26 °C

Turizmde fiyat baskısına karşı 'ortak hareket edelim' çağrısı

ETİK Başkanı Mehmet İşler, terör olaylarının bahane edilerek turizmde fiyat baskısı olduğunu, sektörün buna karşı ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. İşler, "Taviz verirsek, fiyat kırarsak, üç yılda düzeltemeyiz" dedi

Turizmde fiyat baskısına karşı 'ortak hareket edelim' çağrısı

SEDAT ALP - İZMİR

Suruç’taki terör saldırısı üzerine birçok ülke Türkiye’ye seyahat edecek vatandaşlarına, özellikle sınır bölgelerine gitmemeleri uyarısında bulundu. Turizmciler, Almanya başta olmak üzere yabancı tur operatörlerinin, bu tür olayları fırsat bilip, 2016 kontratlarının yapıldığı bu dönemde Türkiye’deki tesisler üzerinde fıyat düşürmeye yönelik baskı unsuru olarak kullandığına dikkat çekerek, fiyatın düşürülmemesi uyarısında bulunuyor. Bugün düşürülen fiyat seviyesine ancak 3 yılda çıkılabildiğini vurgulayan yetkililer, sektörün ortak hareket etmesi gerektiği görüşünde.

 Turizm sektörünün bu sezon Rusya ve Yunanistan’daki krizler, havaların geç ısınması, sınav maratonu ve ramazan nedeniyle kötü bir başlangıç yaptığını, son olarak IŞİD’in Suruç’taki terör saldırısının ise yeni bir sorun olduğunu ifade eden Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamaları Birliği Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, Almanya başta olmak üzere yabancı tur operatörlerinin böyle olayları fiyat kırmaya yönelik baskı unsuru olarak kullandığın dikkat çekerek, turistik işletme sahiplerine fiyatlarını düşürmemeleri uyarısında bulundu. İşler, bu yılın turizm açısından çok hassas geçtiğini, Türkiye’ye bu yıl Rusya’dan daha az turist gelmesini Avrupalı tur operatörlerinin kullandığını belirterek, “Avrupalı tur operatörleri, ‘Rus turistler gelmiyor, Yunanistan kriz nedeniyle fiyat kırıyor, iç pazarınız da kötü gidiyor, IŞİD terörü de risk oluşturuyor’ diyerek bizden fiyat kırmamazı istiyor. Özellikle Almanya’da tur operatörleri böyle ortamları çok iyi kullanıyor. Resmi açıklamalar kanalıyla kullanıyor, medyada haberlerin çıkmasını sağlayarak kullanıyor ve ardından bize hemen fiyat kırın diye geliyor. Tam da 2016 kontratlarının yapıldığı şu dönemde IŞİD’in Suruç’taki terör eylemini de kullanarak yeni bir baskı oluşturmak istiyorlar” diye konuştu. 

İstikrarsızlığı silah olarak kullanıyorlar 

Türkiye’ye yılda 42 milyon turist geldiğini, İspanya, İtalya, Yunanistan ve Kuzey Afrika dahil tüm turizm destinasyonlarında istikrarsızlığın hakim olduğunu, dolayısıyla buraya gelen turistleri çekebilecek başka bir ülke olmadığını ifade eden İşler, “Bugün dünyanın hiçbir yeri huzurlu değil. Her yerde bu sorunlar var. Kuzey Afrika hiç durulmuyor. 42 milyon turistin geldiği bu ülkeyi devreden çıkardığınızda bu turistlerin gideceği bir yer yok. Yeter ki daha fazla tırmanmasın. Türkiye’yi güvensiz bir ülke olarak göstererek, imajımızı bozarak, istikrarsızlığı silah olarak kullanarak 2016 sezonu için imzalanacak kontratlarda fiyat düşürmek istiyorlar. Biz diyoruz ki düşen fiyat ancak 3 yıl sonra aynı seviyeye gelir. Sektörde fiyat düşürmek kolay yükseltmek çok zor. Türkiye’nin kaybetmesi, Almanya’nın kazanmasına karşı dirençli davranmalıyız ve fiyatları daha fazla düşürmemeliyiz. İran ve İsrail ile ilişkilerin gelişiyor olması, Ukrayna pazarından yeniden artış olacak beklentisi bizim direncimizi arttırmamızda güç sağlayacaktır” şeklinde konuştu. 

Alman turistlerde artış düşüşü frenliyor 

Mehmet İşler, Almanya’dan gelen turist sayısında yüzde 5 artışa karşılık Rus turistlerde yüzde 25 düşüş olduğunu, Fransa ve İngiltere vatandaşlarında da düşüş olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Türkiye, yıl sonunda turist sayısında yüzde 3-4 gibi bir gerileme ile, turizm gelirlerinde ise yüzde 10’un üzerinde 5 milyar dolar gibi bir düşüşle kapatacak. Gelirdeki kaybın daha fazla olmasının nedeni, bu hassas sezonda fiyatların kırılması ve geçtiğimiz sezonlarda ortalama konaklama süresinin 9 gün iken, bu sezon 7 güne düşmüş olmasından kaynaklanıyor.”

Konaklama sektörü yasal koruma istiyor 

Mehmet İşler, turizm işletmelerinin bu sezon gibi hassas dönemlerde yurtdışı pazarlardaki tanıtım çalışmalarına ağırlık vermesi için finansman gücüne kavuşması gerektiğini, bunun da konaklama sektörünü koruyacak bir yasa ile sağlanmasını istediklerini vurgulayarak, şu talepleri iletti: “ Öncelikli olarak 2634 Turizm Teşvik Kanunu’nun yeniden ele alınması gerekiyor. Konaklama sektörünün de tıpkı TÜRSAB’a sağlandığı gibi, aidatlardan gelirlerini sağlayarak, bu finansman gücü ile bu tür hassas dönemlerde kendi tanıtımını daha hızlı yapabilmesinin önü açılmalı. Bütün oteller TÜROFED’e bağlı. TÜRSAB’a kanunla desteklenirken, 80 milyar dolar değerinde stok hacmi olan ve yüzde 100 yerli olan TÜROFED gibi baş aktör için kanun çıkmıyor. Sektör olarak biz yasanın çıkmasını istiyoruz. Bizim önümüzdeki 20 yılı yönetecek bir yasa ile konaklama sektörüne yön vermemiz gerekiyor. Bu değişimi yapmazsak şu anda turizmde dünya 6’ncılığından 10’uncu sıraların bile gerilerine gideriz.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap