Tarıma trilyonlar akıyorsa, neden hala üzüm dalda, çiftçi darda

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Tarım destekleri, ihracat des­tekleri, milyarlarca liralık ka­mu kaynağı. Destekler çiftçinin cebine, girdi maliyetlerini düşür­meye, ihracatın büyümesine ne kadar yansıyor?

Ege İhracatçı Birlikleri'ne göre, 2026'nın ilk dokuz ayında Egeli ih­racatçılara verilen devlet destekle­ri yüzde 18,2 artarak 2 milyar 158 milyon TL'ye ulaştı. Yurt dışı fu­ar katılımı ile Marka ve TURQU­ALITY destekleri toplamın yüzde 52,4'ünü oluşturdu. Küresel teda­rik zinciri destekleri 425 bin TL'den 192,3 milyon TL'ye, e-ihracat des­tekleri yüzde 104,1 artışla 79,2 mil­yon TL'ye yükseldi. Yeşil Mutaba­kata Uyum Projesi kapsamındaki Responsible desteği ise yüzde 351,4 artarak 16,1 milyon TL'ye ulaştı.

Ticaret Bakanlığı'nın 2025'teki toplam 33 milyar TL'lik ihracat des­tekleri, 2026 yılında yüzde 36 artış­la 45 milyar TL'ye çıkarıldı. 2027 bütçe taslağında desteklerin 65 mil­yar TL'ye yükseltilmesi planlanı­yor. İhracatçıların beklentisi top­lam ihracatın yüzde 1'i kadar destek almak. Desteklerin ne kadarının ta­rımsal ihracata ayrıldığı net değil.

Tarıma kişi başı 54 bin tl destek verildi

Bir tarafta ihracatçıya verilen des­tekler, diğer tarafta tarlaya, çiftçi­ye ayrılan destekler. 2025 yılında 135 milyar TL olan tarımsal destek­ler, zirai don nedeniyle 158,55 milyar TL'ye yükseldi. 2,9 milyon çiftçi des­teklerden yararlandı. Kişi başı 54 bin TL'ye tekabül ediyor. Bozdur bozdur harca. Elbette tüm çiftçiler aynı bü­yüklükte değil, bu sadece istatistik.

Bu kadar desteğe rağmen hâlâ neden hayvan ithal ediyoruz?

Hayvancılık desteklerinin 2027'de yüzde 43,4 artışla 52 milyar 504 mil­yon TL'ye çıkarılması planlanıyor. Bu kadar hayvansal desteğe rağmen Türkiye hâlâ neden milyarlarca do­larlık canlı hayvan ve hayvan yemi ithalatı yapıyor, kınalı kuzular da mı bir sıkıntı var.

Bolluk yılında afeti yaşayan çiftçi

Destekler dâhil olmak üzere 2027'de tarıma ayrılacak toplam kaynak 1 trilyon 305 milyar TL. 268 milyar TL'si tarım sektörü ya­tırımlarına, 325 milyar TL'si ta­rımsal kredi desteklerine, 342 mil­yar TL'si vergi harcamalarına, 135 milyar TL'si ise tarımsal KİT'lerin finansmanı ve ihracat destekleri­ne ayrılacak. Trilyonu bulan des­teklere rağmen hâlâ ne çiftçinin ne ihracatçının ne de tüketicinin mut­lu olamaması manidar. Üstelik pek çok üründe çiftçi bolluk yılında afe­ti yaşıyor.

Desteğe rağmen “tarım bitti” neden?

Çiftçinin mazot maliyetinin yüz­de 50'sinin, gübre maliyetinin yüz­de 25'inin kamu tarafından karşı­lanmasına rağmen girdi maliyetle­rinin ve gıda fiyatlarının bu denli yüksek olması, desteğin miktarın­dan çok etkinliğini tartışmaya açı­yor. Üstelik tarımsal kredilerin faiz giderlerinin de ortalama yüzde 70'i Hazine tarafından üstleniliyor. Da­ğıtılan desteğe rağmen elde edilen “tarım bitti” algısı, bir yerlerde unu­tulan bir sorunun varlığına işaret ediyor.

2024'teki 36,19 milyar dolar­lık tarımsal ihracat, 2025'te 36,41 milyar dolara yükseldi. Artış yal­nızca yüzde 0,6. Zeytin ve zeytin­yağında yüzde 39, fındık ve ma­mullerinde yüzde 5,7, meyve ve sebzelerde yüzde 5,1'lik bir ih­racat kaybı yaşandı. Türk tarı­mı genel anlamda 2025'te yüzde 8,8 küçüldü. 2025, iklimin tarıma etkisinin gerçek bir sinyali olarak okunması gerekmez mi?

Destekler yemek tarifi vermeye değil, lisanslı depo gibi güçlü lojistik ağlara harcanmalı

2026'nın ilk dokuz ayında yaş meyve ve sebze ihracatında yüzde 42,2'lik artış gerçekleşmesine rağ­men hâlâ ürünün dalda kalmasın­dan söz ediyorsak, ihracat kapasite­mize dair sorunları tartışmaya aç­mak zorundayız. İhracatçıya verilen desteklerin geçmişte “Ürün Tanıtma Grupları” programıyla nasıl suisti­mal edildiği hâlâ hatıralarımızda. İh­racatçıya verilen fuar desteği, üç beş kişinin katıldığı programlarda Türk yemekleri tarifi verme etkinliği gibi artık küresel ticarette önemi olma­yan programlara mı gidiyor? İhra­catçı desteği, bolluk zamanı da yok­luk zamanı da ürünü stoklayabilecek lisanslı depolara, küresel tarım tica­retinde güçlü lojistik ağların kurul­masına, değişen beslenme alışkan­lıklarına göre yeni ürün gamı çalış­maları yapmaya ayrılmak zorunda.

Velhasıl, ihracat desteği ülkede üretilen her bir gram ürüne değer katamıyor, yeni müşteri kazandıra­mıyor, gıda fiyatlarını düşüremiyor, çiftçiyi mutlu edemiyor, iklim etki­sinin tarımda bu denli ağır yaşan­masını engelleyemiyorsa ya yeni bir yol bulmak ya da yeni bir yol inşa et­mek gerek.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 11.165,44 0,13 %
Dolar 49,8370 0,06 %
Euro 55,5909 0,32 %
Euro/Dolar 1,1155 0,28 %
Altın (GR) 6.499,24 0,69 %
Altın (ONS) 4.038,73 -0,54 %
Brent 111,29 1,38 %