10 °C
Şant MANUKYAN
Şant MANUKYAN dunyaweb@dunya.com

Gelişmekte olan ülkelerin sorunu dolar mı?

Hayır değil. Gelişmekte olan ülkelerin iki sorunu var. Borçlanma ihtiyaçlarının yüksek olması ve kendi para birimleri cinsinden borçlanamıyor olmaları. Birince madde temelde tasarruf açığı ile açıklanabilir. Tasarruf kavramı da dahil olmak üzere bazı kavramların ülke bazında değerlendirilmesi durumunda sterotiplerin ortaya çıktığını görüyoruz. Örneğin konu Almanya veya Çin ise yüksek tasarruf oranlarını açıklamanın yolu “milli kimliklerinden” geçiyor. Oysa her iki ülkenin de geçmişte tasarruf açıkları olduğu dönemler de oldu. Tıpkı Almanya’nın Euro öncesi dönemde düzenli ticaret açığı veren bir ülke olması gibi. Ancak Almanya, özellikle işgücü piyasasını düzenleyen Hartz Reformlarını, Çin de ihracat/yatırım kaynaklı büyüme stratejilerini devreye soktuktan sonra hanelerin tüketimden tasarrufa geçiş yaptığını görüyoruz. Bugün bile ücret artışlarının ekonomik büyüme veya şirket karlarının altında kalıyor olmasının bir nedeni de bu stratejilerdir. Kısacası tasarruf açığı kapatılabilir ancak bu yükü kimin omuzlayacağı önemlidir. Yatırımları tasarruflarından daha yüksek olan bir gelişmekte olan ülke fon açığını dışarıdan bulmak durumunda kalacaktır.

Dolar bu noktada devreye giriyor. Ancak sorun dolar değil rezerv para kavramı. Nitekim rezerv para pound, yuan veya son dönemde popülerlik kazanan SDR da olsa yine aynı problemler harfiyle yaşanacaktı. Gelişmekte olan ülkeler kendi para birimleri ile borçlanamadığı gibi çok zaman bir adım daha geriye! giderek İngiltere hukukunu baz alan borçlanmalar yapmaya da mecbur kalabilir. Bu durum gerçeklik borç/GDP oranı yüksek ABD veya Japonya gibi ülkelerle benzer seviyelere sahip gelişmekte olan ülkeler arasında da bir eşitsizlik yaratır. İlk grubun borcunu ödememe ihtimali yoktur. Son noktada matbaa devreye girer ve dolar veya yen basarak alacaklılara ulaştırılır. Ancak gelişmekte olan ülke geriye dolar veya euro veya yen vermek zorunda olduğundan piyasalar tarafından önce riskli ilan edilir ardından cezalandırılır. O halde çözüm nedir?

Elbette cari koşullar altında çözüm gelişmekte olan ülke statüsünden çıkılmasını sağlayacak reformların yapılmasıdır. Drahmi bazında borçlanamayan veya çok yüksek oranlar teklif etmek zorunda kalan Yunanistan Euro Bölgesine girmesi ile beraber bir süre için Almanya gibi borçlanmayı başardı. Ancak ruhundaki gelişmekte olan ülkeyi dönüştüremediği için yıkıcı bir krizle karşı karşıya kaldı. İkinci çözüm yolu ise alışa geldiğimiz ekonomisi ve finansal piyasaları en büyük ve derin olan ülkenin para biriminin rezerv para koltuğuna oturması uygulamasının sona ermesidir. Zira sıra Yuan’a geldiğine o dönemin gelişmekte olan ülkeleri için bir şey değişmemiş olacak. Sadece kral öldü yaşasın yeni kral denilecek. Olması gereken tek bir para biriminin kullanılmasıdır. Nitekim büyük spekülasyonlara neden olan ancak içeriğinin çok az kişi tarafından okunmuş olduğundan şüphelendiğim The Economist’in 2018 Phoenix manşetinin de dayandığı nokta budur.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.