Çocuklara ölüm aylığı: Kız ve erkek çocuklar için farklı kurallar

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Ölüm aylığı konusunda en fazla tereddüt yaşanan konuların başında, hak sahi­bi çocuklara ilişkin hüküm­ler geliyor.

Özellikle “Kız ço­cuklarında yaş sınırı var mı?”, “Üniversiteyi bitiren erkek çocuğun aylığı ne zaman kesi­lir?”, “Çalışmaya başlayan ço­cuk ölüm aylığı almaya devam edebilir mi?” gibi sorular, Sos­yal Güvenlik Kurumu’na en sık yöneltilen sorular arasında yer alıyor. Oysa 5510 sayılı Sosyal Si­gortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, kız ve erkek çocukları için farklı hak sahipliği koşulları öngö­rüyor. Bu nedenle her çocuğun du­rumu kendi şartları içinde değer­lendirilmek zorunda.

Aynı ailede farklı uygulamalar mümkün

Uygulamada dikkat çeken nokta­lardan biri de aynı ailede bulunan çocuklar arasında farklı sonuçların ortaya çıkabilmesi.

Örneğin üniversite öğrenimine devam eden erkek çocuk ölüm ay­lığı almaya devam ederken, aynı ai­lede çalışan kız çocuğunun aylığı kesilebiliyor. Ya da evlenen kız ço­cuğunun aylığı sona ererken, öğre­nimini sürdüren erkek kardeşi ay­lık almaya devam edebiliyor.

Bu nedenle “Kardeşim alıyor, ben neden alamıyorum?” sorusu­nun tek bir cevabı bulunmuyor.

Erkek çocuklarında yaş ve eğitim belirleyici

5510 sayılı Kanun’a göre erkek çocukların ölüm aylığından yarar­lanabilmesi belirli yaş sınırlarına bağlı.

Buna göre;

-Öğrenim görmeyen erkek ço­cuklar için 18 yaş,

-Ortaöğrenime devam edenler için 20 yaş,

-Yükseköğrenim görenler için ise 25 yaş üst sınır olarak uygula­nıyor.

Ancak yalnızca yaş şartını taşı­mak yeterli değil. Erkek çocuğun Kanunda belirtilen istisnalar dı­şında çalışmaması ve kendi sigor­talılığı nedeniyle gelir veya aylık almaması da gerekiyor.

Dolayısıyla hem yaş hem de sos­yal güvenlik durumu birlikte de­ğerlendiriliyor.

2018 düzenlemesi önemli bir değişiklik getirdi

27 Mart 2018 tarihinde yürür­lüğe giren düzenleme, özellikle öğ­renci olan erkek çocuklar açısın­dan önemli bir değişiklik yaptı.

Buna göre, belirlenen yaş ve öğ­renim şartlarını taşıyan ve 4/1-(a) kapsamında çalışan hak sahibi ço­cukların aylıkları, yalnızca çalış­maya başladıkları gerekçesiyle ke­silmiyor.

Bu düzenleme, eğitimini sürdü­rürken çalışan gençlerin ölüm ay­lığı haklarının korunmasını amaç­lıyor.

Ancak bu uygulamanın bütün çocuklar için geçerli olduğu veya her çalışma halinde aylığın devam edeceği şeklinde yorumlanması doğru değil. Her olayın kendi şart­ları ayrıca değerlendiriliyor.

Kız çocuklarında yaş sınırı bulunmuyor

Toplumda en çok yanlış bilinen konulardan biri de kız çocukları­nın belirli bir yaşa geldiklerinde ölüm aylığını kaybedeceği yönün­deki düşünce.

Oysa 5510 sayılı Kanun’da kız çocukları için yaş veya öğrenim şartı bulunmuyor.

Ancak bunun yerine farklı ko­şullar aranıyor.

Kız çocuklarının;

-Evli olmaması,

-Kanunda belirtilen istisnalar dışında çalışmaması,

-Kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almaması gereki­yor.

Bu şartlar devam ettiği sürece yaş kaç olursa olsun ölüm aylığın­dan yararlanılması mümkün olabi­liyor.

Evlenme aylığın sona ermesine neden oluyor

Kız çocukları bakımından en önemli değişikliklerden biri evlen­me.

Evlenilmesi halinde ölüm aylığı kesiliyor.

Ancak evliliğin daha sonra bo­şanma veya eşin vefatı nedeniyle sona ermesi halinde, diğer hak sa­hipliği şartları da devam ediyor­sa yeniden ölüm aylığı bağlanması mümkün olabiliyor.

Bu nedenle medeni durumdaki değişikliklerin SGK’ya zama­nında bildirilmesi büyük önem taşıyor.

Malul çocuklar için farklı hükümler uygulanıyor

Çalışma gücünün en az yüz­de 60’ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulu tarafından tes­pit edilen malul çocuklar için ise farklı hükümler uygulanı­yor.

Bu kişilerde yaş, cinsiyet veya öğrenim şartı aranmıyor.

Ancak;

-Çalışmaya başlanması,

-Kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanması,

-Yapılan kontrol muayenesinde maluliyet şartlarının ortadan kalk­tığının tespit edilmesi halinde ölüm aylığı sona erebi­liyor.

En çok yapılan hatalar

Uygulamada çocukların hak sa­hipliği konusunda en sık karşılaşı­lan yanlışlar şunlar:

-Kız çocuklarının belirli bir yaşta mutlaka aylıklarının kesile­ceğini düşünmek.

-Üniversite öğrencisi erkek ço­cukların her durumda ölüm aylığı almaya devam edeceğini sanmak.

-Çalışmaya başlanmasının hiç­bir etkisinin olmayacağını veya tam tersine her durumda aylığın kesileceğini zannetmek.

* Öğrenim durumundaki deği­şiklikleri SGK’ya bildirmemek.

lEvlenme veya boşanma gibi medeni durum değişikliklerini Ku­ruma bildirmemek.

Bu hatalar, hem hak kayıplarına hem de yersiz ödeme nedeniyle ge­ri ödeme yükümlülüğüne yol aça­biliyor.

Sonuç:

Çocuklara bağlanan ölüm aylı­ğında tek tip uygulama bulunmu­yor. Kız çocukları ile erkek çocuk­ları için farklı hak sahipliği şartları uygulanırken, yaş, öğrenim, çalış­ma hayatı, medeni durum ve malu­liyet gibi birçok unsur birlikte de­ğerlendiriliyor.

Bu nedenle ölüm aylığı konusun­da doğru bilgiye ulaşmak ve hak kaybı yaşamamak için her olayın kendi hukuki koşulları içinde de­ğerlendirilmesi gerekiyor.

Gelecek yazımızda, ölüm aylı­ğında anne ve babanın hangi şart­larda aylık alabileceğini, “artan hisse” uygulamasını ve uygulama­da en çok karşılaşılan sorunları ele alacağız.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 13.687,86 -0,63 %
Dolar 47,3961 0,04 %
Euro 53,9933 0,08 %
Euro/Dolar 1,1385 -0,02 %
Altın (GR) 6.123,92 -0,90 %
Altın (ONS) 4.017,89 -0,27 %
Brent 81,9725 -3,84 %