10 °C
Bumin DOĞRUSÖZ
Bumin DOĞRUSÖZ HUKUKA GÖRE bumin.dogrusoz@dunya.com

Elektronik tebligat ve VUK

31 Ocakta Meclis'e sunulan “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması hakkında Kanun Tasarısı” ile Tebligat Kanunu'nda değişiklikler yapılması öngörülmekte ve bu değişiklikle de zorunlu olarak elektronik tebligata tabi olacakların kapsamı genişletilmektedir. Tasarı bu amaçla Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi'nin kurulmasını da öngörmektedir.

7201 sayılı Kanun'un 7/a maddesinin ikinci fıkrasında elektronik tebligat yapma zorunluluğu sadece anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler bakımından mevcut iken; yapılan değişiklikle bu zorunluluğun kapsamı genişletilmektedir. Gerçek kişiler için kural olarak elektronik tebligat zorunluluğu öngörülmemekle birlikte bazı meslek mensupları zorunluluk getirilmektedir. Tasarı ile zorunlu elektronik tebligat kapsamı içine alınanları öngörülen kişi, kurum veya kuruluşlar şunlardır.

1. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I) ilâ (IV) sayılı cetvellerde sayılan idare ve kurumlar ile bu kanun dışında kalan özel bütçeli kuruluşlar.
2. 5018 sayılı Kanun'da tanımlanan mahalli idareler ve bu idarelerin kurduğu işletmeler ile köy tüzel kişilikleri.
3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları.
4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri.
5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar.
6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları.
7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.
8. Noterler.
9. Baro levhasına yazılı avukatlar.
10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.
11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlar.

Bu listeye belki YMM’ler ile SMMM’ler de eklenebilir.

Bu sistemde de elektronik tebligatın muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günde yapılmış sayılmasına ilişkin mevcut hükümler korunmaktadır.

Ayrıca, elektronik tebligat işlemleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT) tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülecek, bu bağlamda elektronik tebligat adresi oluşturma ve oluşturulan bu adrese tebligat yapma işlemleri de sadece PTT tarafından yapılacaktır. PTT, sistemin ve bu sistemde kayıtlı verilerin güvenliği ile muhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri de alacaktır. Ayrıca PTT, sisteme kaydedilen kişisel verilerin güvenliğini 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca koruyacaktır.

Tasarıyla getirilen sisteme göre elektronik tebligat adresleri PTT tarafından gerçek kişiler için Türkiye Cumhuriyet Kimlik Numarası, tüzel kişiler için ise kayıtlı oldukları sistem numarası esas alınmak suretiyle, her bir gerçek ve tüzel kişi için teklik esasına göre oluşturulacaktır. Oluşturulan ve sisteme kaydedilen adresler kurum, kuruluş veya birlikler aracılığıyla adres sahiplerine teslim edilecek ve daha sonra bu kişilere elektronik yolla tebligat zorunluluğu başlayacaktır.

Yargısal ve idari tebligatların yapılma usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu kapsamında elektronik tebligatı devreye sokmak isteyen kanun koyucu, burada dikkat edilirse, her bir idareye, kamu kurum veya kuruluşa kendi tebligat sistemini kurma yetkisi vermemekte, tebligat konusunda ihtisas sahibi, gerektiğinde hakemlik yapacak veya üçüncü şahıs olarak bilgisine başvurulacak bir kuruma, PTT’ye görev vermektedir. Bu nedenle bu sistem, tebligat yapılanların hukuksal güvenliklerini sağlama açısından GİB’in sistemine nazaran tercih edilebilir niteliktedir.

Zaten benim yıllardır savunduğum görüş, Vergi Usul Kanunu'ndan (VUK) tebligat konusunun çıkartılması ve vergi idaresinin tebligatlarının da Tebligat Kanunu kapsamına alınmasıdır. Vergi idaresinin tebliğ usulüne ilişkin düzenlemeler geçmişte, 7.6.1949 tarih ve 5432 sayılı Vergi Usul Kanunu ile kabul edilmiş ve aynen 213 sayılı Kanun'a alınmıştır. Örneğin 213 sayılı Kanun'un 93,94, 95 ve pek çok maddesi 5432 sayılı Kanun'daki şekildedir. 1949’da adli tebligatı düzenleyen birkaç düzenleme dışında genel bir Tebligat Kanunu yoktu. Bu gün artık bir Tebligat Kanunu'muz vardır ve vergilendirme ile ilgili tebliğ usulünün VUK’da düzenlenmesinin özel bir gerekçesi artık kalmamıştır.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.