Vatandaşın altında tam 12 milyar doları eridi
Bireysel yatırımcılar 27 Şubat-5 Haziran arasında ABD doları hesaplarından 1,2 milyar dolar çekti, 1,7 milyar dolarlık yeni altın hesabı açtı, ancak ons fiyatındaki sert düşüş altın hesaplarını 12,1 milyar dolar eritti.
ABD/İsrail’in İran’a açtığı savaştan bu yana küresel ekonomi ve buna bağlı olarak finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmalar yurttaşların yatırım tercihlerinde radikal değişikliğe yol açarken, portföylerini de adeta alt üst etti.
Sıcak savaş ve sonrasındaki dönemde, yastık altı altın miktarındaki artışın boyutu bilinmemekle birlikte, yurt içi yerleşik gerçek kişiler bankalarda altın hesabı açmaya ve hesaplarını büyütmeye devam ederken, ons fiyatındaki sert düşüş yüzünden portföyleri dramatik biçimde 12 milyar dolardan fazla küçüldü. Şirketler ise altına sınırlı yatırım yaparken, diğer dövizlerde satıcı olup, 4 milyar doların üzerinde ilave ile dolar mevduatına yüklendi. Şubat sonu ile haziranın ilk haftası arasındaki dönemde yurt içi yerleşiklerin Türk bankacılık sistemindeki yabancı para cinsi mevduatlarının toplam hacminde, büyük bölümü gerçek kişilerin altın hesapları kaynaklı olmak üzere 13,5 milyar dolarla rekor bir daralma yaşandı.
Bireysel yatırımcı ne yapmalı?
Bu, kırılgan ateşkes ve jeopolitik belirsizlik ortamında, haziran başı itibarıyla Türkiye’de Merkez Bankası politika faizi yüzde 37, dolar/TL kuru 46 TL, gram altın fiyatı 6.200 TL civarında. Şubat sonundan bu yana dolar satıp altına ve TL faize yönelmiş olan bireysel yatırımcılar altındaki fiyat düzeltmesinden dolayı karşı karşıya kaldığı önemli zararın izleyen dönemde kapanıp kapanmayacağı merak ediliyor. Finansal analizlerde, izleyen dönemde muhafazakâr bireysel yatırımcılar için riski düşük portföy olarak yüzde 55-60 TL mevduat, yüzde 25 altın, yüzde 15 döviz, yüzde 0-5 hisse senedi; agresif yatırımcılar için ise yüzde 35 TL mevduat, yüzde 20 altın, yüzde 20 döviz, yüzde 20-25 Borsa şeklinde finansal yatırım önerisi öne çıkıyor.
Uzmanların gerçek kişilere finansal yatırım konusunda başlıca stratejik önerileri şöyle:
* Altın ve Borsa’da ani hareketler yerine düşüşlerde kademeli girin.
* Her 3-6 ayda bir portföyü gözden geçirin (özellikle ateşkes kalıcı olursa).
* Enflasyon koruması olarak TL mevduatın yanı sıra altın ve seçici hisse (enerji, savunma, ihracatçı) tutun.
* Portföyün en az yüzde 10-15’i acil durumlar için nakit olarak tutun.
* Fiziki altın yerine banka altın hesabı daha avantajlı (alış-satış spreadi ve saklama açısından)

Şirketler dolar pozisyonunu artırdı
Şirketler ile kamu kurum ve kuruluşları, dernek, vakıf, sendika, odalar ve siyasi partiler gibi tüzel kişilerin yabancı para mevduatı ise aynı dönemde 811,3 milyon dolarlık artışla 78 milyar 904,8 milyon dolar oldu. Oluşan 2 milyar 50,9 milyon dolarlık aleyhte parite etkisinden arındırıldığında artışın 2 milyar 862,2 milyon dolar olduğu belirlendi. Başka deyişle parite aynı kalsaydı söz konusu hacim bu tutarda artmış olacaktı.
Tüzel kişilerin 28 Şubat ve sonrasında dolar pozisyonlarını belirgin biçimde artırarak ağırlığı bu enstrümana verdikleri dikkati çekti. Bu kesimin ABD doları cinsi mevduatlarının hacmi 5 Haziran’a kadar olan dönemde 4 milyar 86 milyon dolar artarak 37 milyar 419,2 milyon dolara ulaştı. Tüzel kişilerin Euro cinsi mevduatı ise 1 milyar 23,7 milyon dolarlık çekiliş yanında, kur farkı etkisiyle toplamda 1 milyar 643 milyon dolar daralarak 30 milyar 686 milyon dolara geriledi. Bu kişilere ait diğer dövizler cinsinden hesapların hacmi de 445,7 milyon dolar azalarak 1 milyar 760 milyon dolara indi. Tüzel kişiler 27 Şubat-5 Haziran arasında kıymetli maden hesaplarına 245,7 milyon dolarlık daha ilave yatırım yapmalarına karşın, parite kaynaklı 1 milyar 431,7 milyon dolarlık değer kaybıyla bu hesaplarının değeri 1 milyar 185,9 milyon dolar küçülerek 9 milyar 39,7 milyon dolara indi.
