmış.

Dünyanın en büyük veri merkezlerinin sahip olduğu ölçeklenebilirlik ve performansa tüm kurumların ulaşabileceğini söyleyen Nutanix EMEA Başkanı Patrick Cowden, ürünün basitlik temelli tasarlandığını söylüyor ve ekliyor: “Nutanix kendi veri merkezinizde bulut altyapınızı kullanabileceğiniz ya da kendi kişisel bulut altyapınızı sağlayabileceğiniz bir altyapı sağlıyor” diyor.

“Bizim teknolojimiz IT dönüşümü için gerekli olan aracı sunuyor. Hedefimiz geleceğin Bulut İşletim Sistemi olmak” diyen Cowden’a kulak verelim ve bu yeni teknolojinin neden devrim niteliğinde olduğunun detaylarını dinleyelim:

3 dev buzdolabını bir pizza kutusuna sığdırdık

“Bundan yaklaşık on yıl önce Amazon, Microsoft gibi şirketler, büyük yatırımlara dev veri merkezleri kurdular. Biz ise bunu bir yazılım olarak tasarladık ve her yere yerleştirilebilecek boyuta getirdik. Kamuya ait veri merkezlerinden, bir banka, gazete veya yayınevlerine kadar her boyutta kurumun kullanabileceği büyüklükte bir yazılım yarattık. Bu yazılım, IT’nin işleyişini kolaylaştırıyor, hız kazandırıyor. Teknolojinin artık verimlilik, performans ve esneklikte yeni boyutlar açması gerekiyor. Klasik bir IT altyapısı ile yeni bir işletim sistemi kurmanız aylar alır. Oysa bugün iPhone’lar bilgisayarlardan çok daha hızlı. 14 yaşındaki kızım bana ne iş yaptığımı sorduğunda ona verdiğim cevap şöyle oldu: ‘Eski IT’de işletim, depolama ve network için üç dev buzdolabı büyüklüğünde ekipmanlar gerekiyordu. Biz bunların hepsini alıp, bir pizza kutusuna koyduk’. Sunduğumuz teknoloji IT’nin dönüşümü için bir araç. Böylece maliyet, enerji, fiyat, hız avantajı sağladık. Yazılım, geleceğin veri merkezi olacak.”


Bilgisayar kullanmıyorum, hiyerarşiye inanmıyorum, insana güveniyorum

“Ben artık bilgisayar kullanmıyorum. Her işimi telefonumdan yapabiliyorum. Normal bir şirket yapımız yok. Ürünümüz gibi, kendi kendini yöneten, kendi kendini büyüten ve kendi kendini tedavi eden bir yapımız var. Hedefimiz farklı bölgelerdeki takımlarımızı büyütmek. Bizim yönetim anlayışımızda hiyerarşi yok. Biz insanlara güveniyoruz. İşbirliği yeteneği arıyoruz. Yeni IT’de yönetimi herkese dağıtan bir yapı hakim. İşleri o bölgenin takımları biliyor ve kararları da o takımlar alıyor. Bu insanları güçlendirecek bir yönetim anlayışı. Bu nedenle altı aydır hızlı büyüyoruz. Sürdürülebilir olan tek değer, insan ruhudur. Güven her zaman korkudan iyidir. Hatta insanlarına inanan krallar bile, bazen siyasetçilerden çok daha iyi olabilirler. Sonuç olarak ben, bilgisayar kullanmayan, insanları yönetmeyen ama onların kendi gücüne güvenen biriyim.

Şirketlerin asıl gücü insanlar, bu nedenle Türkiye’de çok hızlı büyüyeceğiz

“Şirketlerin gerçek gücünü insanlar oluşturuyor. İnsanların gücünü fark ettiğimizde, şirketlerin gücü de ortaya çıkacak. Biz bunu yapıyoruz. Bu yüzden Türkiye’de çok hızlı büyüyeceğiz. Türkiye’nin geleceğine, insanına çok fazla inanıyoruz. Atatürk Havaalanına saldırı düzenlendiği gün Dubai’den Türkiye’ye geliyordum ve eşim bana “Git ekibinle görüş ama sağsalim eve dön’ dedi. Ben o gün, bu ülkedeki yatırımı üç katına çıkarmaya karar verdim. Türkiye genç bir ülke, Şirketlerin asıl gücü insanlar, bu nedenle Türkiye’de çok hızlı büyüyeceğiz genç insanları var. Gençler, daha iyi bir gelecek kurma gücüne sahipler. Türkiye bu şansını çok iyi kullanmalı. Teknolojiye, teknolojik özgürlüğe aç bir gençlik var. Yeniliklere Almanya veya diğer Avrupa ülkelerinden çok daha hazırlar. Biz aynı zamanda, Irak, Afganistan, Azerbaycan gibi gidilmeyen pazarlara gidiyoruz; çünkü bu ülkelerin teknolojiye daha fazla ihtiyacı var. Yatırım imkanları çok fazla olmadığı için, çok daha yaratıcı olmak zorundalar. Türkiye’ye uzun vadeli bakıyoruz ve yatırım yapmaya devam edeceğiz. Türkiye’ye güveniyoruz. Türkiye’deki iş ortaklarımız, kendi bölgelerinin ihtiyaçlarını biliyorlar ve geleceği tasarlıyorlar. Türkiye’nin insan kaynakları gerekli olan donanıma, bilgiye ve deneyime sahip. Büyük bir potansiyelleri var. Eğer bu inovasyonu Türkiye’ye getirirsek, Türkiye çok daha rekabetçi bir konuma gelecektir.”

APPLE’IN TELEFONDA YARATTIĞI DEVRİMİ BİZ VERİ MERKEZLERİNDE YARATIYORUZ

“Apple cep telefonunda nasıl devrim yarattıysa, biz de veri merkezlerinde aynı devrimi yaratıyoruz. İş yapış şeklini yeniden tasarlıyoruz. Tüketiciler; hız, basitlik, esneklik ve fiyat avantajı istiyorlar. Eski IT sistemleri sınırlı, öğrenmeyi engelliyor. Bugün ise sürekli öğrenen bir teknoloji var, bu bazıları için kortucu olabilir ama aslında insanlar yeni teknolojiye hızla uyum sağlıyor. Vietnam en fakir ülkelerden biri olmasına rağmen, en fazla iPhone kullanılan ülkelerin başında geliyor. Bu yeni teknolojinin enerji tüketimini de yüzde 90’lar oranında azaltacağını düşündüğünüzde, her açından büyük avantajlar getireceğini görürsünüz. Önemli olan yeni fikirlerin hayata geçmesi, herkese ulaşması.”

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.