Trump seçimi kaybetse bile gücü sona ermez

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

ABD'de 3 Kasım'da yapıla­cak ara seçimler, Başkan Donald Trump'ın ikin­ci döneminin geri kalanını belir­leyecek kritik bir dönüm nokta­sı olmaya hazırlanıyor. Anketler, Cumhuriyetçilerin Kongre'nin alt kanadı Temsilciler Meclisi'n­deki çoğunluğunu kaybetme ih­timalinin oldukça yüksek oldu­ğuna işaret ediyor.

Ancak uzman­lar, Demokratların kazanacağı olası bir zaferin Trump'ın siya­si gücünü tamamen ortadan kal­dırmayacağı, aksine ABD Baş­kanı'nı dış politika ve ticarette daha agresif adımlar atmaya yö­neltebileceği görüşünde. Küresel kredi risk yönetimi şirketi Cofa­ce, “ABD ara seçimleri: Makroe­konomik ve toplumsal görünüm ile olası etkiler” başlıklı bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, Coface Kuzey Amerika Makro­ekonomik Araştırmalar Başka­nı Marcos Carias ve Coface Sos­yal ve Siyasi Risk Analizi Başkanı Ruben Nizard değerlendirmeler­de bulundu.

Seçimlerde Temsilciler Mecli­si'ndeki 435 sandalyenin tamamı ve Senato'daki 35 sandalye için yarışılacak. Cumhuriyetçiler ha­len Kongre'nin her iki kanadında da dar bir çoğunluğa sahip. Carias ve Nizard’a göre Demokratların Temsilciler Meclisi'nde 10 ile 20 sandalye kazanması bekleniyor. Bu tahminlerin gerçekleşmesi halinde Demokratların çoğunlu­ğu ele geçirmesi kuvvetle muhte­mel. Senato'da ise Cumhuriyet­çilerin çoğunluğu kaybetmesi ih­timal dahilinde olmakla birlikte sonuç, birkaç kritik eyaletteki ya­rışa bağlı olacak.

Hayat pahalılığı Cumhuriyetçileri vuruyor

Trump'ın giderek düşen ka­muoyu desteğinin arkasında­ki en önemli nedenlerden biri, Amerikalıların artan hayat pa­halılığından duyduğu rahatsız­lık. Özellikle Trump yönetiminin uyguladığı gümrük tarifelerinin enflasyon üzerindeki etkileri ve İran Savaşı nedeniyle yükselen benzin ve motorin fiyatları, Cum­huriyetçilerin seçim kampan­yasını zorlaştırıyor. Uzmanlara göre, Trump'ın ikinci başkanlık dönemindeki kamuoyu deste­ği, ilk döneminin aynı aşaması­na kıyasla daha düşük seviyede bulunuyor.

ABD siyasi tarihinde ara seçimler genellikle görevde­ki başkan açısından bir referan­dum niteliği taşıyor. Son 100 yılı aşkın dönemde yapılan seçimle­rin büyük bölümünde başkanın partisi Temsilciler Meclisi'nde sandalye kaybetti. Bu nedenle uz­manlar, Demokratların kazana­cağı bir zaferin sürpriz olmaya­cağını belirtiyor. Demokratların Temsilciler Meclisi'ni ele geçir­mesi, Trump'ın özellikle iç poli­tikada hareket alanını ciddi bi­çimde daraltabilir. Vergi düzen­lemeleri, kamu harcamaları ve kapsamlı ekonomik reformlar için Kongre'nin onayına ihtiyaç duyan Trump yönetimi, Demok­ratların muhalefetiyle karşı kar­şıya kalacak.

Ticaret savaşlarına dönebilir

Uzmanların üzerinde durduğu bir diğer önemli risk, Trump'ın seçimlerden sonra yeniden güm­rük vergilerine ağırlık vermesi. Trump yönetimi, yüksek tarifele­rin Amerikan tüketicileri üzerin­deki olumsuz etkileri nedeniyle seçimler öncesinde ticaret politi­kalarında daha temkinli davran­mak zorunda kaldı. Ancak seçim­lerin ardından bu siyasi baskının azalmasıyla birlikte Washing­ton'ın yeniden daha sert koruma­cı önlemlere başvurabileceği be­lirtiliyor. Washington ile Brüksel arasında Grönland, dijital hiz­metler ve Ukrayna konularında yaşanan anlaşmazlıklar da tica­ri ilişkiler üzerindeki baskıyı ar­tırıyor. Uzmanlara göre Trump, gümrük vergilerini yalnızca eko­nomik bir araç olarak değil, siyasi mirasının önemli unsurlarından biri olarak görüyor. Bu nedenle ikinci başkanlık döneminin ka­lan bölümünde tarifeleri yeniden daha agresif biçimde kullanabilir.

İran'a yeni saldırılar gündeme gelebilir

Ara seçimlerin ardından Trump'ın Ortadoğu politikası­nın nasıl şekilleneceği de önem­li bir belirsizlik oluşturuyor. Uz­manlar, Demokratların Temsil­ciler Meclisi'ni kazanmasının Trump'ın dış politika ve askeri operasyonlar üzerindeki yetki­lerini doğrudan ortadan kaldır­mayacağına dikkat çekiyor. De­mokratların özellikle Senato'da da çoğunluğu elde etmesi duru­munda savunma bütçesi üzerin­den Trump yönetimine baskı uy­gulama imkânı artabilir. Ancak başkanın askeri operasyonlara ilişkin karar alma yetkisi önemli ölçüde devam edecek. Uzmanla­ra göre seçimlerden önce benzin fiyatlarını düşük tutmak zorunda olan Trump'ın, sandık sonrasın­da bu konuda daha az siyasi baskı hissetmesi yeni askeri operasyon ihtimalini artırabilir.

 ABD'de yeni bir borç krizi kapıda mı?

Ara seçimlerin küresel ekonomi açısından en önemli sonuçlarından biri, 2027 yılında gündeme gelmesi beklenen ABD borç tavanı müzakereleri olabilir. ABD'nin yasal borçlanma limitine gelecek yıl ulaşabileceği öngörülüyor. Kongre'de Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında anlaşma sağlanamaması durumunda federal hükümetin bazı faaliyetlerinin durması ve daha ciddi bir senaryoda ABD'nin borç ödemelerinde teknik temerrüde düşmesi ihtimali bulunuyor. Benzer bir kriz 2011 yılında yaşanmış, Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasındaki uzun müzakerelerin ardından ABD'nin kredi notu düşürülmüştü. Ancak uzmanlar, bugünkü ekonomik koşulların 2011 yılından çok daha kırılgan olduğuna dikkat çekiyor. O dönemde ABD'nin 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 3 civarındayken, değerlendirmede bugünkü seviyenin yüzde 5'e yaklaştığı belirtiliyor. Bu durum, olası bir borç krizinin hem kamu finansmanı hem de özel sektörün borçlanma maliyetleri üzerindeki etkilerini artırabilir. Uzmanlara göre, ABD'nin teknik temerrüde düşmesi düşük olasılıklı bir senaryo. Ancak böyle bir gelişme, küresel finans sisteminin temelini oluşturan ABD Hazine tahvillerine duyulan güveni sarsabilir.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 11.165,44 0,13 %
Dolar 49,8370 0,06 %
Euro 55,5909 0,32 %
Euro/Dolar 1,1155 0,28 %
Altın (GR) 6.499,24 0,69 %
Altın (ONS) 4.038,73 -0,54 %
Brent 111,29 1,38 %