Halka arz rüzgârının denetim sektörüne etkisi
ERKAN EREN
ARSEN Bağımsız Denetim A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı
Sermaye piyasalarındaki halka arz dinamikleri, şirketler için sadece bir kaynak arayışı değil, bağımsız denetim sektörü için de köklü bir niteliksel dönüşümün habercisi. Bilgi kirliliğinin yönetilmesi gereken bu dönemde bağımsız denetim raporu, yatırımcının elindeki en güçlü "güven endeksi" haline geliyor.
Son yıllarda Borsa İstanbul, 2021’deki 52 adetlik halka arzdan 2023’teki 56 adetlik zirveye uzanan, sermaye piyasası tarihimizin en hareketli dönemlerinden birine sahne oluyor. Mevcut konjonktürde kapıda bekleyen 150’den fazla firma, bu ilginin geçici bir heves değil, şirketlerimizin finansman yapısındaki yapısal bir kabuk değişimi olduğunu kanıtlıyor. Alternatif getiri arayışındaki yatırımcı ile finansman kaynaklarını çeşitlendirmek isteyen reel sektörün bu buluşması, denetim dünyasını da bu değişimin merkeze yerleştiriyor.
Klasik uzmanlıktan stratejik paydaşlığa
Bu yoğun trafik, denetim sektörünü sadece iş hacmiyle değil, "iş yapış biçimiyle" de dönüştürdü. Denetçiler artık sadece geçmiş finansal tabloları onaylayan teknik uzmanlar değil; şirketin halka arz yolculuğunda riskleri öngören ve şeffaflığı inşa eden stratejik birer paydaş konumunda. SPK ve KGK tarafından titizlikle uygulanan yüksek standartlar, denetim firmalarını daha disiplinli ve teknoloji odaklı bir yapıya zorlarken, denetim sektördeki kalite çıtasını da küresel rekabet seviyesine taşıdı.
Yatırımcının bilgi sigortası
Piyasalarda veri akışının hızlandığı, ancak "nitelikli bilgiye" ulaşmanın zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Bağımsız denetim tam bu noktada, yatırımcı için bir "bilgi sigortası" görevi görüyor. Hazırladığımız raporlar, şirketin sadece bugünkü rakamlarını değil; geçmişteki istikrarını, gelir kalitesini ve nakit yaratma gücünü tarafsız bir gözle ortaya koyuyor. Yatırımcı o rapora baktığında, gördüğü finansal tablonun bağımsız bir denetim süzgecinden geçtiğini bilerek karar veriyor. Bu, sermaye piyasalarının sürdürülebilirliği için vazgeçilmez bir güven mekanizmasıdır.
Sermaye piyasalarımızın geleceğinde "piyasa istikrarı" ve "yatırımcıyı koruma" ilkeleri daha da belirginleşecektir. Bu süreçte denetimde kalite, zamandan ve yoğunluktan bağımsız olarak taviz verilmemesi gereken yegâne unsurdur. Önümüzdeki dönemde daha seçici ve şeffaflık düzeyi yüksek şirketlerin öne çıktığı bir ekosistem, piyasa derinliğimizi artıracaktır.
Şirketler için kurumsallaşma sınavı
Halka arz yolundaki şirketlerin şunu görmesi kritik: Borsaya açılmak bir varış çizgisi değil, yeni bir başlangıçtır. Bu süreç; sürekli denetim, sürekli şeffaflık ve sürekli sorumluluk anlamına gelir. Yatırımcılara tavsiyemiz ise, kararlarını sadece talep yoğunluğu üzerinden değil; şirketin "finansal DNA’sı" olan denetim raporlarındaki borçluluk yapısına, nakit akışına ve kârlılık sürdürülebilirliğine bakarak vermeleridir.
Sonuç: Hız değil, güven yarışı
Halka arz dalgası, sermaye piyasalarının derinleşmesi adına önemli bir fırsat sunuyor. Ancak bu fırsatın kalıcı değere dönüşmesi, sadece arz sayısına ya da talep miktarına değil; üretilen finansal bilginin güvenilirliğine bağlı. Denetim tam da bu yüzden bir “maliyet kalemi” değil, piyasanın sigortasıdır; şirketlerin şeffaflık sınavını, yatırımcının da sağduyu testini güçlendirir.
Önümüzdeki dönemde halka arz ekosistemi daha seçici ve daha kontrollü bir çizgiye otururken, asıl rekabet alanı da netleşecek: Hızla borsaya çıkmak değil, sürdürülebilir kârlılık ve sağlam raporlama disipliniyle piyasada kalmak. Denetim firmaları için bu yeni dönem, yalnızca daha çok iş değil, daha çok sorumluluk demek. Şirketler için ise halka arz, bir kereye mahsus bir “finansman hamlesi” değil, sürekli ölçülen bir kurumsal olgunluk göstergesi.