Eğitimli genç kuşağın büyüyen sorunları

Geçen hafta Bahçeşehir Üniversitesi Eko­nomik ve Toplumsal Araştırmalar Merke­zinin (Betam) İBB istihdam ofislerinin de kat­kısıyla gerçekleştirdiği “İstanbul Genç İşgücü Piyasası” başlıklı araştırmanın sonuçlarını ka­muoyu ile paylaşıldı. Araştırmanın orijinal özel­liği verilerin yükseköğrenim diplomasına sahip 18-39 yaş arası yükseköğrenim diplomalı men­supları olan 3 bin hanede yapılan anketten el­de edilmiş olmasıdır. Ankette özellikle eğitimli genç kuşağın işgücüne katılım (ya da katılma­ma), istihdamda olsa bile ne tür sorunlarla karşı karşıya olduğu ve yaşam koşullarına odaklı so­rulara yer verilmiştir. Eğitimli genç kuşağın ön­ceki kuşaklara kıyasla daha çok sayıda ve daha çetrefilli sorunlarla karşı karşıya olduğu açıkça görülmektedir. Bu yazıda üç soruna değinmek istiyorum: 1)İstanbul’da yükseköğrenim diplo­masına sahip gençlerin ne kadarının bir işi var, 2) İşi olanlar aldıkları eğitimle uyumlu bir işte mi çalışıyorlar, 3) İkamet koşulları *

Kadınlarda diploma ile çalışma hayatı arasında uçurum

Son 20 yılda üniversite sayısında ülke gene­linde özellikle de İstanbul’da büyük bir patlama yaşandı. 1985’te İstanbul’da 7 üniversite vardı. Bu sayı 20 yıl sonra 2005’te 13’e takip eden 20 yılda ise 57’ye yükseldi. 18-39 yaş kuşağında eği­timli genç sayısı da yaklaşık 1,5 milyona ulaş­tı. Bu muazzam artışa genç kadınlar çok büyük katkı yaptılar. İlk bakışta çok sevindirici bir ge­lişme gibi duruyor. Ama rakamlar deşildikçe so­runlar kendini göstermeye başlıyor.

Anket verisi 18-39 yaş kuşağında her dört dip­lomalıdan ancak üçünün istihdamda olduğunu söylüyor. Farklı söylersek her dört mezundan birinin işi yok. Bunların bir kısmı iş arıyor ama büyük kısmı işgücü piyasası dışında. Ama esas vahamet cinsiyet ayrımına gidildiğinde ortaya çıkıyor. İstihdam oranı erkeklerde yaklaşık yüz­de 86 iken kadınlarda yüzde 66. Arada 20 puan fark var. İşgücü piyasası dışında kalmanın ne­deni olarak genç kadınların yüzde 46’sı çocuk bakımını, yüzde 23’ü iş bulmanın zorluğunu ile­ri sürüyor. Maddi olarak çalışmaya ihtiyaç duy­mayanların oranı yüzde 10’dan ibaret. Diploma alanlarına göre büyük farklılıklar mevcut. İstih­dam dışı kalma oranı mühendis kadınlarda yüz­de 20 iken sosyal ve beşeri bilimler ile sanat ve tasarım diplomalılarda yüzde 40’ı geçiyor.

Alınan eğitimden farklı alanlarda çalışma

Üniversite mezunu sayısında patlamaya pa­ralel olarak alınan eğitimden farklı alanlarda ça­lışma olgusu da artmış durumda. Araştırma için geliştirilen “nesnel beceri uyum endeksi” 22- 39 yaş kuşağında eğitim-yapılan iş uyumunun yüzde 70 civarında olduğunu gösteriyor. Ancak alanlara göre uyum seviyesi çok farklı. Örne­ğin sağlık, hukuku ve mühendislik alanlarında uyum endeksi yüzde 80-90 arasında yer alırken sosyal ve beşeri bilimler ile sanat ve tasarımda yüzde 50-60 arasında kalıyor.

Genç kadınlarda eğitim ile iş arasında tam uyumluluğa sahip olanların payının yüzde 46 ile erkeklerden 2 yüzde puan daha fazla olma­sı, tam uyumsuzluğun ise (alınan eğitimle hiç alakasız iş) ereklerde yüzde 22 iken kadınlarda yüzde 11 olması bir teselli vesilesi olabilir. An­cak bu tesellide işsiz ve işgücü piyasası dışın­da olan kadınların yüzde 34 olan payının etkisi göz ardı edilmemelidir. Erkeklerde bu pay yüzde 14’tür. Bir bakıma erkeklerin “ne iş olsa yaparım abi” modunda oldukları söylenebilir.

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri de genç kuşağın ikamet durumu. 18-29 yaş gru­bunda aile konutunda yaşayanların oranı yüzde 58. Bu oran 30-39 yaş grubunda düşe düşe yüzde 34’e düşüyor; bu çok yüksek bir oran. Benim ku­şağımda İstanbul’da ve Ankara’da yüksek diplo­ma sahipleri arasında sadece müzmin bekârla­rın bir kısmı aileleriyle yaşamaya devam ederdi. Benden önceki kuşakta da durum sanırım çok farklı değildi. Ama günümüzde geniş aileye dö­nüş giderek zorunla hale geliyor.

Bu durumun başlıca sorumlusu bir yandan yüksek diplomanın ortalama reel gelirinin gi­derek azalması diğer yandan kiraların giderek yükselmesi. 18-29 yaş kuşağında kiracı oranı yüzde 26. 30-39 kuşağında bu oran yüzde 43’e yükseliyor. Ankette bu gençlerin ödediği kira ortalama 24 bin TL civarında. İlk kez işe giren üniversite mezunlarının önemlice bir kısmının asgari ücretin çok da üzerinde olmayan bir se­viyeden başladıkları düşünülürse İstanbul ko­şullarında kira ödeyemeyecekleri açık. Nitekim anket verisi kiracı gençlerin yüzde 46’sının ki­rayı tek başına ya da eşleriyle birlikte ödedikle­rini gösteriyor. Diğerleri ebeveyn desteği ile ki­ralarını ödeyebiliyorlar. Ev sahipliği ise eğer ai­le destek verecek durumda değilse ya da miras yoksa büyük çoğunluk için başka bir bahara kal­mış durumda.

*Diğer sorunlara dair bulgular için araştırma raporuna Betamın web sayfasından ulaşılabilir. Araştırmada anketin yanı sıra farklı faaliyet kol­larına mensup 25 firmanın yöneticisi ile yapılan görüşmeler ile odak gruplardan elde edilen bil­gilerin de kullanıldığını belirtmek isterim.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.367,60 0,00 %
Dolar 45,5753 0,18 %
Euro 52,9829 0,12 %
Euro/Dolar 1,1625 -0,01 %
Altın (GR) 6.670,99 -1,81 %
Altın (ONS) 4.545,63 0,11 %
Brent 107,82 1,55 %