Bu dönemde şirket batırma tavsiyeleri
Değerli dostlar, bugün ters köşe bir yazı ile sizlerleyim. Genelde başarı sırlarını paylaşıyorum ama bugün başarısızlık için yapmanız gereken 5 şeyi paylaşacağım. Bunları yaparsanız, batarsınız demiyorum ama batmaya epey yaklaşırsınız.
Batma tavsiyeleri
Birincisi ile başlayalım. Yapay zeka çağında batmak istiyorsanız, bütün odağınız yapay zeka olsun. YZ’yı amaç haline getirin. Strateji üretmeyi, iş modelinizi gözden geçirmeyi, süreçlerinizi analiz etmeyi ve iyileştirmeyi hiç düşünmeyin. YZ nasılsa bunları sizin için yapar. Hatta güvenilir, tecrübeli danışmanlarınız ile yolları ayırın. Zaten ihtiyacınız kalmadı, YZ her merak ettiğiniz konuyu cevaplıyor. Hatta YZ geldi diyerek, süreçleri iyileştirmeden, kritik insanları da işten çıkartın. YZ projelerine ciddi kaynak ayırın, ama inovasyon ve ARGE’ye, kurumsal gelişime sakın kaynak ayırmayın!
İkincisi, jeopolitik, jeoekonomik, teknolojik, makro ekonomik ve finansal risklere karşı duyarsız olun. Dış çevrenizde ne olduğuna dair analizler yapmayın. Pazar, rakipler ve henüz rakip olmasa da rakip olma potansiyeli taşıyan teknoloji odaklı şirketleri yakından izlemeyin. Hatta hiç ilgilenmeyin. Dedikodu seviyesinde istihbarat ile yetinin. Tedbir almayın. Nasılsa buraya kadar eski alışkanlıklar ile geldiniz. Nasılsa en iyi ürün sizde, en doğru risk yönetimini de siz biliyorsunuz. Konjonktür bir değişsin, zaten şu kötü karlılık ve EBITDA oranlarınız da iyileşecek!
Üçüncüsü madem YZ geliyor, kurumsallaşma, yetenek bulma, yetenek yönetimi, yetenek geliştirme ve organizasyonel yapılanma da gereksiz. İç kontrol sistemine de ihtiyaç kalmıyor. Beş seneye kadar insanın denklemden çıkacağına yürekten inanın ve bu yönde hareket edin. Beyaz yakayı ve gelişimini hiç önemsemeyin. Biri gider biri gelir inancınızı koruyun. İnsanlar, sadece YZ gelene kadar idare etmeniz gereken unsurlar!
Dördüncüsü yönetişime asla önem vermeyin. İş dünyası tarihin en derin ve kompleks değişimlerinden geçerken, atadan dededen kalma yönetim prensiplerini uygulayın. Yönetim Kurulu’na ihtiyacınız yok. Kurul sizsiniz zaten. Büyük ölçekli bir şirket de olsanız, asla Yönetim Kurulu ve İcrayı ayırmayın. Tüm yetkileri elinizde toplayın. Organizasyon içinde insiyatif kullanma, karar verme ve hesap verebilirlik konularını devreye almayın. Her şeyi kendinizde toplayın ki kontrol sağlanabilsin. Zaten zor dönemler bunu gerektirir, öyle değil mi?
Beşincisi, işlere muhakkak dar bir çevreyle bakın. Siz ve şirket kurulduğundan beri yanınızda olan o iki sadık yönetici yeter. Bir de otuz senedir yanınızda olan avukatınız ve mali müşavirinizi de unutmayın. Bu tür dönemlerde, farklı perspektifler değil, sadık, bilindik, tanıdık kişilerin geleneksel görüşleri sizi korur! Şirketinize yeni bir gözle bakabilen, iyileşme ve gelişme alanlarını gören, zayıf yanları net şekilde ortaya koyan, size aksiyon almanız için net yol haritaları çizen danışman veya çalışanları şirketinizden uzak tutun. Bunlar masraf kapısı.
Şaka bir yana
Siz de görüyorsunuz ki şirketinizin bu dönemde ayakta kalması çok zor. Rekabetten sıyrılıp iyi bir pozisyon alması daha da zor. Çünkü oyun kuralları değişti, değişmeye de devam ediyor. Bu değişim öyle güçlü ve hızlı ki, bu dönemde bu işlerin ana vatanı olan Amerika’dan dahi yeni yönetim teorisi çıkmıyor, çıkamıyor. Çünkü hiçbir yönetim sistemi, bu değişimi yakalayamıyor.
Bu beş önerinin tam tersini yapmanız sizi oyunda tutar. Kafanızı kaldırıp, dünyada neler oluyor görmeniz lazım. Bugün çok büyük ciro ve net karlar elde eden şirketlerin dahi yönetişim, strateji ve yönetim yapılarına baktığımda, beş on seneye orada olamayacaklarını görebiliyorum. Lütfen, bu dalgalara doğru yaklaşımla girin.