17 °C

Global devlerin ilk tercihi oldu, şimdi Almanya'da üretecek

Dünyadaki 100 otomobilden 4'üne ürün verir hale gelen Bantboru'nun sahibi ve CEO'su Gider, Almanya ve Hindistan'da üretim hedeflerini anlattı.

Global devlerin ilk tercihi oldu, şimdi Almanya'da üretecek

ÖZLEM ERMİŞ BEYHAN - ZİRVEDEN BAKIŞ

Türkiye'de öyle şirketler var ki, uzmanlıkla esnekliği birleştirerek çok büyümeden globalleşebilme yolunda önemli adımlar atabiliyor. Dünya devi otomotiv markalarına fren borusu üreten Bantboru gibi. Şirket şimdi ikinci kuşak Sinan Gider'in yönetiminde. Gider, Almanya ve Hindistan'da üretime başlayarak global üretici haline geleceklerini anlattı. Ürün verdiği şirketlerle birlikte inovasyon yapan, böylece kendini vazgeçilmez kılarken katma değeri de artıran Bantboru, otomasyon yolunda da önemli adımlar atıyor. Bantboru bugün dünyadaki 100 araçtan 4'üne fren borusu tedarik ediyor. Sinan Gider, 5 yılda cironun 2 kattan fazla artacağını ve 100 araçtan 8'ine boru verir hale geleceklerini öngörüyor.

- Bantboru'nun kuruluş hikayesini anlatır mısınız?

Bantboru otomotiv ve beyazeşya sektörlerine boru üretmek üzerene 1972 yılında kuruluyor. Hızla büyüyor ancak ortaklar anlaşamayınca satış gündeme geliyor. Babam o sırada New Holland biçerdöverlerinin ithalatçısı ve hep sanayici olmak istiyor. Babam vizyoner bir insan, 1969 yılında ABD'de master yapmış, önce Çukurova Holding sonra Hema şirketinde çalışmış, sonra kendi şirketini kurmuş. Hep üretime girmek istiyor. Sonra yollar kesişiyor ve 2005 yılında satın aldık Bantboru'yu. Bantboru kendi know-how'ı olan bir firma. Lisanslar ihraç etmiş bir firma. Biz aldıktan sonra ciddi yatırımlar yaptık. 2008 öncesi fabrikayı yeniledik. 2008 krizi ile büyüme trendi biraz sekteye uğradı ancak sonrasında büyüme süreci devam etti. Satın aldığımızda cirosu 20 milyon TL olan şirketin cirosu bugün 180 milyon TL ciro elde ediyor.

- Rakipleriniz kimler peki? Hepsi global firmalar...

Bizim hedefimiz ölçekten bağımsız bir şekilde rekabet edebilmek. Küçük olmamıza rağmen daha esnek ve hızı karar alabilme avantajımızla müşterilerimizin taleplerini daha çabuk karşılayabiliyoruz. Direkt imalatçılarla çalışıyoruz ve onlar bu hızımızı çok seviyor. Global rakiplerimiz şirket içinde bir teklif verebilmek için gerekli süreçleri başlatırken, biz teklifi hazırlayıp sunmuş olabiliyoruz. Genç bir ekibimiz var. 550 çalışana ulaştık. Rekabetçi bir performansımız var.

- En büyük müşterileriniz hangi firmalar?

Ford, Renault gibi dev firmalar hep müşterimiz, Fransa'daki Renault'a da ürün veriyoruz, Romanya'daki Dacia'ya da ürün veriyoruz... Arjantin'e sevkiyatlarımız başladı.

- Ağırlık otomotivde o zaman...

