Fed değil petrol belirliyor: Tahvil piyasasında dikkat çeken hesap

ABD tahvil faizlerinde yükseliş sürerken ekonomist Steven Blitz, piyasadaki hareketin petrol fiyatlarıyla giderek daha fazla bağlantılı hale geldiğini belirtti. Analizde petrol ile 10 yıllık tahvil faizi arasındaki dikkat çeken ilişki ortaya konuldu.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Fed değil petrol belirliyor: Tahvil piyasasında dikkat çeken hesap

ABD tahvil piyasasında son dönemde yaşanan sert hareketlerin arkasında yalnızca ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası bulunmuyor. GlobalData TS Lombard ABD Başekonomisti Steven Blitz, petrol fiyatlarının 10 yıllık ABD Hazine tahvili faizlerinin seyrinde giderek daha belirleyici hale geldiğini söyledi.

ABD'nin gösterge 10 yıllık Hazine tahvili faizi perşembe günü yüzde 5,1'in üzerinde işlem görürken, bir gün önce küresel finans krizinden bu yana görülen en yüksek seviyeye çıkmıştı.

Tahvil piyasasındaki satışlarda kalıcı enflasyon baskıları, petrol fiyatlarındaki yükseliş, ABD hükümetinin artan borçlanması ve sermaye talebindeki rekabet etkili oluyor.

10 yıllık tahvil için petrol vurgusu

Steven Blitz, yayımladığı değerlendirmede petrol ile tahvil faizleri arasındaki ilişkiye dikkat çekti.

"Şu anda 10 yıllık tahvil, petrol fiyatları üzerine yapılan bir bahis" diyen Blitz, normal şartlarda tahvil faizlerinin Fed'in para politikasına, enflasyon beklentilerine ve ekonomik görünüme göre şekillendiğini ancak mevcut ortamda petrolün daha yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Brent petrol vadeli işlemleri, ABD-İran savaşının başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 40 yükseldi. Enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonist baskıları güçlendirebileceği endişesi ise uzun vadeli tahvillerde yatırımcıların daha yüksek getiri talep etmesine neden oluyor.

Petroldeki 1 dolarlık hareket tahvil faizine yansıyor

Blitz'in analizinde dikkat çeken bir başka veri ise petrol ile ABD tahvil faizleri arasındaki tarihsel ilişki oldu.

Analize göre 2012'den bu yana Batı Teksas türü (WTI) ham petrol fiyatındaki her 1 dolarlık hareket, ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili faizinde yaklaşık 2 baz puanlık hareketle ilişkilendiriliyor.

Blitz, mevcut ortamda 10 yıllık ABD tahvillerinin kısa vadede yatırım aracından çok bir işlem pozisyonu olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Japonya'daki yükseliş de ABD'yi etkileyebilir

Tahvil faizlerindeki yükseliş yalnızca ABD'de görülmüyor. Japonya'nın 10 yıllık devlet tahvili faizi de son 30 yılın en yüksek seviyesine çıktı.

Japonya Merkez Bankası'nın uzun yıllardır uyguladığı ultra gevşek para politikasından uzaklaşması, Japon devlet tahvillerini yerli yatırımcılar açısından daha cazip hale getiriyor.

Japon yatırımcıların uzun yıllardır ABD Hazine tahvillerinin en büyük yabancı alıcıları arasında bulunması nedeniyle bu değişimin ABD tahvil piyasası açısından da yakından izlendiği belirtiliyor.

Kredi ve hisse senedi piyasasını etkiliyor

ABD'nin 10 yıllık tahvil faizindeki yükseliş finans piyasalarının çok daha ötesinde sonuçlar doğurabiliyor.

Tahvil faizlerindeki hareket; konut ve otomobil kredilerinden kredi kartı faizlerine, şirketlerin borçlanma maliyetlerinden hisse senedi değerlemelerine kadar geniş bir alanı etkiliyor.

Görece güvenli kabul edilen devlet tahvillerinin daha yüksek getiri sunması, yatırımcıların hisse senetlerinden beklediği getiriyi de yukarı çekerek borsalar üzerinde baskı oluşturabiliyor.

Yüzde 5 bile yeterli olmayabilir

Blitz'e göre 10 yıllık ABD tahvilinde yüzde 5 seviyesindeki getiri cazip hale gelmeye yaklaşsa da mevcut riskleri karşılamak için henüz yeterli olmayabilir.

Özellikle enflasyonun yeniden yükselmesi riskine işaret eden Blitz, bir yıllık yatırım perspektifinde Fed'in faiz artırımlarına devam etmesi halinde kısa vadeli ABD Hazine bonolarının yenilenerek tutulmasının daha avantajlı olabileceğini belirtti.

Blitz, yüzde 5 civarındaki 10 yıllık tahvil getirisinin yükselen enflasyon riskini tam olarak fiyatlamadığını ve gelecek 10 yılda hisse senedi piyasalarının sunabileceği potansiyel getirilerle rekabet etmek için henüz yeterince yüksek olmadığını ifade etti.

Kaynak: HABER MERKEZİ