Fransa’dan yükselen ses hepimizi ilgilendiriyor

Osman ULAGAY
Osman ULAGAY DÜNYA GÖZÜ

Gözleri ve dikkatleri piyasalardaki gelişmelere odaklanmış olanlar için haftanın belki de en önemli olayı ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Jerome Powel’ın bugün ABD Kongresi Ekonomi Komitesi üyelerine yapacağı açıklamalar olacak. Geçen hafta yaptığı bir konuşmada kullandığı bir cümlenin FED’in faiz artırma politikasında yumuşama sinyali olarak algılanması borsaları kamçılamaya yetti. O güne kadar faiz artırma politikasını sürdürme konusunda kararlı bir tutum sergilemiş olan Powel’ın, Başkan Trump’ın FED’e yönelik kaba eleştirilerinden etkilenmiş olduğunu ileri sürenler bile oldu. Biraz da bu nedenle Powel’ın bugün yapacağı açıklamalar merakla bekleniyor.

Türkiye’de ise döviz kurlarındaki gevşemenin ve enflasyondaki yavaşlamanın kalıcı olup olmadığı, ekonomide bir dengelenme sürecinin yaşanıp yaşanmadığı tartışılıyor. İyimser olanlar “büyük sarsıntıyı atlattık, bundan sonra yolumuz açık” mesajını yaymaya çalışırken karamsar olanlar, “iyimser olmak için çok erken, yaşanan sarsıntının şirket bilançolarındaki etkisi ve bu etkinin bankalara yansıması asıl bundan sonra görülecek” hatırlatmasını yapıyor.

Bu konuları önümüzdeki haftalarda tartışma olanağını buluruz her halde ama bu yazıda dünyanın, dolayısıyla hepimizin geleceğini ilgilendiren çağrışımlar yapan bazı güncel gelişmelere değineceğim.

Fransa’dan yükselen itiraz

Fransa, toplumsal tepkilerin büyük sokak gösterileriyle açığa çıktığı ve etkili olduğu ülkelerin başında geliyor. Bu nedenle, 17 ay önce ezici bir seçim zaferi kazanarak Cumhurbaşkanı olan Emmanuel Macron’un yılbaşında uygulamaya koymak istediği akaryakıt zamlarına karşı düzenlenen protesto gösterilerinin kazandığı boyutlar, kimilerinin aklına 1968’deki büyük öğrenci ayaklanmasını, hatta 1789 Fransız Devrimi’ni getirdi. Yapılan kamuoyu yoklamaları “sarı yelekli” göstericilere verilen desteğin yüzde 70-80 dolayında olduğunu, Macron’a verilen desteğin ise yüzde 20’lere düştüğünü gösteriyor.

Macron, uygulamaya koymak istediği akaryakıt zamlarının temiz enerjiye geçiş sürecinin finansmanı için gerekli olduğunu savunuyor ve bunun halkın ve dünyanın geleceği için ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Protestocuların Macron’a verdiği cevap ise çok ilginç: “Siz dünyanın sonunu getirecek bir tehlikeden söz ediyorsunuz ama biz ayın sonunu nasıl getireceğimizi düşünüyoruz ve bunun için sokaklardayız” diyor sarı yelekli göstericiler.

Akaryakıt zamları özellikle Paris ve diğer büyük kentlerde yaşamaya gücü yetmediği için kent çevresinde yaşayan ve işyerlerine erişmek için otomobillerini kullanan geniş bir kesimi yakından ilgilendiriyor. Bunun yanı sıra, Fransa’da işsizlik oranının hala Avrupa Birliği ortalamasının üstünde olması, ücretlerdeki artışın yetersiz kalması ve Fransa ekonomisindeki büyümenin yeniden inişe geçmiş bulunması da gösterilere verilen desteğin yayılmasını ve güçlenmesine yol açıyor. Bu gelişmelerin Avrupa’yı ve Amerika’yı sarsan popülist dalganın dışında kalmış görünen Macron Fransası’nda yaşanması da ayrı bir önem taşıyor.

Popülistler küresel ısınmayı reddediyor

Başka ABD olmak üzere pek çok ülkede yükselen milliyetçi - popülist dalganın iktidara taşıdığı siyasetçilerin, iklim değişikliğini ve küresel ısınmayı önleme çabalarını uluslararası bir komplonun parçası olarak gördüğü bir sır değil. Brezilya’da son seçimi kazanan Jair Bolsonaro’nun da bu kampa katılacağı biliniyor. Bu hafta başında Polonya’nın Katoviçe kentinde başlayan ve küresel ısınmaya karşı alınacak önlemler konusunda izlenecek yeni takvimi belirlemeyi amaçlayan Birleşmiş Milletler toplantısından yansıyan bilgiler ve yapılan açıklamalar ise durumun vahametini ortaya koyuyor. İklim değişikliğini önleme çabalarına büyük destek veren Dünya Bankası’nın tepe yöneticisi Kristalina Georgieva yaptığı açıklamada, “Biz iklim değişikliğini önleme şansına sahip olan son kuşağız, ayrıca ürkütücü sonuçlarını yaşayan ilk kuşağız” diyor.

Dünya Bankası CEO’su Banka’nın bu alandaki çalışmalara yapacağı 100 milyar dolarlık katkının yarısının küresel ısınmanın yıkıcı sonuçlarından etkilenenlere destek sağlamak için kullanılacağını da açıkladı.

Bütün bunlar dünyanın kritik bir kavşak noktasında bulunduğunu gösteriyor. Küresel kapitalizmin uygulanış biçimi, dünyanın pek çok yerinde ayın sonunu getiremeyenlerin sayısını artırırken bu insanların dünyanın sonunu önlemek için harcanan çabalara karşı çıkmasına ve popülist rejimlere destek vermesine yol açabiliyor.

Macron geri adım attı, akaryakıt zammı askıya alınacak

Fransa genelinde "sarı yelekliler" adı altında örgütlenen eylemcilerin, 17 Kasım'dan bu yana hükümetin akaryakıta ek vergi koymasını protesto etmek için sokaklara dökülmesine karşılık, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan geri adım geldi. Dış basının son dakika koduyla duyurduğu haberlerde, Macron, akaryakıta ek vergi zammını askıya aldığını açıkladı. Fransa Başbakanlık Ofisi, Başbakan Edouard Philippe'in ülke genelinde akaryakıta getirilen vergi zamlarının geri çekileceğini açıklayacağını duyurdu. France24 kanalı, Fransa Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada, akaryakıta getirilen zamlar sebebiyle 17 Kasım'da Paris´te başlayan "sarı yelekliler" protestolarının ardından, Başbakan Phillippe´in söz konusu zamların geri çekileceğini duyurmasının beklendiğini aktardı..

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar