16 °C
Volkan AKI
Volkan AKI İŞ'TEN SOHBETLER volkan.aki@dunya.com

İkinci kuşağa devredilemeyen 100 bin Alman şirketi satılacak

Almanya ve Türkiye arasındaki ilişkiler gergin ve sorunlu bir dönemden geçiyor. Diğer taraftan iki ülke güçlü ekonomik ilişkilere sahip… Birbirini tanıyan iki ülke iş dünyası açısından da toz duman arasında görünmeyen önemli fırsatlar var. Avrupa Türk İş adamları ve Sanayicileri Derneği (ATİAD) Başkanı Aziz Sarıyar, dışarı açılmak isteyen Türk şirket ve iş adamlarına önemli işbirliği fırsatlarını gösteriyor. Kurucular yaşlandığı için 100 bin şirketin Almanya’da satışa çıkacağını söylüyor.

Geçtiğimiz hafta Almanya ve Türkiye arasında diplomatik krizin yaşandığı o ilk gün, bu yıl 25’inci yılını kutlayan Avrupa Türk İş adamları ve Sanayicileri Derneği (ATİAD) tarafından Düsseldorf Kongre Merkezi’nde düzenlenen, 6. Türk-Alman Ekonomi Günü’ndeki panele katılmak ve konuşma yapmak üzere Almanya’daydım. Kuşkusuz Türkiye-Almanya ilişkilerinin gerginleşmesi, en çok Almanya’da yaşayan Türkleri ve özellikle iş dünyasını etkiliyor. Üstelik fırsatlar açısından özel bir dönemden geçilmesine rağmen toz duman arasında bunun görülememesi, Almanya’daki Türk iş adamlarını üzüyor. ATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Av. Aziz Sarıyar bu konudaki fırsatlara dikkat çekerken, “Almanya’da kurucularının yaşlanmasından dolayı ikinci nesle devredilemeyecek durumda 100 bin şirket önümüzdeki 3 yılda satılacak. Alman ve Türk şirketlerinin işbirliği imkânları bu anlamda çok artabilir” diyor.

Aziz Sarıyar, toplantıda yaptığı konuşmada, Türk kökenli girişimciler tarafından Avrupa’da faaliyet gösteren 149 binin üzerindeki işyerinin yaklaşık 100 bininin Almanya’da kurulu durumda olduğunu söylüyor. Sarıyar, toplam 8 milyar euro yatırımı olan bu şirketlerin yılda 50 milyar euro ciro gerçekleştirdiklerini, 500 bin kişilik istihdam sağladıklarını belirtiyor.

Dünyaya açılma kapısı

İlişkiler zor bir dönemden geçerken, ekonomik açıdan fırsatların da bu kadar yükselmesi ilginç bir paradoks oluşturuyor. Almanya ekonomisi de kabuk değiştiriyor. Satılık duruma gelen aile şirketleri arasında Türkiye’nin ihtiyacı olan teknolojik-global açılımları yapabilecek olanlar da olacaktır. Birbiriyle iş yapma geleneği bulan iki ülke iş dünyası açısından bunlar yeni bir açılım yaratma potansiyeline sahip görünüyor.

ATİAD Başkanı Aziz Sarıyar, şunları söylüyor: “Pek çok hükümetler, liderler geldi geçti biz burada çalışmalarımıza devam ediyoruz. Avrupa’da ve dünyada yine büyük değişiklikler, yeni birliktelikler var. Bugün AB sorgulanıyor. Popülizmin, aşırı sağ düşüncelerin, radikal unsurların AB içinde yükselmesi akıllıca değil. AB’nin Türkiye’ye, Türkiye’nin de AB’ye ihtiyacı var. Bugün ilişkiler referandum sonuçlarına göre değerlendirilemez. Türkiye AB’den ayrılamaz, AB’de Türkiye’de vazgeçmemeli ve mücadele etmeli.”

İş dünyasını buluşturdu

ATİAD’ın bu yıl 6’ncısını yaptığı toplantı, Almanya’nın pek çok yerinden gelen Türk iş adamlarının da buluşma platformu oluyor. Pek çoğu kendi arasında konuşma ve sorunları tartışma olanağı buluyor. Toplantının açılış konuşmalarını yapan Düsseldorf Başkonsolosu Şule Gürel de iş insanlarının ilişkilerinin ülkelerarası ilişkilerin geliştirilmesinde önemli rol oynadığına dikkat çekiyor. Güler, “Türk iş dünyasının Almanya’da gelmiş olduğu seviye gerçekten takdir edilecek bir düzey. Almanların disiplini ve titizliği, Türklerin esnekliği ve girişimci enerjisi aslında önemli bir dinamizm oluşturuyor. Karşılıklı sağduyu ve güven temelinde bunların gelişmesi büyük potansiyel yaratıyor” diye konuştu.

Sorunlar evrensel düzeyde

ATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Av. Aziz Sarıyar’ın yanı sıra, 2’nci Başkan ve teknolojik tarım firması Humintech’in ortağı Müfit Tarhan ile 3. Başkan ve aile firması Marmara’nın sahibi Serkan Volkan Kuru ile de tanışma fırsatı buldum. Belki onların hikayelerinden de sonra bahsederim. Fakat, genel olarak dünyanın neresinde olursa olsun arkasında güçlü bir Türkiye olmadan iş dünyasının, dünyanın hiçbir yerinde güvenle çalışması mümkün değil. Ancak bir de şu gerçek var ki gerek benim katıldığım “İnternet, E-ticaret ve Şirketlerin Sosyal Medya Kullanımı” gerekse KAGİDER Başkanı Sanem Oktar’ın da katıldığı “Üst Düzey Yönetimde Kadınlar” panelinde pek çok sorunun ve yeni gelişmenin de çok evrensel olduğu ortaya çıkıyor. O nedenle ülkeler ya birlikte büyüyüp gelişecek ya da birlikte küçülecek ve sorunlara saplanacak.

‘1.3 milyon nitelikli çalışan açığı var’

Bir yandan Almanya’da Türkler arasındaki işsizlikten bahsedilirken, Kuzey Ren Westfalya Çalışma, Uyum ve Sosyal İşler Bakanı Rainer Schmeltzer panelde yaptığı konuşmada önemli bir ‘uzman çalışan’ açığından bahsetti. Konuşmasına çocukluğunda Türklerle büyüdüğüne dikkat çekerek başlayan Schmeltzer şöyle dedi: “Tartışmalarımız konular bazında olmalı ve Türkiye’deki bazı sorunlar buraya taşınmamalı. Yakınlaşma için fırsat eşitliği ve diyaloğun kesilmemesi gerekli. Bugün 1.3 milyon nitelikli çalışan eksikliği var. Türk girişimciler ve bizler yeni eğitim programları, platformlar oluşturarak bu açığı kapatma ve yeni iş imkanları yaratma konusunda birlikte hareket etmeliyiz.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap