Trump TV’de bu akşam ne var?
ABD Başkanı seçilmeden önce yıllarca “The Apprentice” (Çırak) adlı reality show ile televizyonculuk yapan Donald Trump, CNN, MS NOW ve Politico’yu Beyaz Saray’a girmeyi yasakladıktan birkaç gün sonra kendi kanalı “Trump TV”yi yayına soktu. Kanal şimdilik eski Trump konuşmalarını yayınlıyor. Ama belli ki ortada büyük bir program açığı var. O halde Trump TV’nin yayın akışına birkaç naçizane öneride bulunalım.
ABD Başkanı Donald Trump’ı yıllardır takip ediyorsanız artık yaptığı ya da söylediği şeylere şaşırmamanız gerektiğini öğreniyorsunuz. Tam “Bundan daha tuhaf ne yapabilir?” diye düşünüyorsunuz, yapıyor. Kendisini sosyal medyada Papa olarak gösteriyor, “olur böyle şeyler” diyorsunuz. Tam Trump’ın Papa olması fikrine alışıyorken bu sefer de kendini Star Wars filminden bir “Jedi” karakteri olarak resmediyor. Ardından uçağa binip kendisini protesto eden Amerikan vatandaşlarının üzerine lağım boşaltırken gösteren yapay zekâ videosu yayınlıyor. “Herhalde zirve budur” diyorsunuz, sonra daha büyük bir adım geliyor. İşte başkanlık görevlerinin yanısıra yapay zekayla yapmış olduğu videolar ve sosyal medya paylaşımlarıyla adından söz ettiren Donald Trump şimdi de televizyon kanalı kurdu.
Adı da son derece sürpriz bir şekilde “Trump TV.”
Aslında düşününce şaşıracak hiçbir şey yok. ABD Başkanı olmadan önce yıllarca NBC’de yayınlanan “The Apprentice” adlı reality show’un yıldızı olan Trump için Beyaz Saray belki de hiçbir zaman televizyon stüdyosundan çok farklı bir yer olmadı.
Tek fark, The Apprentice’de beğenmediği yarışmacılara “You’re fired”, yani “Kovuldun” diyordu. Şimdi aynı şeyi beğenmediği gazetecilere söylüyor.
Trump geçen hafta CNN, MS NOW ve Politico muhabirlerinin Beyaz Saray’a girişini yasakladı. Gazetecilerin giriş kartları iptal edildi. Üç medya kuruluşu da kararın ABD Anayasası’nın basın ve ifade özgürlüğünü koruyan Birinci Ek Maddesi’ni ihlal ettiğini savunarak Trump yönetimine dava açtı. Trump yönetimi ise Beyaz Saray’a erişimin bir “hak değil ayrıcalık” olduğunu savunuyor.
Olay bununla da kalmadı. CNN’in Beyaz Saray televizyon havuzundaki görevini yapmasının engellenmesi üzerine ABC, CBS, NBC ve hatta Trump’ın çok sevdiği Fox News’in de içinde bulunduğu televizyon havuzu, Başkan’ın etkinliklerine ilişkin ortak görüntü sağlamayı askıya alma kararı aldı.
Sonuç?
Bağımsız televizyon kameraları gidince Beyaz Saray kendi televizyonunu kurdu. “Trump TV: The Essentials Station.” Yani kabaca “Trump TV: Olmazsa Olmazlar Kanalı.” Gerçekten de Trump açısından olmazsa olmazlar belli:
Trump konuşurken, Trump yürürken, Trump kürsüde, Trump uçaktan inerken ve muhtemelen reklam arasında yine Trump.
Beyaz Saray’ın resmi YouTube hesabından 24 saat yayın yapan kanal, yönetimin açıklamasına göre en önemli videoları, konuşmaları ve “mutlaka görülmesi gereken” anları tek bir yerde toplayacak. İlk yayınlarda Trump’ın eski konuşmaları ve Trump yönetiminin geçmiş etkinlikleri ekrana geldi.

Reytingler üzdü
Yani Netflix’te dizileri tekrar tekrar izlemekten sıkıldıysanız artık Trump’ın eski konuşmalarını tekrar tekrar izleyebilirsiniz. Üstelik kanal 24 saat yayın yapıyor.
Ancak Trump TV’nin izlenme oranı, ilk açıldığı günlerde birkaç bin seviyesinde kaldı. Trump’ın geçmişte kendisini “reytinglerin kralı” olarak sunmayı sevdiği düşünüldüğünde, başlangıcın pek görkemli olmadığı söylenebilir. Bazı Amerikan yayınları da ilk rakamları bu nedenle alay konusu yaptı.
Aslında sorun çok açık.
Kanalda program yok.
24 saat Trump konuşması yayınlarsanız bir noktadan sonra en sadık Trump seçmeni bile kumandaya uzanabilir.
Bu nedenle kendisine birkaç program önerim olacak.
“Kim kovulacak?”
İlk programın adı tabii ki “Kim Kovulacak?” The Apprentice’in Beyaz Saray versiyonu. Her hafta beş gazeteci Oval Ofis’e girer. Trump gazetecilere sorular sorar. Daha doğrusu gazeteciler Trump’a soru sorar. Trump soruları beğenmez. Programın sonunda ışıklar kararır, gerilim müziği başlar. Trump masanın arkasından kameraya bakar: “You’re fired.”
Ertesi sabah gazetecinin Beyaz Saray kartı çalışmaz. Kazanan yarışmacı ise Başkan’a hiç soru sormayan gazeteci olur.
İkinci programın adı “Survivor”, ancak bu bildiğiniz Survivor değil. CNN, Politico, New York Times, Washington Post ve MS NOW’dan gazeteciler bir adaya bırakılır. Hayatta kalabilmek için Trump’la ilgili haberlerin hangisinin gerçek, hangisinin “fake news” (yalan haber) olduğunu bulmaya çalışırlar. Fakat yarışmanın küçük bir problemi vardır: Neyin fake news olduğuna Trump karar verdiği için doğru cevap her gün değişebilir. Dolayısıyla yarışmanın kazananı olmaz. Sezon finalinde bütün yarışmacılar elenir.
“Trump’la tarihte bugün”
Bir başka program “Trump’la Tarihte Bugün” olabilir.
Bu programda dünya tarihi Trump’ın gözünden anlatılır. Programın en güzel tarafı tarihçilerle çalışmaya gerek olmamasıdır. Tarihi Trump anlatır ve “Şu tarihte İran bana çok güzel bir hediye gönderdi” tarzı açıklamalar yapar. Üzerinde Kuzey ve Orta Amerika kıtasındaki Ontario Gölü ve Meksika Körfezi gibi bütün göl ve körfezlerin adının “ABD Gölü” ve “ABD Körfezi” olarak değiştirildiği haritalar gösterilir. Arada Gazze’nin lüks tatil beldesi olarak gösterildiği yapay zekâ görüntüleri girer.
“Papa mı, Kral mı?”
Reality show ihtiyacı için de malzeme bol. Programın adı “Papa mı, Kral mı?” Trump her hafta yapay zekâyla yaratılmış farklı bir kostümle ekrana gelir. Bir hafta Papa, bir hafta kral, bir hafta Top Gun pilotu olarak resmedilir. Seyirciler telefonla oy vererek gelecek haftanın Trump’ını seçer.
Asıl merak ettiğim Trump TV’nin ana haber bülteni. Çünkü televizyon haberciliğinde genellikle gazeteciler vardır. Trump TV’de ise büyük ihtimalle akşam haberlerini de yine Donald Trump sunacaktır. Haber bülteninde “Trump’la piyasa bülteni” ve “Trump’la hava durumu” gibi bölümler de yer alır.
Bu “Alice Harikalar Diyarında” misali distopik TV kanalının ömrü ne kadar olur bilinmez, ancak ABD’de bir sonraki başkanlık seçimlerine kadar süreceği kesin.