7 °C
Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Nihat Gökyiğit’in Doğa ve İnsan sevdası...

Nihat Gökyiğit geçenlerde 90. yaş gününü 590 sayfalık “Doğa ve İnsan Sevdam” isimli yaşam öyküsünü anlattığı kitabını yayınlarak kutladı. İş adamlığı yanında önemli bir doğasever ve kültür adamı olan Gökyiğit, kitabında 1925 yılında Artvin’de başlayan 90 yıllık yaşam öküsünü anlatırken, öncelikle soyunun yaşam öyküsünü sunuyor.

Kitabını gönderirken şu notu eklemiş: “Doksan yaşımı aşarken ben de hayat hikayemi kaleme aldım. Kitapta Tekfen tarihi yanında, sosyal sorumluluk alanındaki gayretlerime ve şahit olduğum ekonomik ve siyasi olaylara da yer vermeye çalıştım.”

Gökyiğit, 90 yıldan geçmişe bakarken kendi kendine sorduğu, “Yeniden dünyaya gelsem, acaba ihmal ettiğim nelerin yaşamımda yer almasını isterdim!” sorusuna şu yanıtı veriyor:

“Tabii aklıma çok sayıda ihmal geliyor. Ancak, bunlardan ikisi bu kitabı yazarken daha belirgin oldu. Biri, daha çok kitap okumaya zaman ayırma, diğeri hatıralarımı bir günlüğe kaydetme...”

Gökyiğit, kitabında yaşamını, bir iş adamı olarak yaşadıklarını her yönüyle detaylı bir şekilde anlatıyor. DEİK, TÜSİAD ve TEMA vakfındaki çalışmalarını, yer aldığı kırsal kalkınma projesini, doğa turlarını, arıcılık çalışmalarını, eşi adına gerçekleştirdiği botanik bahçesinin kuruluşunu bize anlatıyor. Anılarında derin bir doğa sevgisi her yönüyle gündeme geliyor.

Kitabın son bölümünde “Hayat Felsefesini” dile getirirken şöyle diyor:

“Kaleme aldığım hayat hikayem, şüphesiz hayat felsefemi; özellikle yaşamı mutlu ve başarılı kılma yolundaki gayretlerimi içeriyor. Bu metin, bunları özetleyerek bir araya toplama düşüncesiyle ortaya çıktı... Hayatta kalite, huzur ve mutluluk için, şüphesiz bazı ön şartlar vardır. ‘Merhamet ve saygı durumlarından mahrum olmamak’ ‘Yoksul ve cahil kalmamak, önemli sağlık sorunu çekmemek’ ‘Aile mutluluğu ve sevdiğimiz işin sahibi olmak’  ‘Yılmadan çok çalışmak...’ Ancak bunların şart, ama yeterli olmadığını da gördüm. Daima, hayatın bana telkin ettiği bazı ilkelerle yaşamaya çalıştım.”

Nihat Gökyiğit, bunun ardından Yunus Emre, Mevlana’dan alıntılarla bezediği 17 ilkeyi sıralıyor:

“Özverili ve güvenli ol!../Olumlu yaklaş!../ Sabırlı ol!../ Üşenme ve erteleme!../ Planla ve verim artır!../Dayanışma içinde ol ve paylaş!../Daha iyisini yap!../ Telaş etme, panik yapma!../ Rekabet et!../ Suçlama kendini sorgula!../Alçakgönüllü ol!../Hoşgör, bağışla ve dost kazan!.../Uzlaşmacı ol!../ Etik değerleri unutma!../Doğaya dost kal!.. / Sosyal sorumluluk üstlen!../Manevi duyguların ve inancın olsun!..”

Gökyiğit bazen içinden geçen yakarışı da şöyle dile getiriyor:

“Yarabbim!

Ülkemize, doğaya, bütün canlılara ve insanlığa hizmet için;

Ne kadar geniş, ne kadar önemli imkan ve fırsatlar yaratıyorsun.

Bu nasipler için şükürler olsun...

Hikmetlerinden sual olunmaz ama, 

Bu yolda bize, biraz daha mühlet ihsan edebilsen!”

Gökyiğit’in anıları keyifle okunan, bilgilendiren, yılmadan zorlukları aşmanın örneklerini ortaya koyan, yön gösteren ve doğa sevgisi aşılayan özellikler taşıyor.