24 °C
Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

Peki indirim bitince ne olacak?

Eylül sonuna geldik, yıllık fiyat artışı tüketici fiyatlarında yüzde 25’i, üretici fiyatlarında yüzde 46’yı buldu. Normal gidişat da bize yıl sonunda tüketici fiyatlarının en az yüzde 30, üretici fiyatlarının yüzde 50 düzeyine ulaşacağını gösteriyordu.

Bu gidişe bir dur demek gerekiyordu ve bu amaçla hazırlanan “Enflasyonla Topyekun Mücadele” programı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklandı.

Programda özetle neler mi öngörülüyor, aktarmaya çalışalım. Programın en dikkat çekici ayaklarından biri özel sektörün yıl sonuna kadar geçerli olmak üzere yüzde 10 indirim yapacak olması.

Bir diğer önlem, yıl sonuna kadar doğalgaz ve elektriğe zam yapılmaması yönünde karar alınması.

Kamunun bazı gıda maddelerinde ve gübrede indirim yapması da önlemler arasında.

Finans kesimi de katılacak mücadele programına. Bankalar daha önce açmış oldukları kredilerin faizlerinde yüzde 10 indirime gidecekler. Bu yüzde 10’u, 10 puan olarak düşünmek yanlış bir yaklaşım tabii ki. Her ne kadar bu konuda bir açıklık yoksa da yapılacak olan yüzde 30 faizli bir kredinin faizinin 3 puan aşağı çekilmesi olacak.

Bütün bu önlemler iyi güzel de akla birkaç soru gelmiyor değil...

Birincisi; madem bu önlemleri alabilirdik, niye enflasyonun böylesine artmasını bekledik de birkaç ay önce bu önlemleri devreye sokmadık?

Acaba, “Ne yaparsak yapalım, ne önlem alırsak alalım zaten enflasyonun bu düzeylere çıkmasını önleyemeyecektik, artık daha fazla artış olmasının önüne geçelim” düşüncesiyle mi hareket ettik?

Yoksa enflasyonun giderek hızlanacağı gördük ve “Hiç olmazsa yıllık bazda bu düzeyi koruyalım” dürtüsüyle mi bu önlemleri şimdi uygulamaya koyduk?

İndirimli fiyatı artırmak gerekirse...

İkincisi; varsayalım tüm mal ve hizmetlerde fiyatlar yüzde 10 indirildi. Tüm mal ve hizmetlerde böyle bir indirim sağlanması mümkün değil ama varsayalım oldu.

Dün 5 liraya satılan domatesin fiyatı 4.5 liraya düştü, 1.000 liralık bir beyaz eşya da artık 900 liraya satılmaya başlandı.

İyi de bu yüzde 10'luk indirim, yıl sonuna kadar fiyatların hiç artmayacağı anlamına mı geliyor, yoksa fiyatların bu yüzde 10'luk indirimle oluşan düzeye göre artacağı anlamına mı?

“Fiyatlar enflasyonla mücadele programı çerçevesinde düşürüldü, bir daha niye artırılsın ki” diyebilir miyiz?

Yarın dolar kurunun ne olacağını biliyor muyuz? Örneğin; döviz kuruna çok bağlı mal ve hizmetlerin fiyatında kur arttığı takdirde zam kaçınılmaz hale gelirse şirketlere “Yüzde 10 indirim yaptınız, artık zam söz konusu olmayacak” mı denilecek? Dolayısıyla bu yüzde 10’luk indirim, olsa olsa fiyatlarda yeni bir baz olacaktır.

Ocak kabus ayı olabilir

Asıl soru indirimler sona erince ne olacağı. Tüm mal ve hizmetlerde fiyatların yüzde 10 indirildiğini, yıl sonuna kadar da önemli bir fiyat hareketi yaşanmadığını varsayalım. Ama bir gerçeği hiç unutmayalım, bu süreli bir indirim.

100 lira olan bir malın fiyatı yüzde 10 indirimle 90 liraya düşürüldükten sonra eski düzeyi olan 100 liraya çıkarıldığında bile zam oranı yüzde 11’dir.

Yani bizi ocak ayında yüzde 11 dolayında bir zam bekliyor demektir. Tabii ki eğer yüzde 10’luk indirim tam anlamıyla uygulanırsa.

Şunu da yaşayacağız. Ocak ayı geldiğinde aslında yüzde 10 indirimi yapmamış olanlar da bu sefer "İndirim yapmıştık, şimdi fiyatımızı normal seviyeye çekiyoruz” diye zamma başvuracaklar. Hani dövizle hiç işi olmayanların, maliyetlerine dövizin neredeyse hiç etki etmediği kişi ve kuruluşların bunu bahane yaparak yüklü miktarda zamma yönelmesi gibi.

Biz enflasyonla mücadele programıyla enflasyonu bir anlamda 2019’a bırakıyoruz, erteliyoruz. Oysa enflasyon bu yıl olabildiğince yüksek gerçekleşse ve baz yüksek olsa matematiksel olarak 2019’da çok daha düşük oranlar görmemiz mümkün hale gelirdi.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap