Aklımda bir yağmur çok uzaklardan
Son yıllarda alıştığımız mevsim normallerinin ötesinde bir yağmur ile beraber en azından bu sene yazın su sorunu yaşamayacağız ve kuraklık etkilerini görmeyeceğiz diye seviniyoruz.
Normalde tarımda bereketli geçen bir yılın sonunda sebze meyve fiyatları düşer ve bizim için önemli olan gıda komponentinin yarattığı baskı azalır. Zaten Merkez Bankamızın ve ekonomi yönetiminin bu seneye dair enflasyon tahmininde yer alan tahminlerden biri buydu. Diğeri de şüphesiz ABD’de seçim yılı olduğu için ve Uluslararası Enerji Ajansı’nın piyasada arz fazlası var demecine bağlı olarak petrolde 60 dolar varil civarı bir seyir yaşanmasıydı. ABD tarafından İsrail ile koordineli olarak başlatılan İran saldırılarının ardından bu beklenti rafa kalkmış oldu.
Savaşın sonunu kestirmek mümkün değil
ABD Başkanı Trump tarafından geçtiğimiz haftalarda bu konuda son derece çelişkili açıklamalar geldi, piyasalar biraz daha konuya iyimser taraftan yaklaşsa da, sürecin kısa sürede sonlanmayacağı gerçeğiyle yüzleşmemiz gerekiyor. Hürmüz Boğazı’ndan geçişin bu denli sekteye uğraması sadece enerji fiyatlarını değil, petrol türevi başta plastik olmak üzere ticareti temelinden sarsacak bir gelişme.
Gübre ticareti açısından da önemli bir rota olduğu için tarıma dair de uzun vadeli negatif etkilerinin olması beklenebilir. Kapalı kapılar ardında bir tarafın iyi geçtiğini iddia ettiği öbür tarafın ise reddettiği görüşmeler nasıl geçiyor kestirmek mümkün değil. Dolayısıyla savaşın geçen sene durduk yerde Trump’ın ortaya çıkarak bütün hedefleri yok ettik, savaşı kazandık demesi benzeri bir aksiyon alması haricinde sonlanması zor gözükmekte.
Akaryakıt maliyet baskını yapacak
Siz bu satırları okurken mart ayı enflasyon verisini çoktan gördünüz, ben de bu satırları yazarken yüzde 3 ile piyasa beklentilerinin biraz üzerinde bir beklenti ile devam ediyorum. Önümüzdeki aylarda eşel mobil sistemi ile akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş kontrol altına alınmaya çalışılsa da yolun sonuna geldik. 100 dolar ve üzerinde kalan Brent petrol ile daha yüksek fiyatlar kaçınılmaz. Akaryakıt fiyatları lojistik üzerinden tüm sektörler üzerinde artan bir maliyet baskısı yaratacaktır, mazot ve gübre fiyatlarının artması ılımlı iklim koşullarının tarımda yarattığı etkiyi tersine çevirecektir. Bu riskler ile beraber TCMB tarafından gelebilecek faiz indirimlerinin yılın ikinci yarısına ertelenmesi ihtimali artmış durumda. Tabii bu tahminleri savaşın kara harekatı ile farklı bir boyuta taşınmadığı varsayımı ile yapıyorum.
Yerinde sayan kur ihracat için pek olumlu değil
Enflasyonda yılın başında yüzde 25 düzeyinde olan öngörümü de yüzde 30 olarak değiştiriyorum, bu koşullar altında 22 Nisan PPK faiz toplantısının önemi artmış durumda. Savaşın kısa süreli etkilerini yönetirken, orta ve uzun vadeli başka sorunlar yaratmayacak şekilde bir kalibrasyon çok elzem. Para politikasında ek sıkılaşma gelmeyecekse, dalgalı olan ama yönetilen kuru belirli bir bant içinde tutmak için yapılan müdahaleler yakından izlenecektir. Çeşitli mecralarda da dile getirdiğim gibi, dezenflasyon süreci kapsamında kur artışının enflasyonun altında bırakılması bir tercih olabilir, ancak en azından dolar endeksinin hareketine bakılarak, biraz daha gevşek bir yol izlenebilir, aksi takdirde yerinde sayan kur ile düşen euro kuru görüyoruz ki, ihracatımız açısından pek olumlu bir görünüm arz etmemekte.