İş güvenliğinde erteleme çözüm olabilir mi?

İbrahim IŞIKLI
İbrahim IŞIKLI SOSYAL GÜVENLİK VE İŞ HUKUKU dunyaweb@dunya.com

 

Bir yıldır yazıyoruz, konuşuyoruz, anlatıyoruz ama bir türlü anlatamıyoruz. İş Sağlığı ve Güvenliği, olmazsa olmaz gerekliliklerden birisidir. Hiçbir işveren iş sağlığı ve güvenliğinin önemini inkar etmiyor.

İşlemelerde çalışan kişilerin güvenli bir ortamda çalışmalarının sağlanması ve iş yerlerinin güvenli bir hale getirilmesi için iş güvenliği büyük bir önem kazanmıştır.

İşyerlerinde sağlık ve güvenliğin sağlanması çalışma hayatının tüm taraflarının ortak bir sorunudur. Devlet, çalışan ve işverenin birer taraf olduğu bu sorunun çözümü için iş güvenliği kültürünün oluşturulması iş kazalarının önlenmesinde büyük önem taşımaktadır.

İş sağlığı ve güvenliğini bir maliyet olarak değil, işyerlerinin daha güvenli, huzurlu, çalışanların daha mutlu ve işletmelerin daha verimli olabilmesi için bir öncelik olarak görülmesi toplumun her kesimi tarafından benimsenmelidir. 2010 yılında ülkemizde 62 bin 903 ve 2011 yılında ise 69 bin 227 iş kazası olmuştur. Yine, 2010 yılı sonunda ölümlü iş kazası sayısı 1.444 ve 2011 yılında ise 1.700’dür. Dikkat edilmesi gereken en önemli konu ise, iş kazasında en fazla ölümün, inşaat, madencilik, metal ve taşımacılık sektörlerinde meydana gelmiş olmasıdır. 2011 yılında sadece inşaat sektöründe iş kazası sonucunda 570 kişi vefat etmiş. Toptan ve perakende ticaret işlerinde dahi 2011 yılında iş kazası sonucunda 84 kişi vefat etmiştir.

Başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkelerin neredeyse tamamı ile diğer bazı ülkelerde ayrı bir iş sağlığı ve güvenliği yasası vardır. Hatta her şeyde örnek gösterilen Burkina Faso’da bile İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası 1985 yılında çıkartılmıştır.

Büyük bir özveriyle çıkartılan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ndaki bazı yükümlülüklerin ertelenmesine ilişkin bir çalışma yapılıyor.

Özellikle hatırlatmak istiyoruz ki, sadece 50 kişiden az işçi çalıştırılan işyerlerinde iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı çalıştırılması zorunluluğunun ertelenmesine ilişkin bir düşünce ve taslak var.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile diğer mevzuat çerçevesinde işverenlere getirilen aşağıdaki yükümlülükler halen yürürlükte olup, bir erteleme yapılması söz konusu değildir. Buna göre;

- Risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmak,

- Acil durum planı yapmak,

- Çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmesi,

- Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışanlara mesleki eğitim verilmesi,

- İlk yardım eğitimleri ve sertifikaları

- Yangın eğitimleri ve sertifikaları,

- 50 ve daha fazla çalışanı olan işyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu kurulması,

- Çalışan temsilcisi atanması/seçilmesi,

- İş güvenliği malzemelerinin temini ve kullandırılması,

- Onaylı defter tutmak,

- Kazan, basınçlı kaplar, elektrikli aletler, jeneratör kontrol ve belgelendirmeleri yapılması,

- Ortam ölçümlerinin yaptırılması (İşyeri ortamında bulunan fiziksel, kimyasal, biyolojik, psikososyal, ergonomik ve benzeri tehlike kaynaklarının neden olduğu tehlikeler ile ilgili kontrol, ölçüm, muayene, inceleme ve araştırma çalışması yapılması),

- 50 ve daha çok işçi çalıştırılan işyerlerinde işyeri hekimi, diğer sağlık personeli ve iş güvenliği Uzmanı çalıştırılması ya da bu yükümlülüklerin OSGB'lerden hizmet alınarak yerine getirilmesi,

Gibi yükümlülükler için bir erteleme yoktur ve devam etmektedir.

Buradan hatırlatmakta yarar var, erteleme çözüm değildir. Her gün 4-5 işçimizi iş kazasına kurban verdiğimiz dikkate alındığında erteleme yerine sorunlu maddelerin ayıklanması daha doğru olacaktır. Özellikle 20 kişiden az işçi çalıştıran az tehlikeli ve tehlikeli işyerlerinde işyeri hekimi, diğer sağlık personeli ve iş güvenliği uzmanı çalıştırılması yükümlülüğün tamamen kaldırılması daha doğru olacaktır. Yine risk değerlendirmesi, eğitimler ve diğer sorumluluklar devam ediyor.

Böylece hem esnaf ve küçük işletmelerin sorumlulukları azaltılmış hem de iş güvenliği kültürü oluşmuş olur.

Özellikle en büyük sorun çok tehlikeli işyerlerinde A-B grubu uzman bulunması sorunu ise hem deneyimli C sınıflardan yararlanılmasının şartları esnetilmedir.

Hem iş güvenliği uzmanlığı hizmeti, hem de işyeri hekimliğinde 1000-750-500 işçi çalıştıran işyerlerinde tam zamanlı işyeri hekimi/iş güvenliği uzmanı çalıştırılması uygulamasından vazgeçilmelidir. Saat bazında hizmet alınmalıdır.

Bir işyerinde işyerine "İş güvenliği hizmetlerinin sunulması için hesaplanan zorunlu süre bölünmek suretiyle birden fazla kişi görevlendirilemez." hükmü vardır. Bu uygulamada bazı sıkıntılara sebebiyet veriyor. Özellikle birkaç saatlik eksiklikler olması halinde hizmette aksamaya sebebiyet veriyor. A ve B grubu İş güvenliği uzmanlarının sayısal yetersizliğini aşmak için A ve B grubu iş güvenliği uzmanı çalıştırma süresinin bir kısmının C grubu tarafından yerine getirilmesine izin verilmelidir. Örneğin, 100 saat A grubu uzman çalıştırması gereken çok tehlikeli işyerinin bu 100 saatin 20 saatini A grubu ve kalan 80 saatini de B veya C grubu uzmanla tamamlaması durumunda yükümlülük yerine getirilmiş olacaktır. Böylece A gurubu uzman sayısının yetersizliğinden kaynaklanan eleştiriler önleneceği gibi, C grubu uzmanlara da A grubu deneyimli uzmanlarla birlikte çalışarak kendini yetiştirme fırsatı verilmiş olacaktır.

Ayrıca uzmanların ve hekimlerin bölünmeli olarak hizmet vermesi de sağlanmalıdır.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar