Bayram ikramiyesi en az 17.510 TL, normalde 20.000 TL olmalı!

Emeklilere bayram ikramiyesi öden­mesi, Türkiye’nin sosyal politika gündemine ilk kez “ek bir destek” baş­lığıyla girmiş gibi görün­se de, gerçekte çok daha derin bir ihtiyacın sonu­cuydu: Emekli aylıkları düşük kaldığı için “kök­lü çözüm” üretilememiş, kayıplar ikramiye ile telafi edilmeye çalı­şılmıştı.

Bu nedenle bayram ikramiye­si yalnızca bir ödeme kalemi de­ğildir. Aynı zamanda emekli geli­rinin zaman içinde nasıl eridiği­ni, ücretlerin ve aylıkların alım gücünü nasıl kaybettiğini ortaya koyan güçlü bir göstergedir.

Bugün ikramiye tutarı yeniden tartışılırken, meseleyi doğru an­lamanın yolu şudur:

Nominal artışlara değil, oran­lara ve karşılaştırmalara bakmak gerekir.

Bu yazıda iki temel kıyas üze­rinden ilerleyeceğim:

1- Bayram ikramiyesinin asgari ücrete oranı,

2-Bayram ikramiyesinin en dü­şük tamamlanan emekli aylı­ğına göre seviyesi.

2018: İkramiye bir “telafi aracı” olarak doğdu!

2018 yılında emeklilere Ra­mazan ve Kurban Bayramı’nda 1.000’er TL bayram ikramiye­si ödenmesi kararlaştırıldı ve bu uygulama yasal düzenlemeyle hayata geçirildi.

Bu düzenlemenin kritik yö­nü şuydu:

Bayram ikramiyesi, emeklile­rin yaşadığı gelir kaybına karşı bir “refah artışı” değil; geçici bir telafi mekanizması olarak tasar­lanmıştı.

2018’de net asgari ücret 1.603 TL idi.

Bayram ikramiyesi ise 1.000 TL olarak belirlendi.

Bu durumda bayram ikramiye­si, 2018 yılındaki asgari ücretin:

1.000 / 1.603 = %62,36’sına denk geliyordu.

Bu oran çok önemlidir. Çünkü ikramiye başlangıçta “küçük bir harçlık” değil, asgari ücretle kı­yaslandığında ciddi bir seviyeyi temsil ediyordu.

2019: En düşük tamamlanan aylık 1.000 TL’ye geldi – ikra­miyenin anlamı büyüdü

Bayram ikramiyesinin gerçek işlevini anlamak için 2019’a da bakmak gerekiyor.

Emekli aylıkları o kadar düşük bir düzeyde kalmıştı ki, kısa sü­re sonra “en düşük emekli aylığı” için bir taban tamamlama yakla­şımı benimsendi.

Bu çerçevede 2019 yılında en düşük emekli aylığı 1.000 TL ola­rak uygulandı.

Bu veri bize şunu söylüyor:

-2018’de bayram ikramiyesi 1.000 TL olarak belirlendi.

-2019’da en düşük tamamla­nan emekli aylığı da 1.000 TL dü­zeyine taşındı.

Yani bayram ikramiyesi baş­langıçta yalnızca “bayram des­teği” olmakla kalmadı; sistemin geldiği noktada en düşük emekli gelirinin tabanı ile aynı seviyeye oturdu.

Başka bir ifadeyle:

Bayram ikramiyesi bir ek öde­me değil, emeklilik gelirinin ye­tersizliğini gösteren bir ölçüye dönüştü.

2020: En düşük tamamlanan aylık 1.500 TL’ye çıktı – ikra­miye aynı çizgide gitmedi

Bu taban uygulaması bir süre sonra güncellendi.

En düşük emekli aylığı 2020 yılında 1.500 TL’ye yükseltildi ve bu değişiklik 2020 Nisan döne­minden itibaren uygulandı.

Kritik sorun tam burada baş­ladı:

Emeklilikte taban aylık yük­seltilirken, bayram ikramiyesi aynı hızla, aynı mantıkla ve aynı ölçekte güncellenmedi.

Dolayısıyla ikramiye, kuruluş gerekçesindeki “telafi edici” ro­lünü zaman içinde kaybetmeye başladı.

Bugün: Asgari ücret arttı, ikramiye oran olarak çöktü

Bugün için konuşulan senaryo­larda bayram ikramiyesinin yüz­de 25 artışla 5.000 TL olabileceği ifade ediliyor.

Ancak burada sorulması gere­ken soru şudur:

Bayram ikramiyesi, 2018’deki “asgari ücrete oranını” koruyabi­liyor mu?

