Gümüşte tarihi talep patlaması: Çin alımları sekiz yılın zirvesinde
Çin'in gümüş ithalatı, sanayi üretimi ve yatırım talebindeki güçlü artışın etkisiyle 2026'nın ilk aylarında son sekiz yılın en yüksek seviyesine çıktı. Sadece ocak-şubat döneminde 790 tondan fazla gümüş ithal edilirken, şubat ayında gerçekleşen yaklaşık 470 tonluk alım, bugüne kadarki en yüksek aylık seviye olarak kaydedildi.
Çin'in gümüş alımları, sanayi ve yatırımcının da artan talebiyle birlikte yılın ilk aylarında son sekiz yılın en yüksek seviyesine çıktı. Çin gümrük verilerine göre ülke, yılın ilk iki ayında 790 tondan fazla gümüş ithal etti. Bu miktarın yaklaşık 470 tonu sadece şubat ayında gerçekleşirken bugüne kadarki en yüksek aylık alım oldu.
Artan talep ve döviz rezervlerindeki sınırlı hareket de Çin'in gümüş iştahını artırırken, bu durum iç piyasada fiyatları küresel fiyatların üstüne çıkardı.
Çin ve diğer ülkelerden gelen spekülatif alım dalgası ile gümüş fiyatları yüzde 70 oranında yükselse de ocak sonundaki sert düşüş gümüş fiyatları için yılın en dalgalı başlangıcı oldu.
Sanayi talebi ve altın alternatifi
Güçlü ithalat verileri ve değişen ticaret akışlarına rağmen, Çin'de fiziksel gümüşe talep güneş enerjisi üretiminin artması ve yatırımcıların altın fiyatlarına alternatif olarak gümüşe yönelmesi ile sürüyor.
Düzenlenmiş bir sistemin parçası
Öte yandan Çin'in 2026 ve 2027 yıllarında 44 şirketin gümüş ihracatına onay vermesi, dünya gümüş piyasası için bir başka stres kaynağı olarak değerlendiriliyor. Goldman Sachs, Çin'in yeni ihracat kısıtlamalarının gümüş piyasasını daha da istikrarsız hale getirebileceğini bildirirken, analistlere göre mevcut tablo, ihracatın artık düzenlenmiş bir sistemin parçası olduğunu gösteriyor. Bunun da halihazırda stok sıkıntısı yaşayan bir pazar için çok önemli bir yapısal faktör olduğu belirtiliyor.
Çin'in 1 Ocak 2026'dan itibaren gümüşün yurt dışına gönderilmesi için yetkilendirme şartı getirmesi de fiyat dalgalanmalarının daha belirgin hale gelmesi ve likiditenin azalması olasılığını artıran bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Analistlere göre pazar, küresel ölçekte tek bir bütün gibi çalışmak yerine giderek daha fazla yerel alt pazarlara ayrılıyor. Böyle bir ortamda ise stok yönetimi ve ürünlerin fiziksel olarak erişilebilir olması kritik hale geliyor.
Gümüşte alarm çanları! Arz krizi büyüyor: Yeni ralli mi geliyor?Ekonomi