Enflasyon raporu

Enflasyon raporları eko­nomideki beklentileri yönetebilmek için çok önem­li çapa görevi görürler. Mikro ölçekte özel sektör kurumları kendi faaliyetleri için bu ra­pordaki parametrelerle öngö­rüleri veri alıp, kendi iktisadi faaliyetlerini bunlarla uyum­lu hale getirmeye çalışırlar. Her bir firma kendi bütçele­rini oluştururken, bu raporlardaki öngörüleri referans alır.

Ardından her ay bütçe gerçekleşmelerini ve yönetim pratiklerini referans ola­rak aldıkları bu raporlardaki para­metreler ışığında yaparlar. Dolayı­sıyla iktisadi kamuoyunun bu ra­porlara yönelik duyduğu güvenin (veya güvensizliğin) mikro ölçekte kurumlara bir maliyeti olacaktır. Bu maliyetlerden kaçınabilmenin yolu ise ilgili merkez bankalarının sağlayacağı güven verici iletişim­dir. Raporlarında iletişimini yap­tıkları hedeflere sadakattir. Bu şe­kilde enflasyon raporları ve mer­kez bankaların yaptığı iletişim reel ve mali kesim için yönlendirici bir özelliğe sahip olur.

Beklentiler uygun yönetim ekonomik maliyetleri azaltır

Bunlara ek olarak iktisadi ajan­ları geleceğe yönelik beklentile­ri bugünkü iktisadi davranışla­rını yönlendirir. Örneğin en ba­sitinden enflasyon konusundaki beklentiler karamsarsa, geleceği beklemeden stoklama davranışı körüklenebilir. Ya da enflasyon ko­nusunda beklentiler iyimserse, bu kez reel kesimin stoklama davra­nışını terk ederek bugünden daha fazla mali kaynak veya mal stokla­maya gerek duymayabilir.

Bu beklentilerin yönetimi bakı­mından enflasyon raporları eko­nomi yönetimi ile iktisat kamuoyu arasında kurulan önemli bir ileti­şim kanalıdır. Bu raporların güveni­lirliği merkez bankalarının raporda konulan hedeflere ulaşabilme başa­rısı ile sağlanır. Çok daha önemlisi piyasalarda yaşanan beklenmedik gelişmelere karşı hedefe sağdık ka­labilmek için bankanın tercih edip daha önce kamuoyuna açıklamış ol­duğu mücadele araçlarını ne ölçüde kullanıp kullanamadığı güvenilirlik için kilit öneme sahiptir.

Ürkeklik güven eksikliğine yol açıyor

Maalesef bizim merkez bankası lafa gelince her şeyin iyisini yapı­yor. Ancak gelişmeler arzu edilme­yen şekilde gerçekleşince daha ön­ce iddia ettiği gibi eyleme geçmek­te ürkek davranıyor. Bu ürkekliğin bence iki nedeni var. Banka ya ken­di uyguladığı program konusunda birtakım şüpheler taşıyor, ya da bu­gün tüm ülkede yaygın olduğu gibi, bir görüş açıklarken veya eylemde bulunurken herkesin başvurduğu bir otosansür davranışı sergiliyor.

Gerek siyasi eleştiriler gerekse özel kesimden kendilerine yönel­tile talepler Bankanın uygulama­ları konusunda şüphe duymasına yol açıp, ürkek davranmasına ne­den oluyor. Bu yüzden kara alma­ya gelince de seçenekler arasında kendileri için en az maliyetli ola­nı seçmeye gayret ediyorlar. Ancak bankanın kendisi için en az maliyetli olan seçeneğin ken­dilerine inanmış olan iktisa­di kurumlarda büyük maliyet­ler doğurması kaçınılmazdır. Daha sonra ekonomi yöneti­minin karşı karşıya kaldıkla­rı eleştiriler karşı çıkıp da bu insanlara şirketlerini nasıl yö­netmeleri gerektiğini söyle­mesi anlamsız hale geliyor.

Halının altına süpürülen sorunlar

Maalesef bizim merkez banka­mız piyasalarda yaşanan beklen­medik bir durumda gerekli parasal tedbirleri almaktan kaçınıyor. Ço­ğunlukla yan yollara sapmayı ter­cih ediyor. Onun yerine hedefi de­ğiştiriyor. Hedefe ulaşmak için ge­reken parasal mücadeleyi yapmak yerine, kolay yoldan hedefi değişti­rerek sorunları “halının altına” atı­veriyor. Yani sorunlar erteleniyor.

Kusura bakmayın ama bunun daha önce eleştirilen ve bugünkü ekonomi yönetimi tarafından “ir­rasyonel ”olarak nitelendirilen po­litikalardan farkı ne?

Sanırım tek farkı daha önce yapı­lanlardan dili yanmış olan siyaset­çilerin bugünkü politikaları siyasi bir söyleme dönüştürmemeleri.

Gelelim geçen haftaki enflasyon raporunun sonucuna. Bu enflas­yonla mücadele programının uy­gulamada birçok sorunu ve birçok eksikliği var. Bence en önemli ek­sikliği “güven eksikliği”. Maalesef güvenin olmadığı bir ekonomide iktisadi kurumları yönetebilmek zorlaşıyor. Güvenin olmadığı yerde ise aklın yerini “psikolojik güdü­ler” alıyor. Güdülerin hâkim oldu­ğu ekonomilerin akıbeti konusun­da hem bizim hem de dünya iktisat tarihinde birçok örnek olay mev­cut. Bunlardan ders almak gerekir.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.012,01 -0,12 %
Dolar 45,5929 0,00 %
Euro 53,1924 0,36 %
Euro/Dolar 1,1627 0,03 %
Altın (GR) 6.557,36 -1,01 %
Altın (ONS) 4.543,84 1,38 %
Brent 102,33 -4,87 %