13 °C
Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

İhracatta döviz getirme zorunluluğu işe yarar mı?

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 4 Eylül tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğiyle Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararda yapılan değişiklik Türkiye’yi kambiyo mevzuatı açısından bir anlamda tam on yıl öncesine götürdü. 2008 yılında alınan kararla ihracatçıya ihraç bedeli dövizi dilediği gibi kullanma olanağı tanınmışken, aradan on yıl geçtikten sonra bir kısıtlamaya gidilmiş oldu. Söz konusu tebliğin ilgili hükmü aynen şöyle:

“Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. Söz konusu bedellerin en az yüzde 80’inin bir bankaya satılması zorunludur.”

İhracat dövizinin yurda getirilmesine ilişkin düzenlemede ihracatçıya az da olsa nefes aldıracak istisnai hükümler yok değil. Buna göre, her bir gümrük beyannamesi itibarıyla 100 bin dolar ya da eşiti dövizi aşmamak üzere beyanname veya formda yer alan bedelin yüzde 10’una kadar noksanlığı olan ihracat hesapları ödeme şekline bakılmaksızın doğrudan bankalarca terkin edilmek suretiyle kapatılacak.

Mücbir sebep hallerinde ise 100 bin dolarlık sınır 200 bin dolar olarak dikkate alınacak ve açık hesaplar ilgili vergi dairesi başkanlığı ya da vergi dairesi müdürlüğünce terkin edilerek kapatılacak.

Aktardıklarımız konunun teknik ayrıntıları, tabii ki Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın tebliğinde daha da teknik ayrıntılar var.

Bu düzenlemenin altı aylık bir süre için geçerli olacağını da belirtelim. Yani Hazine ve Maliye Bakanlığı, gelecek yıl mart ayının ilk haftasında bu düzenlemenin sona ereceğini söylüyor. Uygulama mart ayı başında bitecek, ama dövizi getirmek için 180 günlük süre olduğu için zorunlu kılınan döviz girişi gelecek yılın eylül ayına kadar sürecek.

Altı ay kritik olan ne?

Ekonomide bir düzenleme yapılabilir; kimine göre doğrudur bu, kimine göre yanlış. Ama eğer bu düzenleme bir süreliğine yapılıyorsa, örtülü biçimde o süre için düzenlemeye gittiğiniz konuda sıkıntı yaşandığını ya da yaşanacağını kabul ediyorsunuz demektir.

32 sayılı kararla ilgili düzenleme ihracatçının ihraç bedeli dövizi serbestçe kullanma olanağını elinden alıyor ve bu dövizin yurda getirilmesini zorunlu kılıyor. Verilen mesaj çok açık değil mi:

“Ülke olarak dövize çok ihtiyacımız var, o yüzden de kambiyo mevzuatında on yıl önceye dönmeyi göze aldık, hatta buna mecbur kaldık.”

İhracatçının haberi bile olmadı

Ülkedeki tüm ihracatçıları ilgilendiren çok önemli bir karar alınıyor, ama ihracatçıların karardan haberleri yok. Resmi Gazete’yi açıp kararı görünce adeta şoke oluyorlar.

Hani karar tümüyle lehlerine olsa bile yine de haberdar edilmeleri, görüşlerinin alınması gerekirdi, oysa şimdi bir zorunlulukla karşı karşıyalar. On yıl boyunca artık unutulmuş olan ihracat dövizini zorunlu olarak Türkiye’ye getirme ve bankaya satma durumu geçerli artık.

Döviz getirilmiyor muydu?

İhracat dövizi için 180 gün içinde Türkiye’ye getirilme zorunluluğu öngörülmesi, “İhracatçılar dövizlerini Türkiye’ye getirmiyorlar mıydı” sorusunun sorulmasına yol açtı.

İhracatçılara göre böyle bir durum yok, ihracat dövizi zaten ağırlıklı olarak Türkiye’ye getiriliyordu. Ama böyle bir zorunluluk getirilmesinin bazı özel durumlar yüzünden sıkıntı yaratacağı belirtiliyor. Özellikle ihracatı ithalata bağımlı olan sektörler bu karardan fazlasıyla rahatsız olmuşa benziyor.

“Deneyimli olanlar işlemeyeceğini bilir”

İhracatçıya dövizini getirme zorunluluğu öngören kararla ilgili olarak değerli meslektaşım Uğur Gürses’in ne düşündüğünü merak ettim. Gürses, bu konudaki görüşlerini blog sayfasındaki yazısına aktarmış.

Uğur Gürses, “Deneyimli olanlar bu kararın ilk günden işlemeyeceğini bilir; zira zora koşulan ihracatçı dövizi getirir, TL’ye çevirir ama aynı anda bu dövizi satın alır ve geri götürür. Buna engel yok” dedikten sonra şöyle devam ediyor:

“Geçmişte de bu zorunluluk vardı; ‘birebir işlem’ adı altında ve aynı kur üzerinden döviz alınır ve yurtdışına transfer edilirdi.

Eskiden döviz satışlarında binde 1’lik kambiyo gider vergisi uygulanıyordu, şimdi o da yok. Yani birebir işlem maliyetsiz yapılabilir. Not düşelim ki bu birebir işlem banka ve ihracatçı arasındaki ticari ilişkiye bağlı, herkese uygulanacak bir durum değil. Sonuçta büyük ihracatçılar işini görür, küçükler TL’ye dönüp kalır. Bu ne açıdan önemli? Eğer ihracatçı aynı zamanda üretim girdisi ithalatçısı ise dövize dönmek gerekir, hatta dövizde durmak gerekir. Küçük olanlar TL’ye dönüp, sonra döviz satın almak zorunda kalacak. Dövize aynı kurdan dönmeleri zor olacağı için de zarar edecekler.”

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.