Yüzde 85 otomotiv, yüzde 15 beyaz eşya. Beyaz eşyada en büyük müşterimiz BSH grubu. Onlarla birlikte bir ürün geliştirdik. Talep onlardan geldi, biz hızla harekete geçip talep ettikleri özellikte bir ürünü geliştirip kendilerine sunduk. Bu ürünü dünyadaki tüm fabrikalarında kullanmaya başladılar. Çerkezköy, Almanya ve İspanya'daki Bosch Siemens fabrikaları bizim geliştirdiğimiz ve dörtte bir maliyet avantajı sağlayan bu ürünü kullanıyor artık.

- İnovatif yan sanayii... Bosch neden sizi seçti o ürünü geliştirmek için?

Bize dediler ki "Şöyle bir ürün ihtiyacımız var, üzerinde çalışır mısınız?" Hemen başladık. Ar-Ge ekibimizi Almanya'ya gönderdik. Bizim hevesimizi gördükçe onlar daha da heveslendiler. Zaten Mercedes, Audi gibi markalara üretim yapan bir şirketiz. Bu da güven veriyor tabii.

- Bundan sonrasına dair hedefleriniz ne?

Geçtiğimiz yıl Turquality programına dahil olduk. Bu kapsamda hedefl er belirledik. İlki Hindistan pazarında üretime başlamak. Bu pazara geleceğin Çin'i olarak bakıyoruz. Rekabet ortamı çok zorlu değil henüz. Şimdiden girip Hindistan'da rekabetçi olmayı planlıyoruz. İlk aşamada bir depo oluşturacağız. Bir firma ile ortaklık planlıyoruz. İkinci hedefimiz ise Almanya'da üretime başlamak. Orada Fransa sınırında bir depo kurduk, üretim için hazırlık yapıyoruz. İspanya, üçüncü aşamada üretim yapmak istediğimiz ülke.

- Kaç yıl içinde bu global atılım tamamlanır?

5 yıl içinde tüm planlarımızı gerçekleştiririz diye düşünüyoruz.

- Peki ciro ne olur o zaman?

Yatay bir artış olmaz, ciro 500 milyon TL'yi zorlar diye düşünüyoruz. Bugün dünyadaki 100 araçtan 4'üne boru veriyoruz. 5 yıl sonra bunun 100 araçtan 8'i seviyesine gelmesini hedefl iyoruz. Biz trendleri yakalayan bir firma olmak istiyoruz. Size şöyle anlatayım, Kadını Güçlendirme İlkeleri'ne imza atmak için çalışma başlattık. Bir süre sonra ürün verdiğimiz dev bir firmadan mektup aldık, "Biz imza atmaya hazırlanıyoruz siz de bu sürece başlayın" diye. Kendilerine teşekkür edip süreci zaten başlatmış olduğumuzu söyledik. Onlardan sadece 1 ay sonra da imzayı attık.

Elektrikli araçların kullanacağı yazılımda büyük açık var

- Büyürken global rakiplerinizde olmayan o esnekliği kaybetmemek için ne yapacaksınız?

Rakiplerimiz yakıt tankına kadar çok farklı ürünler üretiyor. Biz ise fren borusundaki odağımızı kaybetmeyeceğiz. Yeni ürünler geliştireceğiz, ama rakiplerimiz üretiyor diye değil, trendler nereye gidiyorsa orada... Şu anda gördüğümüz software konusunda bir eksiklik var. Biz de bu alana odaklanıyoruz.

- Elektrikli araçta fren borusu var mı?

Var evet, o açıdan değişen bir şey yok ama .

- Sizin için ne değişecek?

Biz makine mühendisleri alırdık şimdi daha çok bilgisayar mühendislerini işe almaya başladık. Kadın mühendis sayısını artırıyoruz. Bu alanda Türk yan sanayii için en önemli açık, insan kaynakları alanında. Bu nedenle ortaokul döneminden kodlama eğitimleri vererek ilgilenen gençlerin bilgisayar mühendisliğine yönelmesi konusunda destek olacağımız bir proje başlatıyoruz. Sürücüsüz araçlar konusunda yurt içinde ve dışında kimlerle ne yapabiliriz, ona da bakıyoruz.

