20 °C
Ömer Faruk ÇOLAK
Ömer Faruk ÇOLAK EKONOMİ ATLASI dunyaweb@dunya.com

Başka kapılara I - Sırbistan

Genel inanışın aksine Türk insanı yollara düşüp, yeni yerler keşfetmeyi, maceraya atılmayı sever. Yaşadığımız Anadolu’ya Orta Asya’dan kalkıp gelmişiz, gelmekle de kalmamışız yurt edinmişiz, Mustafa Kemal ATATÜRK sayesinde de adına Türkiye diye bilmişiz. 

Türk’ün Orta Asya’dan göçü ekonomik nedenlere dayanıyordu. Kuraklık , Çin baskısı onlardan bir grubu bugünkü Rusya üzerinden Avrupa’ya,  diğer bir grubu da Anadolu’ya taşımış. Bu süreç yaklaşık 400 yıl almış. Devletler kurmuşlar, özelikle Araplar tarafından katliama varan eziyetler görmüşler, fakat yılmamışlar. Göçmüşler.

Türk, Osmanlı’nın fetih politikası nedeni ile göçmeye devam etmiş, Orta Avrupa’nın içlerinde kimi yerlerinde 150 yıl kimi yerlerde 500 yıl kalmış, sonra yine geri dönmüş/dönmek zorunda kalmış. 1960’larda ekonomik nedenlerle başta Almanya olmak üzere yine Avrupa’ya göçmüşler, emekçi olarak gittikleri, ülkede bir kısmı işveren olmayı başarmış. 

1980 sonrası Türk bu sefer ihracat için, yatırım için yine yollara düştü. Ekonomik çıkarı için bir zamanlar lanet ettiği yerlere gitti. Para kazandı, itibar kazandı. “1970’li yıllarda komünistler Moskova’ya” diye bağırarak, sosyalist öğrencileri döven İslamcı-Milliyetçi delikanlılar, 1990’larda orta yaşlı bir işadamı olarak Moskova’ya gitti, ortaklıklar kurdu. Ruslarla “dış ticaret” kardeşi oldular. Bakmayın siz bugünlerde yaşananlara. Liderler gelip geçicidir, önemli olan kurulan yapılardır, ilişkilerdir. Eminim kısa süre sonra tekrar Ruslarla Türkler el ele iş üretecektir. Unutmayın bugün gelinen noktaya katkısı olanlar (Türkiye’de ve Rusya’da) hybird demokrasinin eseri. Böyle demokrasilerde gidiş gelişler hep olur.

Bu kadar uzun giriş yapmamın nedeni Türkiye’de iş yapmanın güçleştiği bir ortamda gene yollara düşebiliriz diye düşünmemden. Geçen ay Sırbistan’a gittim. Okuduklarımla gözlemlerimi birleştirdim. Sırbistan’a yatırım için gidilebileceği kanısındayım. Neden mi? İşte yanıtı:

- Sırbistan küçük bir ülke, 7 milyon nüfusu, 88 bin m2 yüz ölçümü var.

- Sırbistan 2015 yılını %0,8’lik büyüme oranı ile kapattı. 2016 için beklenti %1,8. Kişi başına düşen GSYH 5.100 dolar dolayında.

- Enflasyon oranı %1,5, faiz oranı %6,6 düzeyinde.

- Cari açığın GSYH oranı %4,7. Bütçe açığını GSYH’ya oranı %4,1.

-İşgücüne katılma oranı %63, işsizlik oranı %18,3.

- Sırbistan iş yapma endeksindeki yeri 2016 yılında 59 (Türkiye 55. sırada) geçen yıla göre 9 sıra atladılar.

- IMF raporuna göre fiyatların serbestliğinde 4 üzerinden 4 aldılar. Yani etin fiyatını, ekmeğin fiyatını devlet belirlemiyor.

- Yapısal reformlardan aldıkları puan ise 2,3.

- Sırbistan’da düşük vergi var. Sırplar Avrupa’daki en düşük gelir vergisi stopajına sahipler. Oran %10.

- Kurumlar vergisi oranı Avrupa’da Bulgaristan’dan sonra en düşük olan ülke, oran %15. Eğer 8,5 milyon euroyu aşan bir yatırım yaparsanız, ya da 100 kişiyi işe alırsanız, 10 yıl vergi almıyorlar.

- Türkiye’de dahil olmak üzere birçok ülke ile serbest ticaret anlaşması var.

Sırbistan Yugoslavya’nın dağılma sürecinde yaşananlar nedeni ile damgalı bir ülke. Onlar bunun farkına varmış durumdalar. Yüzyıllarca Türklerle yaşadıkları için de bize karşı sempatileri var (bu arada birçok Türkçe kelimenin günlük konuşma dilinde kullanıldığını da yazalım). Sırbistan AB’nin eşiğinde. Eminim biz den önce de AB üyesi olacaklar. Bu gerçekleşmeden Sırbistan’a girmekte fayda var.