6 °C
Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

“Oh! temmuz-ağustos dönemi geldi” sözü geride mi kalıyor?

Geçmiş yıllarda enflasyon beklentileri ile ilgili değerlendirme yaparken, “Oh! temmuz-ağustos dönemi geldi. Tarım ürünlerinde bolluk, bereketle enfl asyon artış değil, düşüş gösterecek” derdik. Sonra, eylül ayında okulların açılmasının getirdiği eğitim masrafl arı ve kış hazırlığı masrafl arının enfl asyonu artırıcı unsurlar olduğu bilindiği için temmuz-ağustos döneminin enfl asyonunun eksi çıkması çok önemli bir konuydu. Bu enfl asyonun frenlenmesinde ve yıl sonu enfl asyonunun dengelenmesinde olumlu rol oynardı... 

Son beş yılın temmuz-ağustos enfl asyonlarına baktığımda ortaya çıkan TÜFE sonuçları şöyle: 2010 Temmuz’unda binde 48, 2011’de binde 41, 2012’de binde 23 düşüş yaşanırken, 2013’te binde 31, 2014’te binde 45 artış göstermiş. Geleneksel olarak ağustos aylarında düşüş yaşanırken son beş yıl içinde TÜFE’de sadece 2013 yılında binde 10’luk bir düşüş kaydedilmiş. Buna karşılık 2010’da binde 40, 2011’de binde 73, 2012’de binde 56 ve bu yıl binde 9 artış olmuş. 

Bunun sonucunda yıllık TÜ- FE’nin temmuz-ağustosta en düşük olduğu yıl 2011 yılı olarak karşımıza çıkıyor. 2011 Temmuz’un da yıllık TÜFE gerçekleşmesi yüzde 6.31, ağustos ayı gerçekleşmesi yüzde 6.65 olurken, en yüksek yıllık gerçekleşmeler ise bu yıl temmuz ayında yıllık TÜFE gerçekleşmesi yüzde 9.32, ağustosta yüzde 9.54 ile sonuç vermiş. 

Merkez Bankası son dönemde yaptığı açıklamalarda enfl asyonda gıda fiyatlarının olumsuz etkisinden ve katılığından söz ediyor. 

Son dönemde tarımsal ürün fiyatlarını yukarıya çekecek bir gelişme daha söz konusu. AB ülkeleriyle Ukrayna sorunu nedeniyle yaşadığı olumsuzluklar sonrası Rusya, Türkiye’den tarımsal ürün ve süt alımını artıracağını açıkladı. İhracat artışı açısından bu gelişme olumlu sonuç verecektir. Ancak, yurt içinde tarımsal ürün fiyatlarında artışa yol açarak, enfl asyonu olumsuz etkileyeceği yönünde yorumlara neden olduğu da görülüyor. 

Tarımsal ürünlerde tarla çıkış fiyatı ile tüketiciye sunulan fiyatlar arasında büyük farklar olduğunu biliyoruz. O nedenle bu artışın frenlenmesi için yapılabilecekler ve buna bağlı alınabilecek önlemler konusunda çalışma yapılmasına ihtiyaç var. Üretim-tüketim zincirinde fiyat artışını suni olarak yükselten konuların tesbiti ile bu konularda tedbirler alınması gerekiyor. 

Tarımsal ürünlerde fiyat artışlarının enfl asyonu olumsuz etkilemesini istemiyorsak, üretim artışını destekleyecek önlemleri de hayata geçirmemiz gerekir. Yani hem üretimi artırarak arzı çoğaltmaya hem de fiyat artışlarını kontrol altına almak için tedbirlere gündemimizde yer vermemize ihtiyaç var.