2018’de ikramiye, asgari ücre­tin %62,36’sıydı. Bu oran bugün korunmuş olsaydı, bayram ik­ramiyesi: 28.075 TL x %62,36 = 17.510 TL olmalıydı.

Yani bugün bayram ikramiyesi tartışması “5.000 TL mi olsun?” eksenine sıkışmamalı; gerçekçi ölçü şudur:

-Bayram ikramiyesi en az 17.500 TL olmalıdır. Çünkü 2018’deki oran budur.

İkramiye 5.000 TL olursa: As­gari ücret karşısında %17,8’e dü­şüyor

Bir de “5.000 TL olursa ne olur?” sorusunu oranla görelim: 5.000 / 28.075 = %17,8

Yani ikramiye, asgari ücretin:

-2018’de %62,36’sıyken

-bugün %17,8’ine düşmüş ola­cak.

Bu tablo bir “iyileşme” değil, reel bir gerilemedir.

Nominal artış var gibi görün­se de ikramiye, asgari ücret kar­şısında üçte birine yakın bir dü­zeye gerilemiş durumdadır. Tüm sabit ücretler ve emekli aylıkları da aynı mantıkla artarken azalı­yor…

En düşük tamamlanan aylık kıyası: İkramiye 20.000 TL çiz­gisinin de altında kalmamalı

İkinci ve en kritik kıyas da şu­dur: Bayram ikramiyesi, daha ilk yıllarında (2019 itibarıyla) en düşük tamamlanan emekli aylı­ğı ile aynı seviyede konuşulmaya başlanmıştı.

Bu durum, ikramiyenin yalnız­ca “bayram masrafı desteği” de­ğil; emekli aylıklarındaki yeter­sizliğin telafi aracı olduğunu te­yit eder.

Bugün “tamamlanan en düşük aylık” uygulaması 20.000 TL dü­zeyindeyse, ikramiye sadece as­gari ücret oranından değil, aynı zamanda bu tamamlanan gelir mantığından da değerlendiril­melidir.

Bu çerçeveden bakıldığında:

-17.500 TL (asgari ücret oranı açısından) artık bir “alt sınırdır”.

-20.000 TL ve üzeri ise (ta­mamlanan aylık seviyesi açısın­dan) ikramiyenin sistem içindeki eski rolünü koruması için gerekli ölçektir.

Çünkü başlangıçta ikramiye, fiilen “en düşük emekli aylığının üzerinde” bir değerdeydi.

2025’te 4.000 TL’ye çıktı ama ikramiye “ikramiye” olmaktan uzaklaştı

Bayram ikramiyesi 2025 yılın­da 4.000 TL olarak uygulandı.

Bu artışlar, emekli açısından elbette önemlidir; fakat asıl me­sele şu: İkramiye artık enflas­yon ve yaşam maliyeti karşısında “bayram harçlığı” seviyesine çe­kilmiş durumda.

Nitekim ikramiyenin enflas­yon karşısındaki erimesine dair çalışmalar da, ikramiyenin ger­çek alım gücünün ciddi biçimde düştüğünü ortaya koyuyor.

Sonuç: 5.000 TL “artış” değil, düşüşün yeni adı olur!

Bayram ikramiyesinin bugün 5.000 TL’ye çıkacağı beklentisi, ilk bakışta artış gibi görünebilir.

Ama gerçek tablo şudur:

-İkramiye 2018’de asgari ücre­tin %62,36’sıydı.

-Bugün aynı oran korunsa ik­ramiye 17.510 TL olmalıydı.

-5.000 TL olursa ikramiye as­gari ücretin %17,8’ine düşecek.

Üstelik ikramiye, 2019’da en düşük tamamlanan aylıkla aynı seviyeye gelmiş bir telafi aracıy­dı.

Bugün tamamlanan aylık 20.000 TL düzeyindeyse, ikrami­ye 5.000 TL ile bu mantığın çok gerisine düşmektedir.

Bu nedenle bayram ikramiyesi tartışmasında doğru adres şudur:

-Bayram ikramiyesi en az 17.500 TL olmalıdır.

-Emekli gelirinin taban sevi­yesi açısından ise 20.000 TL ve üzeri tartışılmalıdır.

Aksi halde 5.000 TL, emekli­nin kaybını telafi etmek yerine yalnızca “rakam yükseldi” görün­tüsü vererek, alım gücü kaybını perdeleyen bir nominal artış ola­rak kalacaktır.

Yazara Ait Diğer Yazılar