10 °C
Osman ULAGAY
Osman ULAGAY DÜNYA GÖZÜ

Trump ekonomisi Türkiye’yi nasıl etkiler?

Dünya iş çevrelerinin yakından izlediği yayın organlarının başında gelen Financial Times gazetesi dün "Investing in Turkey"(Türkiye'de Yatırım Yapmak") başlıklı bir ek yayınladı. Türkiye ekonomisinin şu andaki gidişatı ve karşı karşıya bulunduğu risklerle ilgili ilginç değerlendirmeler yer alıyor bu ekte. Karanlıkta ıslık çalarken "merak etmeyin, her şey yolunda" nakaratını tekrarlayan yetkili kişilerin avutucu beyanlarından bıkmış olanların yararlanabileceği bilgiler ve saptamalar var bu ekte.

Örneğin, Türkiye'deki koşulları bildiği için adının gizli kalmasını isteyen Londra bazlı bir fon yöneticisi şu saptamayı yapmış: "Türkiye'de şu anda nasıl sonuçlanacağı belli olmayan, kaotik bir geçiş dönemi yaşanıyor. Bir itiş kakış, bir çekişme havası var ülkede. Bu durumu Türkiye'ye yatırım yapmayı düşünen müşterilerime aktardığımda, onların Türkiye'deki yetkililere, 'bize bütün bunları anlatmayın, bu sorunları aşıp Türkiye'yi hedeflediğiniz noktaya getirdiğiniz zaman haber verin' mesajını vermek istediklerini görüyorum."

F.Times ekinde yer alan diğer yazılarda da, Türkiye ekonomisinin sağlam temelleri olduğu hatırlatıldıktan sonra, bugün ortaya çıkmış olan tablonun kimseye fazla güven vermediği belirtiliyor.

Trump piyangosundan ne çıkar?

Öte yandan, Donald Trump'ın başkanlık seçimini kazanması sonrasında ABD'de de kaotik bir geçiş dönemi yaşanıyor. Trump'ın dengesiz kişiliği ve aklına estiği gibi karar alma merakı, ABD'nin bundan sonra izleyeceği ekonomi politikaları konusunda güvenilir bir tahmin yapmayı zorlaştırıyor. Buna rağmen, zaten canlanma belirtileri gösteren ABD ekonomisinde büyümeyi hızlandırmak için bazı adımlar atılacağı ve bunun sonucunda ABD'de enflasyonun ve faizlerin belirgin bir yükseliş trendine gireceği kanısı hayli yaygın. Piyasalar da bu olasılığı satın aldı, ABD'ye para girişi hızlandı, borsalar rekor kırdı, dolar yükselişe geçti.

Şimdiden satın alınan bu senaryonun gerçekleşmesi ve hayli uzun süren düşük faiz döneminin yerini artış trendinin alması, Türkiye gibi 'Yükselen Pazar ülkeleri için hiç de iç açıcı bir gelişme olmayacak. Aralık ayı toplantısında faiz artırma sürecine başlaması beklenen ABD Merkez Bankası'nın, ABD ekonomisinin büyüme hızında ve enflasyondaki gelişmelere bakarak bu artışa süreklilik kazandırması durumunda 'Yükselen Pazar' ülkelerinin yararlandığı ucuz likidite bolluğu dönemi sona ermiş olacak.

Türkiye nasıl etkilenir?

F.Times ekinde yer alan Daron Acemoğlu ve Murat Üçer imzalı yazıda, Trump ekonomisinin 'Yükselen Pazar' ekonomilerini ve özellikle Türkiye'yi nasıl etkileyebileceği tartışılıyor. Yazıda önce Türkiye ekonomisinin 2002-2006 döneminde %6'ya varan yıllık verimlilik artışlarıyla desteklenen sağlıklı bir büyüme performansı gösterdiği ancak bunu daha sonra sürdüremediği belirtilerek ekonomide büyümenin kalitesinin düştüğü vurgulanıyor. AKP iktidarının ilk döneminde yeni yatırımlarla ve verimlilik artışlarıyla elde edilen sağlıklı büyümenin yerini, iç tüketimle ve kredi genişlemesiyle süregelen daha düşük düzeyli büyümeye bıraktığı ancak bu sürecin de şimdi tıkanmış göründüğü ifade ediliyor.

Yazıda Türkiye ekonomisinin 2002-2006 döneminde gösterdiği yüksek performansa katkıda bulunan kurumsal reformların daha sonra kesintiye uğramasının hatta geri yönde adımlar atılmış olmasının da büyümeyi olumsuz etkilediği ve yolsuzluk iddialarını artırdığı da belirtiliyor.

Bunlara ek olarak siyasi faktörlerin de etkisiyle bu yılın üçüncü çeyreğinde ciddi yavaşlama belirtileri gösteren Türkiye ekonomisinin, ABD'nin faiz artışlarına başlaması halinde yeni sorunlarla karşılaşabileceği ileri sürülüyor Acemoğlu ve Üçer'in yazısında. Türk lirasının hızla değer kaybettiği ve cari açığın sürdüğü ortamda faizleri düşürerek ekonomiyi canlandırma seçeneğinin gerçekçi bir çıkış yolu olmadığı belirtiliyor.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.