19 °C
Volkan AKI
Volkan AKI İŞ'TEN SOHBETLER volkan.aki@dunya.com

Türkiye MasterCard’ın inovasyon üssü oluyor

Ödeme sistemleri dijital dönüşümün içinde bir yandan belki daha az görünür hale gelirken fonksiyonunun önemi artıyor. Çünkü birçok dijital işlemin içinde dijital ve mobil ödemeler yer alıyor. Kendi siparişini veren buzdolabından, takside ödediğiniz ücrete kadar hepsi, “yeni ödeme devrimi”ne işaret ediyor. Ödeme sistemlerinin önemli şirketi MasterCard’ın Türkiye operasyonları da değişiyor. Türkiye MasterCard için her zaman farklı bir öneme sahip oldu. Ama şimdi yeni bir stratejinin parçası olmaya aday. MasterCard Türkiye Genel Müdürü Yasemin Bedir ile bunları konuştuk. 

Ödeme sistemlerindeki yolculuk dijitalleşme ile farklı bir boyuta taşındı. “Ödeme” bir iş bir “marka” olmaktan çıktı, giderek hayatın akışı içindeki bir fonksiyon haline geldi. Şimdi bu yeni dönüşüm adeta “yeni ödeme devrimi”ni yaratıyor. Tüm bunlar “Fintech”, finansal teknolojilerin oluşturduğu bir ekosistem içinde gelişiyor. Türkiye güçlü finans alt yapısı ile bugüne kadar pek çok konuda lider oldu. Fakat eğer finansal teknolojilerde kendi girişimci ekosistemini yaratamazsa, gelecekte zorlanabilir. Türkiye’nin alt yapısının gelişim basamaklarında ödemenin önemli markası MasterCard’ın da payı büyük oldu. O yüzden özel bir yeri var. Artık kendini bir teknoloji markası olarak tanımlayan MasterCard için, şimdi Türkiye’nin yeni roller alabileceği bir dönem gibi görünüyor. 

Türkiye için iki önemli gelişme

MasterCard Türkiye Genel Müdürü Yasemin Bedir Türkiye için MasterCard içinde yaşanan iki önemli gelişmeye dikkat çekiyor ve bunları şöyle açıklıyor: “Dünyada da çok büyük beklentiler var. Önümüzdeki 5 yıl dünyanın geçtiğimiz 50 yıldan daha hızlı ilerleyeceği tahminleri yapılıyor. Bu çok büyük bir gelişmeye işaret ediyor. Türkiye’ye gelirsek, benim genel müdürlüğümden sonra yeni iki tane gelişme oldu. Bunlardan bir tanesi Türkiye’deki ofisi “inovasyon HUB”ı gibi kullanmak, “dijital üs” gibi konumlamak oldu. Bölgedeki en yeni teknolojiler, yenilikler öncelikle burada deneniyor. Burada uygulamaya alınıyor. Bankalarımızla birlikte bunları ortaya koyuyoruz. İkinci önemli gelişme danışmanlık ayağımız da buradan tüm dünyaya hizmet verecek şekilde organize oldu. Bu bölümümüzü de yeni kişiler alarak büyütüyoruz. Böylece tüm yeni uygulamalar ve diğer gelişmelerle ilgili ihtiyaca göre uluslararası network’ümüz içinde danışmanlık hizmetini verir hale geldik.” 

“Biz de yenilikleri çok seviyoruz”

Türkiye’nin MasterCard içindeki konumunun yeni şekli, bugünden yarına gerçekleşmiş bir gelişme değil.  Yasemin Bedir bunları şöyle anlatıyor: “Öncelikle Türkiye’nin finans sektöründeki güçlü alt yapısı çok önemli. Aynı zamanda  teknolojiye ve yeniliklere adapte olana iyi bir kitle var. Birçok yeni ürünü çıkarıyoruz burada ve  kısa sürede kullanıma geçiyor. Bunların birçoğu bizim yarattığımız ama dışardan getirdiğimiz ürünler de oluyor. Pek çok ülkeden ödeme sistemleri olarak ilerdeyiz aslında. Kullanıcıların yanı sıra finans sektöründe alt yapı da en üst düzeyde. Bizim ekibimiz de burada çok özel. Biz de yenilikleri getirmeyi çok seviyoruz. Dünyada da yeni bir şey olduğunda hemen, 'Hadi Türkiye ile konuşalım. Yapmak ister misiniz?' deniyor ya da çoğu zaman biz getirmek istiyoruz. Pek çok hizmet projesini de dünyaya sunuyoruz. Örneğin, artık Türkiye’den bütün dünya netwok’ümüze bulut bazlı anahtar teslimi çözümler sunuyoruz. Bu paketleri burada yaratıyoruz.”

