Savaşın gölgesinde IMF-Dünya Bankası toplantıları
2026 yılı IMF-Dünya Bankası bahar toplantıları başladı. Toplantılar bu yıl İran-ABD/İsrail savaşının gölgesinde yapılıyor. Esasen 2020 pandemi yılından günümüze hemen hemen her yıl olumsuz bir senaryo ile karşılaşıyor dünya ekonomi gündemi. Türkiye ekonomisi de bu olaylar karşısında izole değil.
Geçtiğimiz iki yazımızda savaşın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkileri üzerine yazmıştık. Bu hafta da IMF’nin tahminlerini kullanarak dünya ekonomisi üzerindeki etkilerini tartışacağız.
Savaşın gelişmiş ülkelerde büyüme ve enflasyon etkisi
2025 yılı Ekim ayı IMF Küresel Görünüm raporunda küresel ekonominin 2026 yılında %3,1 büyüyeceği tahmin edilmişti. 2026 Nisan raporunda küresel büyüme hızının değişmediğini görüyoruz. Fakat gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler ayrımında önemli farklar var. IMF 2026 tahminlerini gelişmiş ülkeler lehine %1,6’dan %1,8’e revize etmiş. ABD’nin büyüme hızı %2,1’den %2,3’e yükselirken Euro bölgesi %1,1’de sabit kalmış. Diğer gelişmiş ülkelerin büyüme tahmini %1,8’den %2,1’e yükseltilmiş.
Ana ticaret ortaklarımızdan Almanya’nın büyüme tahmini %0,9’dan %0,8’e güncellenirken Fransa’da %0.9 ile değişiklik yok. İtalya’nın büyüme tahmini ise %0,8’den %0,5’e güncellenmiş. İngiltere’nin büyüme tahmini %1,3’ten %0,8’e düşürülmüş.
ABD için 2026 yılında tüketici fiyatlarında %3,2 artış öngörülmüş. Önceki tahmin %2,4’tü. Euro bölgesi için %1,9 olan enflasyon tahmini %2,6’ya yükseltilmiş. İngiltere için %2,5’ten %3,2’ye güncelleme söz konusu.
ABD için 2026 ve sonrasında çıktı açığı öngörülmüyor. Euro bölgesinde ise 2026 ve 2027 yıllarında negatif çıktı açığının süreceği tahmin edilmiş. Bir başka deyişle, kısa vadede euro alanı için umut ışığı yakmamış IMF. Almanya’nın milli gelirinin %1’ine yaklaşan çıktığı açığının ancak 2028’de kapanacağı öngörülmüş. Fransa’da çıktığı açığı daha düşük olmakla birlikte önümüzdeki yıllarda sürmesi bekleniyor.
Savaşın gelişmekte olan ülkelerde büyüme ve enflasyon etkisi
Gelişmekte olan ülkelerin 2026 büyüme hızı %4,2’den %3,9’a düşürülmüş. Uzak doğunun büyüme tahmini %4,7’den %4,9’a yükseltilirken, Orta Doğu’nun büyüme tahmini %3,8’den %1,9’a düşürülmüş. Gelişmekte olan Avrupa ülkelerinin büyüme tahmini %1,8’den %2’ye yükseltilmiş.
Çin’in büyüme tahmini %4,2’den %4,4’e yükseltilirken Hindistan’ın %6,6’dan %6,5’e düşürülmüş. Türkiye’nin büyüme tahmini %3,7’den %3,4’e güncellenirken Rusya’nın %1’den %1,1’e yükseltilmiş. Önemli ticaret ortaklarımızdan Irak’ın büyüme tahmini %3,6’dan -%6,8’e güncellenmiş. İran’ın %1,1 olan büyüme tahmini ise -%6,1’e düşürülmüş. Türkiye için Ekim ayında %24,7 olan enflasyon tahmini son raporda %28,6’ya güncellenmiş.
2025 yılı Ekim ayında yapılan tahminlerde dünya ticaretinin 2026 yılında %2,3 büyüyeceği tahmin edilmişti. Son raporda büyüme hızı %2,8’e güncellenmiş. Gelişmiş ülkelerin ihracatı %1,7’den %2,5’e, gelişmekte olan ülkelerin ihracatı %3,3’ten %3,5’e yükseltilmiş. Gelişmiş ülkelerin ithalatı %1,3’ten %2,6’ya, gelişmekte olan ülkelerin ithalatı %4’ten %2,7’ye güncellenmiş.
IMF’nin tahminlerinden çıkartacağımız sonuçlar:
IMF’nin tahminlerinden görüldüğü üzere savaşın ekonomiler üzerinde reel etkisi sınırlı olacak. IMF bu sonuca varırken savaşın kısa süreli olacağı varsayımında bulunmuş diye düşünüyoruz. Üretim anlamında asıl olumsuz etki bölge ülkeleri ve bu ülkeler ile ticaret yapan ülkelerde görülecek. Türkiye’nin bu anlamda dezavantajlı ülkeler arasında olduğu söylenebilir. Fiyat artışları ise hem gelişmekte hem de gelişmiş ülkelerde gözlenecek. Bu daha tahmin edilebilir bir sonuç. Fakat artan fiyatların para politikasında kayda değer bir sıkılaştırmaya neden olmayacağı varsayılmış ki büyüme tahminlerinde olumsuz bir durum gözlenmiyor.
Küresel ticaretin savaşa rağmen artacağı öngörülüyor. Küresel ticaretin artışı Rusya-Ukrayna savaşı ve ABD tarifelerine rağmen hız kesmedi. Önümüzdeki dönemde de artma eğiliminin süreceğini düşünüyoruz.
Fakat bu artış homojen olmayacak. Türkiye’nin küresel ticaretten aldığı payın artması için aktif politika arayışına ihtiyaç var.