17 °C
Mehmet KARA
Mehmet KARA ENERJİ GÜNDEMİ mehmetkara2007@yahoo.com.tr

Sanayiciye elektrikçi lazım!

Değerli okuyucular, 13 Aralık 2012 tarihinde başlayan bu köşedeki ilk yazılarımdan birinin başlığını çok iyi hatırlıyorum: Bankalara elektrikçi lazım!

Bu başlık meselesine tekrar dönmek üzere devam edeyim…

O tarihlerde elektrik sektörünün hızla dönüşüm geçirirken tüm ekonomi aktörleri üzerinde önemli etkilere yol açacağını söylüyordum. Bunun nedeni, o tarihlere kadar işletmeler için sabit bir maliyet kaleminden ibaret olan elektriğin, ticari bir ürüne, bir emtia kimliğine bürünmesiydi. Bu sayede büyük tüketiciler devletin belirlediği tarifelerin altındaki fiyatlardan kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek imkanlara sahip oluyordu.

Gel zaman git zaman, bu konudaki farkındalık epeyce arttı. Ancak bugün ortada ciddi bir sorun var. Son zamanlarda büyük ölçekli tüketim yapan sanayi aboneleri, elektrik maliyetlerinin artışından yakınır oldular. Çünkü, giderek tarifenin ya da spot piyasadakinin altında fiyat teklifi alamaz oldular.

Bunun nedeni, elektrik üretim maliyetleri artarken, devletin belirlediği elektrik fiyat tarifelerinin yerinde sayması. Bugün, santral türüne göre değişmekle birlikte pek çok üreticinin maliyetleri tarifelerin üzerine çıkmış durumda. Bu durum spot piyasada oluşan fiyatlar için de geçerli.

Peki neden buraya gelindi? Birkaç nedeni var. Birincisi Türkiye’de elektrik üretim kapasitesi (kurulu güç) artarken, satın alma garantisiyle elektrik üreten, su, güneş, rüzgar, jeotermal ve biyokütle gibi yenilenebilir kaynaklara dayalı santrallerin payı da hızla yukarı çıktı. Spot piyasada görülen kilovatsaat başına elektrik fiyatı 4-5 cent aralığındayken, yenilenebilir kaynakları destekleme mekanizması kapsamında devletin rüzgar ve su elektriğine 7.3 cent, jeotermal elektriğine 10.5 cent, güneş ve biyokütle elektriğine 13.3 cent ödeme yapıyor. Bunun maliyeti de tarifenin ve spot piyasa fiyatının altında teklif vererek faaliyet göstermek üzere kurulmuş oyuncuların piyasadan neredeyse tamamen silinmesi olarak ortaya çıktı.

Anlaşıldı, bu konu daha uzayacak. En iyisi başlıktaki konuya dönüp bugünlük yazıyı noktalamak, önümüzdeki haftalarda mevzuya dair gördüklerimizi yazmaya devam etmek.

Bana göre son aylarda Meclis’te ve çeşitli bakanlıkların koridorlarında, ucuz elektrik peşine düşen sanayicilerin, öncelikle elektrik piyasasını iyi anlamaya ihtiyacı var. Yedi yıl önce yazdığım “bankalara elektrikçi lazım” başlığının arkasında, o dönemde hızla devam eden elektrik üretim yatırımlarını finanse etmek isteyecek bankaların, bu sektörün dinamiklerini iyi anlayacak uzmanlara duyduğu ihtiyaca işaret ediyordu. Bugünkü başlığımız ise sanayicilerin sektörün dinamiklerini iyi bilen ve maliyet muhasebesini bilen elektrikçilere duyduğu ihtiyaca işaret ediyor.

Devam edeceğiz…

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.