Satın almalarla pozisyon gelişiyor

Başta da belirttiğim gibi, aslında bundan sonra ödemede başarı kriteri, ekosistemi ne kadar kontrol edebildiğin daha doğrusu nasıl daha iyi kullanabildiğin ile doğru orantılı olacak. Buradan baktığınızda, MasterCard  girişimciliği desteklerken, aynı zamanda tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de satın almalarla gelişiyor. Yasemin Bedir bu konuda şunları söylüyor: 

“İnovasyon HUB’ı ve diğer danışmanlık hizmetleri için ayrı bir yapılanmamız yok. Yine MasterCard çatısı altında bu hizmetleri veriyoruz. Biliyorsunuz MasterCard 2013 yılında ödeme çözümleri sağlayıcısı Provus’u satın aldı. Bu da zaten sözünü ettiğim stratejinin anlaşılması açısından iyi bir örnek. Bu şirket şimdi MasterCard Payment Transaction Services Türkiye olarak hizmet veriyor. Bu isim altında, dünyada başka şirketlerimiz de var. MasterCard olarak yeni gelişmelere göre satın almalar yapıyoruz. Asıl amacımız farklı müşterilerimize göre hizmetler geliştirebilmek. Bu hizmetleri de yurt dışına ihraç etmek. Bunlar bizim için önemli birer değer diye düşünüyorum. MasterCard’ın burada şirket satın alması, bir takım ürünleri burada geliştiriyor olması, yurtdışına bu servisleri buradan veriyor olması hepimiz adına güzel gelişmeler. Bunu geliştirmek de amaçlarımızdan birisi”.

Mobil ödeme dalgası geliyor

Bakarsanız önemli bir dalga geliyor: Mobil ödemeler… Yasemin Bedir, dünyada 2018 yılında e-ticaret hacminin, yüzde 85’inin mobil ödemelerden geçmesinin beklendiğini söylüyor ve kendilerinin de burada kendi dijital ödeme sistemleri, MasterPass’i kullanıma sunduklarını söylüyor. Bedir, “Dünyanın değişimine ayak uydurmak hatta öncü olmak gerekiyor” diyor. Bankalar da dijital ödemelerde kendi uygulamalarını çıkarıyor… Bunu sorduğum da şöyle yanıtlıyor: “Bankalar da MasterPass’i kullanıyorlar. Ortak çözümler de geliştiriyoruz bu konuyla ilgili. Hem müşterilere, hem bankalara hizmet verecek şekilde bu ürünlerimizi çıkartıyoruz. Bankalar da kendi çözümlerini çıkarıyor ancak bizim çözümlerimizi de kullanıyor. Bunlar birbirini tamamlıyor. Bizim her zaman amacımız çıkardığımız ürünleri bankalar tarafına açmak. Bankalar zaten bizim ana partnerlerimiz.”

Pek çok yerde laboratuvar

“Kimse artık bu dünyayı tek başına geliştiremez. Şu da bir gerçek ki, sisteme de yeni oyuncular girecektir. Pek çok yerde MasterCard, Innovation Labs-İnovasyon Laboratuvarları’nı kurduk. Ve inovasyon labarotuvarlarını sadece kendimiz için değil herkese açtık. Whiripool ile örneğin burada bir çalışma yaptık. Burada akıllı çamaşır makineleri yapıldı. Yine Samsung ile akıllı buzdolapları üzerini birlikte çalışmalar yapılıyor. Yani MasterCard buraları sadece kendi kullanayım değil, işbirliği yapılan pek çok marka ve ürün ile yeni inovatif geliştirmeler yapabilmek için kurdu. Banka da olsa “X” bir çamaşır makinesi veya farklı bir ürün üreticisi de gelse burayı kullanabilir.” Yasemin Bedir aslında dünyadaki yeni çalışma biçimini böyle tarif ediyor. Peki Türkiye’de “Labs” açılabilir mi? Bedir’in yanıtı şöyle: “Türkiye’de de bir Labs açılabilir ancak bu yönde alt yapının ve ekosistemin tamamlanması gerekiyor. Konuya özel Labs’lar da açılabiliyor. Örneği Afrika’daki Labs’de finansal katılımı artırmak üzerine projeler üretiliyor. Böyle çok teknolojik değil orada teknolojinin el verdiği çözümleri kullanarak bunları gerçekleştiriliyor. Ya da örneğin sosyal yardımlar yapılıyor. Sosyal yardım yaptığınız insanı çok iyi tanıyor olmanız gerekiyor. Onun gözden tanıma, yüzden tanıma gibi pek çok özellik için geliştirmeler yapılıyor. Bu da yaptığımız işin ne kadar çeşitli olduğunu gösteriyor.”