Bu gelişmelerle yurt içi yerleşik gerçek ve tüzel kişilere ait toplam yabancı para mevduatı 2 milyar 918,2 milyon dolarlık ilaveye rağmen, büyük bölümü altındaki düşüşten kaynaklanan 16 milyar 399,4 milyon dolarlık negatif parite etkisiyle 13 milyar 481,3 milyon dolar daralarak 5 Haziran itibarıyla 226 milyar 262,6 milyon dolara geriledi. Söz konusu hacim 27 Şubat’ta 239 milyar 743,8 milyon dolar düzeyinde bulunuyordu.

Vatandaş ters köşe oldu
Merkez Bankası verilerine göre yurt içi yerleşik gerçek kişilerin ABD doları cinsi mevduat hesaplarının toplam hacmi 27 Şubat-5 Haziran döneminde yaşanan net 1 milyar 233,3 milyon dolarlık çözülme ile 30 milyar 184,5 milyon dolara indi. Gerçek kişiler bu dönemde Euro hesaplarında da 407,4 milyon dolar çekerken dolar/ Euro paritesindeki değişime bağlı olarak bu hesaplar 944,5 milyon dolar küçülerek 26 milyar 661 milyon dolara geriledi. Yurt içi gerçek kişilerin diğer ulusal paralar üzerinden açılmış döviz hesapları da bu dönemde 36,9 milyon dolarlık çekilişle 3 milyar 164,1 milyon dolara geriledi.
Bireysel yatırımcılar bu dönemde en çok altın ve diğer kıymetli madenlere yatırım yaptı, ancak en büyük zararı da bu alanda yaşadı. Savaş öncesi hızlı yükselen ve 27 Şubat itibarıyla gün içinde 5.200 doları gören ons altın fiyatı, fiilen savaşın başlaması ve petroldeki hızlı yükselişle birlikte düşüşe geçti ve 5 Haziran itibarıyla 4.500 doların altındaki düzeylere indi. Yurt içi yerleşik gerçek kişilerin kıymetli maden ve depo hesapları bu dönemde normalde 1 milyar 733,5 milyon dolar artarken, altın fiyatındaki düşüşe bağlı olarak 13 milyar 811,4 milyon dolarlık aleyhte parite etkisi ortaya çıktı. Böylece bu kesimin kıymetli maden ve depo hesaplarının 27 Şubat’ta 99 milyar 426,1 milyon dolar olan değeri, 5 Haziran itibarıyla 87 milyar 348,2 milyon dolara inerek 12 milyar 77,9 milyon dolar erimiş oldu. Bu gelişmelerde gerçek kişilere ait toplam yabancı para mevduat hacmi anılan dönemde 55,9 milyon dolarlık bir net artışa karşılık toplamda 14 milyar 348,5 milyon dolarlık negatif parite etkisi sonucu 14 milyar 292,6 milyon dolar daralarak 147 milyar 357,8 milyon dolara indi.
Jeopolitik risk kalktı mı?
İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik geniş çaplı hava saldırılarıyla başlayan, İran’ın karşılık verdiği ve nisan başına kadar devam eden sıcak savaş sonrasında ateşkes ve anlaşma görüşmelerinde hafta sonu önemli ilerleme sağlandı. Hürmüz Boğazı henüz açılmadı ancak açılma süreci başladı. Genel olarak fiili savaş geride kalmış, diplomasi ön plana çıkmış görünüyor. Ancak tam bir barış değil, “kırılgan ateşkes ve müzakere” aşaması hâkim. Küresel piyasalarda, “anlaşma bozulabilir veya sınırlı saldırılar devam edebilir” algısı hâkim, ancak gerilimin büyük ölçekli bir yayılma ile bölgesel savaşa dönüşme olasılığı şimdilik ortadan kalkmış bulunuyor.
Bu süreçte en büyük etki petrol ve enerji piyasalarında yaşanmıştı. Brent petrolün 120 dolara kadar çıkan varil fiyatı, anlaşmanın duyurulmasının ardından yüzde 5’e yakın düşüşle 83-83,5 dolar bandına geriledi