Borsadaki büyük sır ortaya çıktı: Hızlı yükselişin arkasında neden...
ABD borsalarında rekor seviyeler görülürken, yükselişin arkasındaki tablo dikkat çekti. S&P 500 endeksinin getirisinde az sayıda şirketin belirleyici olması, yatırımcıların riskleri dağıtmak için tercih ettiği fonların performansını da tartışmaya açtı.
ABD borsalarında son yıllarda yaşanan yükselişin arkasında az sayıda teknoloji şirketinin bulunduğu ortaya çıktı. The Kobeissi Letter tarafından yapılan analize göre, 2024 yılının başından bu yana yapay zekâ ile bağlantılı 42 hisse, S&P 500 endeksinin fiyat getirisinin yüzde 67'sini oluşturdu. Endeksteki yükselişin belirli şirketlerde yoğunlaşması, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmek için başvurduğu alternatif stratejileri yeniden gündeme getirdi.
Endeks yükselirken birçok hisse geride kaldı
ABD'nin en büyük 500 şirketini kapsayan S&P 500 endeksi yeni zirvelere ulaşırken, yükselişin tüm hisselere aynı ölçüde yansımadığı görüldü.
Goldman Sachs'ın analizine göre, endeksteki yükselişe katkı sağlayan şirketlerin sayısını ifade eden piyasa genişliği, 2000'li yılların başındaki dot-com balonundan bu yana en düşük seviyeye geriledi.
Bu durum, endeksin genel performansı güçlü görünmesine rağmen yükselişin giderek daha az sayıda şirket tarafından desteklendiğine işaret etti.
Teknoloji şirketlerinin ağırlığı yüzde 40'a yaklaştı
S&P 500 endeksinde teknoloji sektörünün ağırlığı yüzde 40'a yaklaşırken, yatırımcıların büyük şirketlere olan bağımlılığı da arttı.
Bu yoğunlaşmayı azaltmak amacıyla tercih edilen eşit ağırlıklı S&P 500 endeksinde ise teknoloji şirketlerinin payı yaklaşık yüzde 16 seviyesinde bulunuyor.
Standart S&P 500 endeksinde şirketler piyasa değerlerine göre ağırlıklandırılırken, eşit ağırlıklı endekste 500 şirketin her birine yaklaşık aynı pay ayrılıyor.
Böylece birkaç büyük teknoloji şirketinin endeks üzerindeki belirleyici etkisinin azaltılması hedefleniyor.
Riskten kaçınan yatırımcılar daha az kazandı
Ancak teknoloji şirketlerindeki yoğunlaşma riskini azaltmayı amaçlayan eşit ağırlıklı yatırım stratejisi, son yıllarda standart S&P 500 endeksinin gerisinde kaldı.
DataTrek Research tarafından yayımlanan analize göre, eşit ağırlıklı S&P 500 endeksi yaklaşık dört yıldır yıllık yatırım dönemlerinin büyük bölümünde piyasa değeri ağırlıklı endeksten daha düşük getiri sağladı.
İki endeks arasındaki performans farkının hem büyüklüğü hem de devam ettiği süre bakımından son 20 yılı aşkın dönemin en dikkat çekici seviyelerine ulaştığı belirtildi.
Özellikle eylül ayında yüzde 4'ten fazla gerileyen eşit ağırlıklı endeks, 2022'den bu yana en uzun haftalık kayıp serisini yaşadı.
Bununla birlikte eşit ağırlıklı fonlara yatırım yapanların mutlaka zarar etmediği, ancak standart endeksi takip eden yatırımcılara kıyasla daha düşük kazanç elde ettiği vurgulandı.
Son 10 yılda tablo tersine döndü
DataTrek'in araştırması, iki yatırım stratejisi arasındaki uzun vadeli performans farkını da ortaya koydu.
2004-2014 döneminde eşit ağırlıklı S&P 500 endeksi, standart endeksten ortalama 3,2 puan daha iyi performans gösterdi.
Ancak 2015 sonrasında tablo tersine döndü. Eşit ağırlıklı endeks, standart S&P 500'ün ortalama 2,8 puan gerisinde kaldı.
2020'li yıllarda ise eşit ağırlıklı endeks yalnızca 2021 ve 2022 yıllarında standart endeksi geride bırakabildi.
Uzmanlardan yatırımcılara yeni strateji önerisi
TMX VettaFi Araştırma ve Yayın Direktörü Todd Rosenbluth, yatırımcıların yalnızca eşit ağırlıklı fonlara yönelmek yerine farklı yatırım stratejilerini birlikte değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
Rosenbluth'a göre piyasa değeri ağırlıklı ve eşit ağırlıklı fonların aynı portföyde kullanılması, belirli şirketlere aşırı bağımlılığın azaltılmasına yardımcı olabilir.
Baird Strategas ETF Başstratejisti Todd Sohn ise teknoloji hisseleriyle daha düşük ilişkiye sahip yatırım araçlarının önemine dikkat çekti.
Sohn, orta ölçekli şirketlerin yanı sıra enerji, doğal kaynaklar, metal ve madencilik sektörlerinin de portföy çeşitlendirmesinde değerlendirilebileceğini ifade etti.
Yapay zekâ devlerinin yükselişi sürecek mi?
DataTrek Research'e göre yatırımcıların önünde iki farklı olasılık bulunuyor. İlk senaryoda, yapay zekâ alanındaki büyüme ve teknoloji şirketlerinin artan kârlılığı sayesinde büyük şirketlerin piyasa üzerindeki ağırlığının devam edebileceği belirtiliyor.
İkinci senaryoda ise piyasanın teknoloji devlerine aşırı değer biçmiş olabileceği ve ilerleyen dönemde sert bir fiyat düzeltmesi yaşanabileceği değerlendiriliyor.
Araştırma kuruluşu, iki yatırım yaklaşımının birbirinin rakibi olarak görülmemesi gerektiğini, aksine dengeli portföyler oluşturmak için birlikte kullanılabileceğini vurguladı.
Dünya ekonomisine çifte darbe: Enerji fiyatları ve faizler yükseliyorEkonomi