11 °C
Mehmet KARA
Mehmet KARA ENERJİ GÜNDEMİ mehmetkara2007@yahoo.com.tr

Mini GES kurulum maliyeti beşte bir azaltılabilir

Türkiye'de son iki yıl içinde güneşe dayalı elektrik üretim altyapısında hızlı bir büyüme yaşandı. 2017 sonu itibariyle toplam GES kurulu gücü 2600 MW’yi aştı. Bunların çoğu 1 MW altı lisanssız GES’lerden oluşuyor. Ancak enerji yönetimi, 1 MW altı saha tipi lisanssız GES’leri frenlemek için birtakım adımlar attı. Yeni izin yok, eskiden izin almış kişilerin de projeden cayması için elden ne gelirse yapılıyor, tabiri caizse.

Bunlar, enerji yönetiminin güneşten caydığı anlamına gelmiyor tabii. Yenilenebilir Kaynak Alanları (YEKA) ihalelerinden biri 1000 MW’lik güneş santrali lisansı için yapıldı. Yenileri de yolda.

Üretilecek elektriği satın alma garantisi içeren lisanssız projeler ise açık alanlar yerine çok daha küçük ölçekli çatılara yönlendiriliyor. Orada birtakım maliyet sıkıntıları vardı. Satılacak elektrikten elde edilecek gelirin vergilendirilmesi ciddi bir sorundu. 10 kW’ya kadar olan bina çatı ve cephelerine kurulacak tesisler açısından vergilendirme, yani fatura kesme zorunluluğu yasal düzenlemeyle kaldırılacak. Ancak 3 kW’ye kadarki, konut çatılarına kurulacak sistemlerin yaygınlaşması, yapılan tüm bu teşvik edici düzenlemelere rağmen pek kolay gerçekleşecek gibi durmuyor. Neden mi?

Evet, satılacak ihtiyaç fazlası elektriği vergilendirmiyorsunuz belki. Ve bu, yapılacak yatırımın geri dönüş süresini oldukça kısaltacak ve vatandaş üzerindeki caydırıcı etkiyi kaldıracaktır elbette. Ama bence asıl sorun, harcanacak tutarın ne kadar sürede geri döneceğinden çok başlangıç maliyetinin ne olacağıdır. Kuşkusuz her konut sahibi, güneş gibi temiz bir kaynaktan kendi elektriğini üretmeyi gönülden isteyecektir. Ama bu konuda iş gönülde değil cepte bitiyor nihayetinde.

Peki ne yapılabilir? Bazı maliyet kalemleri sıfırlanmalı ya da ciddi şekilde aşağıya çekilmeli. Evet, kimi harcama kalemleri 1 MW ve üzeri kurulumlarda toplam maliyet içinde ciddi bir paya sahip değil belki. Ama konut çatı ve cephesine 3 kW’lık GES kurmak isteyenler için bu kalemler toplam maliyet içinde ciddi paya sahip. Bir kere, kullanılacak ekipmandan alınan KDV yüzde 18 yerine yüzde 1 olarak uygulanabilir. Başka sektörlerdeki leasing yoluyla finanse edilen ekipmanlara uygulandığı gibi.

İkincisi, TEDAŞ ve dağıtım şirketlerinin başvuru ve bağlantı görüşü aşamalarında aldıkları, tek tek bakıldığında küçükmüş gibi görünen ama alt alta toplandığında ciddi rakamlara ulaşan harç ve hizmet bedelleri de sıfırlanmalı.

Sektördeki EPC firmalarıyla yaptığım görüşmelerden edindiğim bilgilerin de yardımıyla şöyle kaba bir hesaplama yaptık. 3 kW gücündeki çatı tipi bir GES’in maliyeti 25 bin TL’yi buluyor. Bunun 1750 TL’ye yakın kısmını çağrı mektubu ve proje onay süreçlerindeki harcamalar oluşturuyor. Kurulacak tesisin kabulü aşamasındaki harcamalar ise yaklaşık 1250 TL tutuyor. Kullanılacak ekipmanlar için ödenecek KDV de 4 bin TL’ye yakın.

Proje onay süreçlerindeki yazma çizme işleri özel şirketlere yaptırılacağından, maliyet kalemleri arasından çıkarmak zor. Ama TEDAŞ ve dağıtım şirketleri ile belediyelere ödenen tutarların sıfırlanması pekala mümkün. KDV’yi de eklerseniz, 25 bin TL’lik 3 kW GES kurulum maliyeti 20 bin TL’lere çekilebiliyor. Bu da yaklaşık yüzde 20 maliyet düşüşü demek. Meclis’te görüşülmekte olan torba yasada, lisanssız mini GES’lerin elektrik satış gelirinden vergi alınmaması, prosedürün kolaylaştırılması gibi maddeler var. Bizce hazır bu işe Meclis'in eli değmişken, şu yüzde 20’lik maliyet düşüşünü sağlayacak maddeler neden Torba'nın içine atılmasın?

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.