Emekli ve memur zammında artık son viraj - Gözler 3 Temmuz’da ancak tablo büyük ölçüde netleşti

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Haziran ayı enf­lasyon verisi­nin 3 Temmuz’da açıklanmasıyla bir­likte milyonlarca emekli ve memurun alacağı zam oranı kesinleşecek. Ancak bugün itibarıyla eli­mizde bulunan veri­ler, Temmuz ayında ortaya çıkacak tablonun büyük ölçüde belli olduğunu gösteri­yor.

TÜİK’in açıkladığı verile­re göre Ocak ayında enflasyon yüzde 4,84, Şubat ayında yüz­de 2,96, Mart ayında yüzde 1,94, Nisan ayında yüzde 4,18 ve Ma­yıs ayında yüzde 1,71 olarak ger­çekleşti. İlk beş aylık kümülatif enflasyon böylece yüzde 16,60 seviyesine ulaştı.

Haziran ayı için Merkez Ban­kası Piyasa Katılımcıları Anke­ti’nde beklenti yüzde 1,36 olarak açıklandı. Bizim beklentimiz ise Haziran enflasyonunun yüzde 1,20 ile yüzde 1,30 arasında, hat­ta bu seviyelerin de altında açık­lanabileceği yönünde.

Zammın ne ölçüde etki edeceği önemli

Son dönemde küresel geliş­meler bu beklentiyi destekliyor. Amerika, İsrail ve İran arasında yaşanan gerilimin azalmasıyla birlikte petrol fiyatlarında gö­rülebilecek geri çekilme, enerji ve üretim maliyetleri üzerinde aşağı yönlü etki yaratabilir. Tür­kiye’de ise önceki aylarda yaşa­nan siyasi gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkileri önemli ölçü­de fiyatlara yansımış durum­da. Haziran ayında ise fiyatlar üzerinde ilave ve olağanüstü bir baskı yaratacak yeni bir geliş­menin bulunması beklenmiyor.

Bu nedenle Haziran enflasyo­nunun yüzde 1,20 ile yüzde 1,30 bandında gerçekleşmesi halin­de altı aylık enflasyon yaklaşık yüzde 18 seviyesinde oluşacak. Böylece SSK ve Bağ-Kur emek­lilerinin Temmuz ayında alacağı enflasyon oranının yüzde 18 ile yüzde 18,18 arasında gerçekle­şeceğini öngörüyoruz.

Memur ve memur emeklile­rinde ise toplu sözleşme farkı ve enflasyon farkı birlikte değer­lendirildiğinde Temmuz ayın­da toplam artışın yaklaşık yüzde 13,7 ile yüzde 14 arasında oluşa­cağı görülüyor.

Başka bir ifadeyle, artık gözler 3 Temmuz’a çevrilmiş olsa da enflasyon farkının hangi aralık­ta oluşacağı büyük ölçüde belli olmuş durumda.

Ancak burada asıl tartışılma­sı gereken konu, yalnızca zam oranlarının ne olacağı değil, bu zamların emeklilerin hayatına ne ölçüde etki edeceğidir.

Özellikle en düşük emekli ay­lığı alan milyonlarca kişi açı­sından yasal düzenleme kritik önem taşıyor. Eğer herhangi bir yasal düzenleme yapılmazsa, sadece kök aylıklara enflasyon farkı yansıtılacak. Bu durumda kök aylığı düşük olan ve yapı­lan artış sonrasında dahi en dü­şük emekli aylığının altında ka­lanlar yine mevcut taban aylık üzerinden ödeme almaya devam edecek.

En düşük aylıkta düzenleme bekleniyor

Bu nedenle en düşük emekli ay­lığı için mutlaka yasal bir düzen­leme yapılması bekleniyor. Sade­ce enflasyon farkı esas alınırsa en düşük emekli aylığının yaklaşık 23 bin 600 lira ile 23 bin 620 lira arasında oluşması mümkün görü­nüyor. Bunun siyasi bir kararla 24 bin lira ya da 25 bin lira seviyesine tamamlanması da ihtimaller ara­sında bulunuyor.

Ancak asıl mesele, yalnızca en düşük emekli aylığının ne kadar olacağı değil, bunun emeklilerin yaşam standartlarını ne ölçüde iyileştireceğidir.

Bugün Türkiye’de açıklanan aç­lık sınırı ile yoksulluk sınırı ra­kamlarına bakıldığında, milyon­larca emeklinin aldığı aylığın temel yaşam ihtiyaçlarını karşı­lamakta zorlandığı görülüyor. Ki­ra fiyatları son yıllarda çok hızlı arttı. Gıda harcamaları, ulaşım gi­derleri, sağlık masrafları ve eğitim harcamaları birçok aile için ciddi bir yük haline geldi.

Emeklinin bütçesinde en bü­yük payı oluşturan kira ve gıda gi­derleri karşısında, yapılan zamla­rın önemli bir bölümü daha maaş hesaba yatmadan eriyebiliyor. Bu nedenle yalnızca maaşların nomi­nal olarak artırılması, tek başına refah artışı anlamına gelmiyor.

Burada en önemli unsur, enflas­yonun kalıcı olarak düşürülmesi­dir. Çünkü enflasyon düşmediği sürece ücretler ve emekli aylıkları ne kadar artırılırsa artırılsın, sa­tın alma gücünde kalıcı bir iyileş­me sağlamak mümkün olmaz.

Ancak yalnızca enflasyonun düşmesi de yeterli değildir.

Çünkü geçmiş yıllarda yüksek enflasyon nedeniyle emeklilerin satın alma gücünde önemli kayıp­lar yaşandı. Bu kayıpların telafi edilmesi için, enflasyondaki dü­şüş sürecine eşlik edecek ilave iyi­leştirmelere de ihtiyaç bulunuyor. Düşen enflasyonun yanında emek­lilerin gelirlerinde yapılacak kade­meli iyileştirmeler, satın alma gü­cünün yeniden yükselmesini sağ­layabilir. Önümüzdeki dönemde ekonomi yönetiminin ve hüküme­tin üzerinde durması gereken en önemli başlıklardan biri de budur. Amaç sadece aylıkları artırmak değil, emeklilerin yeniden insanca yaşayabilecekleri, gelirlerinin te­mel ihtiyaçlarını karşılayabildiği ve geleceğe daha güvenle bakabil­dikleri bir ekonomik ortamı oluş­turmak olmalıdır. Temmuz ayında açıklanacak zam oranları önemli. Ancak emeklilerin asıl beklentisi, yalnızca birkaç puanlık artış de­ğil, kaybettikleri alım gücünü ye­niden kazanabilecekleri kalıcı çö­zümlerdir.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.421,15 -0,50 %
Dolar 46,4472 0,19 %
Euro 53,4752 0,30 %
Euro/Dolar 1,1513 0,10 %
Altın (GR) 6.551,89 -0,24 %
Altın (ONS) 4.285,03 0,64 %
Brent 78,5060 -0,95 %