Hız baskısı, güven açığı…Çözüm: Dayanıklılık

Küresel ekonominin yö­nü değişirken şirketlerin iç ritmi de hızlanıyor. Bir za­manlar strateji toplantılarında aylarca tartışılan kararlar ar­tık haftalar, hatta günler için­de alınmak zorunda. Ancak bu hızlanma, beraberinde başka bir soruyu getiriyor: Bu kadar hızlı değişen bir dünyada lider­ler neye güvenecek?

Veriye mi, sezgiye mi, teknolojiye mi yoksa organizasyonun kendisine mi? Tam da bu soruların ortasında yayımlanan PwC Türkiye’nin 29. Küresel CEO Araştırması, iş dünyasının içinden geçtiği kı­rılmayı net biçimde ortaya ko­yuyor.

Hız baskısı

Araştırmanın en çarpıcı bul­gularından biri, liderlerin tek­noloji karşısında hissettiği bas­kı. Türkiye’de CEO’ların yalnız­ca yüzde 24’ü önümüzdeki 12 ayda gelir artışı bekliyor. Küre­sel ortalamanın (yüzde 30) al­tında kalan bu oran, temkin­li bir iyimserliğe işaret ediyor. Ancak asıl dikkat çekici olan, bu temkinin arkasındaki ne­den. Türkiye’de ve dünyada CE­O’ların yüzde 42’si iş modelle­rinin teknolojik değişimin hızı­na yetişemediğini düşünüyor. Bu veri, klasik “dijital dönü­şüm” söyleminin ötesine geçil­diğini gösteriyor.

Artık mesele teknolojiye yatırım yapmanın ötesinde o teknolojinin hızına organizasyonu adapte edebil­mek. Türkiye’de CEO’ların yüz­de 29’u inovasyon kapasitesini sorgularken, yüzde 21’i şirket­lerinin uzun vadeli dayanıklılı­ğı konusunda tereddüt yaşıyor. Yapay zekâ tarafında tablo daha da net. Kullanım yaygınlaşsa da sonuçlar henüz sınırlı. Küresel CEO’ların yüzde 30’u yatırımla­rından somut bir geri dönüş ala­madığını söylüyor. Türkiye’dey­se şirketlerin yüzde 55’i henüz hiçbir fayda görmediğini ifade ediyor. Bu da yapay zekânın bir “verimlilik aracı” olmaktan çı­kıp gerçek bir büyüme motoru­na dönüşmesinin hala zaman alacağını gösteriyor.

Güven açığı

Hızın yarattığı baskının di­ğer yüzüyse güven. Araştırma­ya göre küresel CEO’ların en bü­yük risk algıları arasında siber tehditler (yüzde 30), enflasyon (yüzde 25) ve jeopolitik gerilim­ler (yüzde 23) yer alıyor. Türki­ye’de tablo daha keskin: Siber riskler yüzde 41, enflasyon yüz­de 39 ile açık ara önde. Bu fark, Türkiye’de liderlerin daha kırıl­gan bir ortamda karar aldığını gösteriyor. Üstelik güven mese­lesi sadece dış risklerle sınırlı değil.

Son 12 ayda CEO’ların üç­te biri veri kullanımı ve gizliliği konusunda paydaşlarından ge­len sorularla karşılaştığını be­lirtiyor. Yapay zekâ güvenliği ve “sorumlu teknoloji” başlıkları da giderek daha fazla sorgula­nıyor. Yani liderler artık sade­ce büyümeyi değil, güveni de yö­netmek zorunda. Müşterinin, yatırımcının ve hatta çalışanın güvenini kaybetmeden hızlan­mak… Belki de yeni dönemin en zor denklemi bu. Araştırmayı değerlendiren Cenk Ulu’nun şu tespiti bu tabloyu özetliyor: “Ar­tık bekle-gör dönemi değil, hızlı adaptasyon dönemi.”

Yeni liderlik

Geçtiğimiz günlerde düzen­lenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nde jeopolitik gerilim­lerden yapay zekâya, değişen müşteri beklentilerinden yeni yatırım modellerine kadar ge­niş bir gündem masaya yatırıl­dı. Dikkat çekici olan, neredeyse tüm oturumların aynı kavram­da birleşmesiydi: Dayanıklılık. Küresel belirsizliklerin arttığı, öngörü ufkunun daraldığı bu dö­nemde liderler için asıl mese­le büyümekten önce ayakta ka­labilmek, hatta bu dalgalanma içinde yön tayin edebilmek ola­rak öne çıktı.

Bugünün liderliği, eskisinden çok daha karmaşık bir denge gerektiriyor. Bir yanda hız, diğer yanda güven… Bir yan­da teknoloji, diğer yanda insan… Bu dengeyi kuramayan şirket­ler için risk sadece performans kaybı değil, varlıklarını sürdü­rebilme meselesine dönüşüyor. CEO’lar için yeni dönemin ajan­dası birkaç kritik başlıkta top­lanıyor:

Hızı organizasyona yay­mak: Teknoloji yatırımı tek ba­şına yeterli olmuyor. Karar alma süreçleri sadeleşmeden, ekipler yetkilendirilmeden hız gerçek bir rekabet avantajına dönüş­müyor.

● Yapay zekâyı operasyo­nun merkezine almak: Pilot projelerle sınırlı kalan yatırım­lar değer üretmiyor. Asıl fark, bu teknolojileri iş modelinin içine yerleştiren şirketlerde ortaya çıkıyor.

● Güveni yönetmek: Veri güvenliği, şeffaflık ve etik kul­lanım artık sadece IT konusu değil, doğrudan CEO gündemi. Güven kaybı, finansal kayıptan çok daha hızlı yayılıyor.

● Riskleri yeniden önce­liklendirmek: Türkiye özelin­de siber riskler ve enflasyon, kla­sik risk yönetimi yaklaşımının ötesinde ele alınmak zorunda.

● İnsan odağını kaybetme­mek: Tüm bu dönüşümün mer­kezinde hala insan var. Teknolo­jiye hızla adapte olan ama çalı­şanını geride bırakan şirketler sürdürülebilirlik sorunu yaşıyor.

Kısacası yeni dönemde kaza­nanlar, hızı güvenle birleştire­bilenler olacak. Çünkü bu çağda asıl rekabet, teknolojiyle değil o teknolojiyi ne kadar doğru yö­nettiğinizle ilgili.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.587,93 2,72 %
Dolar 44,8575 0,12 %
Euro 52,7608 -0,06 %
Euro/Dolar 1,1764 -0,15 %
Altın (GR) 7.014,72 1,50 %
Altın (ONS) 4.831,93 0,86 %
Brent 88,2215 -6,48 %