Ödemenin yeni fonksiyonu

Girişte “yeni ödeme devrimi”nden bahsettik. Ödemenin yeni fonksiyonunu MasterCard’ın nasıl tanımladığını sordum. Yasemin Bedir şöyle anlatıyor: “Yaşamın olduğu her yerde ödeme var artık. Sipariş veren buzdolapları, toplu taşımada kullanılan kartlar bakıldığında bunların hepsi hayatın içinde, o akışın içinde yer almak ve insanların hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla yapılıyor. Bu konuda CEO’muzun güzel bir lafı var: “Bugün dünyada hiç kimse hadi bir ödeme yapayım diye kalkmıyor. Ödeme önemli bir fonksiyon. Hayat zor ve yorucu, ödeme bunu kolaylaştırmak için var olan bir fonksiyon. Eskiden bir başka yere koyuyorduk belki ama şimdi hayatın bir parçası olarak konumluyoruz. MasterCard “safe and secure” dediğimiz güvenlik konusuna da çok önem veriyor. Burada büyük alt yapı ve insan kaynağı yatırımları yapıyor. Özellikle e-ticaretin yükselmesiyle bu konu daha çok önem kazanmaya başladı. Bu konuda pek çok da çözüm geliyor. Bizim hayalimiz dijital ve nakitsiz bir toplum. İlerde bunun olacağına inanıyoruz. Bütün dünyada yaptığımız bir araştırma var: “Cost of Cash”- “Nakitin Maliyeti” araştırması. Diğer ödemelerin kolaylığını, verimliliğini bir yana bıraksak bile nakitin maliyeti toplumlara çok yüksek. Nakit bulundurmanın, parayı basmanın, 4.5 milyar TL yıllık bir maliyeti var.” 

Ödemenin yeni şekilleri 

Yeni nesil inovatif ve güvenli ödeme çözümlerine her geçen gün bir yenisi ekleniyor bunlardan giyilebilir teknolojilere MasterCard’tan iki örneği burada aktarayım:

Lüks saatler de devrede

MasterCard, halihazırda Hublot, Bulgari gibi seçkin saat markalarıyla çalışan WISeKey ile giyilebilir ödeme sistemleri alanındaki ortaklığını açıkladı. MasterCard’ın temassız ödeme sistemlerinde kullandığı teknolojiyi fitness bileklikleri, saatler, mücevher ve hatta buzdolaplarında kullanmaya yönelik hedefi doğrultusunda başlatılan ortaklık, lüks saatlerin sisteme dahil edilmesi sağlıyor. 

Artık giyilebilir ödeme!

MasterCard ve dijital cüzdan alanında geliştirmeler yapan Coin’in daha güvenli ve her şeyden önemlisi pratik ödeme sistemleri geliştirmek üzere 2016 başında başlattıkları işbirliği sonuçlarını veriyor. Program sayesinde, onaylı üreticiler dijital ticaret uygulamasına kolaylıkla ulaşıyor ve giyilebilir ödemeyi fitness bilekliklere, akıllı saatlere, mücevherlere ya da herhangi bir giyilebilir aksesuara kolaylıkla uygulayabiliyor. 

Kullanıcılar da mobil ödeme diyor! 

MasterCard Mobil Ödemeler Araştırması’na göre mobil ödemeler hakkındaki olumlu düşünceler giderek yükseliyor: 2015 yılında tüm dünyada paylaşılan sosyal medyada içeriklerinin yüzde 95’i bu yeni teknolojiler hakkında olumlu ya da nötr düşünceye sahip. Hız ve rahatlığın yanı sıra sunduğu seçenekler sebebiyle de tüketicilere eşsiz bir alışveriş deneyimi yaşatan mobil ödeme teknolojilerinde Apple Pay, Samsung Pay ve Android Pay’den bahseden iletiler, toplam iletilerin yüzde 97’sini oluşturdu. Dijital cüzdanı konu edinen içeriklerin dışında, yüzde 47 oranında temassız kartlardan, yüzde 33 oranında biyometrik sistemlerden, yüzde 24 oranında kişisel ödemelerden, yüzde 6 oranında da giyilebilir ödeme teknolojilerinden bahsedildi. Temassız kart ile ilgili iletiler daha çok Londra, Şikago, St. Petersburg gibi şehirlerin toplu taşımalarındaki ve önemli spor aktivitelerindeki kullanımına yönelik.