Reel sektörde güven kaybı devam ediyor

Uzun dönemdir pa­rasal sıkılaşma, fa­iz-kur makası, bas­kılanan iç talep ve dış pazar­larda daralma gibi faktörlerin etkisiyle yaşadığı kronik dar­boğaz savaşla yeni bir boyut kazanan reel sektörde güven kaybı nisanda da devam etti.

ABD/İsrail ile İran arasın­da şubat sonunda başlayan ve tüm küresel ekonomide den­geleri alt üst eden savaş süre­cinde geçici ateşkese rağmen kırılganlık sürerken, Merkez Bankası’nın imalat sanayiin­de faaliyet gösteren 1.752 iş yerinde gerçekleştirdiği İkti­sadi Yönelim Anketi sonuçla­rı, bunun Türk reel sektörü­ne olumsuz yansımalarının da devam ettiğini gösterdi. İşyer­lerinin ankete verdikleri ya­nıtların ağırlıklandırılıp top­lulaştırılmasıyla elde edilen verilere göre mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Gü­ven Endeksi önceki nisanda da 1,4 puan daha düşerek 98,6 ile sekiz ay sonra yeniden kö­tümser düzeye indi.

Her ayın 1-15’inci günleri arasında anketle derlenen ya­nıtlara göre oluşturulan ve de­ğerinin 100’den büyük olması genel olarak ekonomik iyim­serliği, 100’ün altında olma­sı ise kötümserliği ifade ediyor.

Savaş öncesi yaşanan ge­rilim süreci ve belirsizlik­lere rağmen Endeks şubatta 104,1’le son 29 aylık dönemin en yüksek düzeyine ulaşmış, sert çatışmalarla geçen ve Hürmüz Boğazı’nın kapan­ması nedeniyle petrol fiyat­larının hızla arttığı martta ise 4,1 puan birden düşerek 100 düzeyine gerilemişti. Reel Ke­sim Güven Endeksinde son iki aydaki düşüş 5,5 puana ulaştı.

Alt endeksler, nisanda sabit sermaye yatırım harcaması ve mevcut toplam sipariş mikta­rına ilişkin değerlendirmele­rin endeksi artış, son üç ayda­ki toplam sipariş miktarı, ge­nel gidişat, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, gele­cek üç aydaki üretim hacmi, mevcut mamul mal stoku ve gelecek üç aydaki toplam is­tihdama ilişkin değerlendir­melerin ise azalış yönünde et­kilediğini gösteriyor.

Son üç ayın genel görünümü

Endeksi oluşturan anket so­rularına ait yayılma endeksle­ri incelendiğinde, son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde azalış bildi­renler lehine olan seyrin artış bildirenler lehine döndüğü, iç piyasa sipariş miktarında ve ihracat sipariş miktarında azalış bildirenler lehine olan seyrin ise önceki aya göre za­yıfladığı görüldü.

Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlen­dirmeler önceki aya göre za­yıflarken, mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin üzerinde oldu­ğunu bildirenler lehine olan seyrin ise güçlendiği gözlendi.

Ankete katılan işyerlerinin yüzde 56,5’i üretimlerini kı­sıtlayan faktör bulunmadığını belirtirken, yüzde 12,8‘i talep yetersizliğinin üretimi kısıtla­yan en önemli faktör olduğunu belirtti. Kısıtlayıcı faktörlerde bunu sırasıyla hammadde-e­kipman yetersizliği, mali im­kansızlıklar, işgücü yetersizli­ği ve diğer faktörler izledi.

Gelecek 3 ay parçalı bulutlu

Gelecek üç aya yönelik de­ğerlendirmelerde ise üretim hacmi ve ihracat sipariş mikta­rında artış bekleyenler lehine olan seyrin marta göre zayıfla­dığı, iç piyasa sipariş miktarın­da artış bekleyenler lehine olan seyrin ise güçlendiği görüldü. Gelecek üç aydaki istihdama ve gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentile­rin de güçlendiği gözlendi.

Ortalama birim maliyetler­de, son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin önceki aya göre değişmediği, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin ise güçlendiği belirlendi. Ge­lecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentile­rin de güçlendiği gözlendi.

Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE bek­lentisi önceki aya göre 0,8 pu­an artarak yüzde 31,9 seviye­sinde gerçekleşti.

İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konu­sunda, önceki aya kıyasla da­ha kötümser olduğunu belir­tenler lehine olan seyrin daha da güçlendiği görüldü.

Kapasite kullanımı yerinde saydı

Firmaların İktisadi Yönelim Anketi’ne verdiği yanıtlardan elde edilen toplu sonuçlara göre imalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı marttan sonra nisanda da önceki aya göre değişmeyerek yüzde 74 seviyesinde kaldı. Mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı ise 0,5 puan artarak yüzde 73,8’e yükseldi.

Bu bazda nisan ayında en yüksek kapasite ile çalışan alt sektör yüzde 85’le tütün ürünleri oldu, onu yüzde 84,5’le ağaç ve mantar ürünleri, yüzde 82,6 ile kâğıt ve kâğıt ürünleri, yüzde 79,2 ile temel eczacılık ürünleri ve eczacılığa ilişkin malzemeler, yüzde 76,4’le diğer ulaşım araçları, yüzde 76 ile bilgisayarlar, elektronik ve optik ürünler, yüzde 75,4’le kimyasal ürünler, yüzde 75,1’le ana metal sanayii, yüzde 74,9’la mobilya ve yüzde 74,3’le kauçuk ve plastik izledi. Nisan ayında en düşük kapasite ile çalışan alt sektörlerin ise yüzde 59,7 ile deri, yüzde 62,9’la içecek, yüzde 66,2 ile kayıtlı medyanın basılması ve çoğaltılması, yüzde 68,9’la tekstil ve yüzde 71,4’le motorlu kara taşıtları olduğu belirlendi.

Kapasite kullanım oranı nisanda önceki aya göre 3,2 puanla en fazla artan alt sektör motorlu taşıtlar oldu. Diğer ulaşım araçları 1,4 puan, kimya 1,3 puan, bilgisayar 1,2 puan ve ağaç ürünleri yaklaşık 1 puanla kapasite kullanımı belirgin artan alt sektörler arasında yer aldı. Buna karşılık tütün nisanda en yüksek kapasite ile çalışan alt sektör olmasına rağmen önceki aya göre en fazla düşüş de 1,5 puanla bu sektörde yaşandı. Kapasitesi düşenlerde bu alt sektörü 1,4 puanla deri, 1,3 puanla kâğıt, 1,2 puanla makine ve ekipmanların kurulumu ve onarımı, 1,1 puanla tekstil, mobilya ve fabrikasyon metal ürünleri alt sektörleri izledi.

Reel sektörde güven kaybı devam ediyor - Resim : 1

Yazara Ait Diğer Yazılar