- Yerli otomobil projesinde var mısınız?

Yakından takip ediyoruz. Karsan, Anadolu Isuzu zaten bizim müşterilerimiz. Bunun içinde olmamız gerektiğini düşünüyoruz ve olacağız da. Ancak şu ana kadar bize gelmiş bir talep yok.

Risk yeni model gelişinde değil, elektrikli ile azalan parça sayısında

Otomotivde bir süredir dile getirilen bir uyarı var; yeni modeller Türkiye'ye daha az verilmeye başladı. Sinan Gider, ürünleri çok kritik bir önemde olduğu için böyle bir süreci işlerinde hissetmediklerini söyledi. 2013 yılından beri ürün verdikleri Avrupalı devlerin kendilerini üretime çağırdığını anlatan Sinan Gider, bunda katma değeri artırma hedefi nin etkili olduğunu belirtti. "Türkiye'ye yeni bir otomotiv markası gelmiyor ama yeni modeller geliyor" diyen Gider tedirgin olacak bir süreç olmadığını ama dikkatli davranmak gerektiğini belirtti. Sinan Gider, "Aksiyon almanız gerek, fi rmalar size belirli taleplerle gelir, belirli adımlar atmanızı isterler. Eğer istenen aksiyonları alamazsanız bir sonraki projede sizi düşünmezler" dedi. Bunu Bantboru da yaşamış. Dev şirketler 2011'de fabrikalarını görmeye gelmiş ve otomasyon sürecini eksik bularak burada düzeltmeye gitmelerini söylemiş. Gider hemen aksiyon alarak yatırıma başladıklarını, SAP'a geçtiklerini, otomasyonu artırdıklarını anlattı. Gider, "Otomobilde bugün 20 bin parça varken elektrikli araçlarda bu sayı 7 bine kadar düşüyor. Bu azalan ürünler yerine yeni trendlere uygun üretim sürecine geçemeyenler için risk büyük" dedi.

- 17 yaşında ABD'ye gitti, 10 yıl sonra geri döndü, şimdi orada üretime bakıyor

Bantboru CEO'su Sinan Gider 17 yaşında Amerika'ya eğitim için gitmiş, yüksek lisansını tamamlayıp iş hayatına atılmış ve tam 10 yıl sonra geri dönmüş. Şimdi babası Siracettin Gider'in Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı şirketin yönetimi onda. "Hep dönmeyi düşünüyordum zaten, kardeşim de şirkette. Profesyonel bir yönetim kadromuz var" diyen Gider, şimdi hedef pazarlarından ABD'de üretim için çalışma yaptıklarını anlattı. Trump'ın korumacı politikalarının işlerine direkt etkisini hissediyor mu? Gider müşterilerinin Avrupa merkezli olduğunu, bu nedenle bir sıkıntı yaşamadıklarını söyledi. Gider, "Mercedes S Class'ın fren borularını biz veriyoruz, tamamı Avrupa'da üretiliyor. BMW'nin elektriklilerinin fren boruları bizden, onlar da sadece Avrupa'da üretiliyor" dedi.

- Tek kadın off-road şampiyonuna destek

Sinan Gider, 2016 Off -Road Şampiyonu İlayda Hancı'nın 2017'de sponsor bulamadığı için yarışamadığını öğrenince ülkemizin tek kadın Off -Road şampiyonuna destek vermeye karar verdiklerini anlattı. Gider, "Off -road tamamen rekabetçi performans felsefesini ortaya koyuyor; bize uydu" dedi.

Yabancılar peşimizde ama...

Bize her dönem yabancı firmalardan satın alma teklifleri geliyor. Geçen yıl da geldi, bu yıl da geldi... Ama çok hızlı büyüme potansiyeli olan bir şirketiz, bu aşamada düşünmüyoruz. Belki ileride yeni bir büyüme evresi için bir network içine dahil olabiliriz ama şimdi değil..."

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.