Ağlatma beni Arjantin…

Serhat GÜRLEYEN
Serhat GÜRLEYEN GENİŞ AÇI sgurleyen@isyatirim.com.tr

Ağustos ayına damgasını vuran Maliye Bakanı Lacunza’nın Arjantin’in borcunu yeniden yapılandırmak için alacaklılarla görüşmeye başlayacağı açıklamasıydı. Yeniden yapılandırma ile ülkenin IMF dahil 100 milyar dolarlık dış borcunun vadesinin uzatılması hedefleniyor. 

Macri hükümeti yeniden yapılandırmayı borçların geri ödenmeme riskini azaltan bir adım olarak satmaya çalıştı. Önerilen yapılandırmanın sadece vade uzatımıyla sınırlı olması, faiz oranında ve anaparada bir indirime gidilmemesi iyi niyet göstergesi olarak sunuldu.

Ancak yatırımcılar bu hikayeye inanmadı. Macri’nin görev süresinin dolmasına iki aydan az bir süre kala böyle bir hamle beklemeyen piyasalarda tam bir panik hakim. Arjantin pesosundan, yabancı para tahvillere, hisse senedine uzanan çok sert bir satış dalgası görülüyor.

Arjantin varlıklarındaki satış baskısı Başkan Macri’nin ön seçimlerde Peronist Fernadez’in çok gerisine düşmesiyle başladı. Son dört yıldır yüksek enflasyon ve durgunlukla boğuşmaktan bıkan Arjantin seçmeninin 27 Ekim’de yapılacak seçimlerde piyasa dışı yöntemlere yakınlığı ile bilinen Fernandez’i seçmesi ihtimalinin artması piyasaları korkuttu.

Arjantin’de yaşanan gelişmeler 2001 yılında devrin Cumhurbaşkanı Rua’nın sarayından helikopterle kaçmasıyla sonuçlanan tarihin en büyük iflasını hatırlatıyor. IMF ile yapılan anlaşma durgunluk ve enflasyonla boğuşan Arjantin’in 2001 yılında borç krizine girmesini engellememişti.

Bu kez farklı mı olacak? Sanmıyoruz. Durgunluk, enflasyon, yüksek borç sarmalına bir kez girildi mi çıkmak çok zor oluyor. Borcun geri ödenebilmesi için devreye konulan daraltıcı ekonomik politikalar toplumsal başkaldırıya ve politik istikrarsızlığa yol açarak borç-enflasyon-durgunluk sarmalından çıkılmasını zorlaştırıyor.

Bu defa farklı mı olacak? Emin değiliz. Ama piyasa fiyatlamaları Arjantin’in borç ve faiz indirimi içeren bir yapılandırmaya gideceğine işaret ediyor.

Arjantin’de yeni bir krizin gelişmekte olan piyasalara olumsuz etkisi olur mu? Bugüne kadar Arjantin şokunun bulaşıcı etkisi sınırlı oldu. Ağustos ayında Arjantin hisse senetleri dolar bazında yüzde 50 çakılırken gelişmekte olan ülke borsalarındaki satış yüzde 5 düzeyinde kaldı.
Arjantin şokunun borç indirimi içeren tam bir krize dönüşmesi durumunda durum farklı olur mu? Hiç şüpheniz olmasın. Arjantin varlıklarında yazılan zararlar nedeniyle fonlardan olası çıkışa hazır olmak isteyen fon yöneticileri riskli olsun/olması diğer ülke varlıklarında satış yaparak likit olmaya çalışır. Bu da krizin yayılma etkisini artırır.

Türkiye diğer gelişmekte olan piyasalara göre daha olumsuz etkilenir mi? Maalesef evet. Gerek 2018 döviz şoku sırasında gerekse sonrasında Arjantin ve Türkiye varlıkları arasındaki korelasyon önemli oranda arttı.

2013 yılından beri siyasi ve iktisadi şoklarla karşılaştığı için kırılganlığı artan Türkiye piyasaları bu süreçten olumsuz etkilenir. Olası bir Arjantin şokuna karşı yatırımcıların emin limanlara ekonomi yönetiminin de emin politikalara yönelmesinde fayda var.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
PPK sonrası piyasalar 28 Eylül 2020