Yapay zekâ çağında C-Suite toplantıları nasıl yapılmalı?
C-Suite ya da C-Level yani bir şirketteki en önemli pozisyonlara sahip üst yöneticiler topluluğudur. Mesela CEO Chief Executive Officer (şirketin en tepe yöneticisi), CFO Chief Financial Officer (mali direktörü), CMO Chief Marketing Officer (pazarlama direktörü), CTO Chief Technology Officer (teknoloji direktörü) gibi.
C > Chief > Şef | Suit > takım, küme, grup | Level > seviye | Officer > En üst düzey yönetici, sorumlu demek oluyor. Kısacası C ile O arasına ne koyarsanız, o kişi, şirketteki o işten ve o bölümden en yüksek seviyedeki sorumlu ve görevli çalışan oluyor.
Yapay zekâdan sonra bu grubun haftalık, 15 günde bir, aylık, vb. rapor alma, sunum dinleme, kısacası “hizalanma, gözden geçirme, önemli kararlar alma, birbirine rapor verme toplantıları” da değişti. Artık işinin ehli, adaptasyon becerisi ve zekası yüksek CEO ve Genel Müdürler, yapay zekâlı yeni nesil iş dünyasında C-Seviye yönetim takımına “ne yaptınız”ı değil, “neyi değiştirdiniz”i soruyor. Çünkü onlar YZ’nın (yapay zekâ) gerçek değerinin araç kullanımından değil; iş akışını yeniden tasarlamaktan, yönetişimi yukarı taşımaktan ve sonucu ölçmekten geldiğini, geleceğini anlamış durumdalar.
Aslında başarıya giden yol değişmiyor!
O yol hâlâ “mevcut durum-hedef durum-fark” mantığıyla ilerlemeyi gerektiriyor. Ancak bu kez her katmanda yapay zekâ eşlikçilerin de işin içinde olması gerekiyor ki bu gereklilik tartışmaya kapalı. Tüm güncel araştırmalar, raporlar; yapay zekâ ve yapay zekâ ile çalışmanın sorumluluk, izlenebilirlik ve politika disiplinini “şart” koştuğunu belirtiyor. Özetle; disiplinli süreç, ölçülebilir ilerleme, insan becerisi ve yapay zekâ birlikte çalışmalı.
Bir CEO ya da Genel Müdür bu toplantıyı ve yapay zekâ ajanlarını nasıl kurgulamalı?
Bu model aslında her yönetici-çalışan ilişkisine uygulanmalı. Zaten artık giderek karmaşıklaşan iş dünyasında başka türlüsü de pek işlevsel ve gerçekçi ya da uygulanabilir değil. Şunlar mutlaka yapılmalı:
Her şeyden önce her CEO ve her C-Suite, her bölüm ve konu için kendisine ayrı ayrı bir “CXO Agent” kurmuş olmalı. Finans, HR, Teknoloji, Pazarlama, Satış, İnovasyon, Lojistik, Tasarım, vb.
Toplantıdan önce kendisine tek sayfalık (formatı önceden belli ve standart) rapor yollanmalı.
Bu raporda dört zorunlu cevap olmalı:
Geçen toplantıda verdiğin söz/hedefin neydi (5N1K ile)?
Hangi metrikte ne, neden değişti?
Bunu hangi veri, nasıl doğruluyor?
Bu hafta benden hangi karar, neden gerekiyor?
Önceden yapılandırılmış her bir CXO-Agent’a bütün raporlar ayrı ayrı okutulmalı.
Agent geçen haftaki taahhütle bu haftaki sonucu karşılaştırarak; kanıtsız iddiayı, tekrarlanan mazereti, veriyle çelişen beyanı ve bölümler arası bağımlılığı tespit edip öneri üretmeli.
CEO bunları kontrol etmeli, kendi muhakemesiyle netleştirmeli ve içselleştirmeli.
Ve toplantıda daima 5N1K ile sadece üç şey konuşulmalı:
Neyi ilerletiyor ve büyütüyoruz?
Neyi revize ediyor ve durduruyoruz?
Bugün hangi kararı/ları alıyoruz?
Bu yaklaşım, NIST’in ‘current profile/ target profile’ mantığıyla ve OECD’nin kurumsal sorumluluk çerçevesiyle uyumlu bir yönetim disiplini kurar. NIST burada ‘mevcut durum-hedef durum-fark kapatma’ mantığını; OECD ise sorumluluk, izlenebilirlik ve hesap verebilirlik disiplinini getirir.
Yönetim sorumluluğu olan kişiler artık rapor dinleyen değil; taahhüt-metrik-kanıt zincirini yapay zekâ ile yöneten yeni nesil liderlerdir. Toplantılar da sunum töreni olmaktan çıkıp karar sistemine dönüşmelidir. Çünkü yapay zekâ çağında yönetim; anlatma ve vaat etme değil, iz sürme, uygulama ve sonuç alma işidir.”