İhracat fiyatında hızlı artış, hacimde sert düşüş
Küresel gerilim ve jeopolitik riskler sürecinin Türkiye’nin dış ticaretine olumsuz etkileri daha ABD-İran savaşı öncesinde kendini gösterdi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2015=100 bazlı birim değer (fiyat) endekslerinin ocak ayı verileri, dış ticaretin fiyat-miktar dengesindeki radikal değişimi ortaya koydu. İhracat birim değer (fiyat) endeksi ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13 artarken, miktar endeksinde yüzde 15,1 düşüş meydana geldi. Bu veriler, ocak ayında artan maliyetlere bağlı olarak ihracat fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş ve daralan pazara bağlı olarak dış satım hacminde sert düşüşü gösteriyor. Fiyattaki hızlı artış ve talepteki daralmanın, ihracat hacminde ciddi bir düşüşe yol açtığı dikkati çekiyor.
İthalatta ise ihracata göre daha az pahalanma ve Türkiye’nin yapısal olarak ara malı, enerji, teknoloji ithalatına yüksek bağımlılığı yüzünden miktar bazında da ihracata kıyasla çok daha düşük bir daralma yaşandı. İthalatın birim değeri yıllık bazda yüzde 6,3 artarken, miktarında ise yüzde 5,8’le ihracata göre çok daha düşük bir azalış yaşandı. Bu veriler, ocakta ithalatın ihracata göre hem daha az pahalandığını hem de ithalat hacmindeki daralmanın ihracata kıyasla daha sınırlı kaldığını ortaya koydu.
Dış ticaret haddi 95,3
İhraç edilen ürünlerin ortalama birim fiyatının, ithal malların ortalama fiyatına oranlanması ile bulunan dış ticaret haddi, Ocak 2026 itibarıyla 95,3’le bir yıl önceki düzeyinin 5,7 puan üzerinde oluştu. Ocak 2025’te 89,6 düzeyinde bulunan, Şubat 2025’te 86,4’e düşen söz konusu had izleyen dönemdeki fiyat değişimlerine bağlı olarak yükselerek Temmuz 2025 itibarıyla 95,3’e çıkmıştı. Dış ticaret haddi izleyen dönemde yeniden düşüşe geçmiş, ancak hep 90 değerinin üzerinde kalmış ve 2005 yılını 91,6 düzeyinden kapamıştı.
Dış ticaret haddi, ülkenin dış ticaretinde kârlılığı ve ülkeye net sermaye giriş-çıkışını da gösteriyor. Haddin 100 olması, ihraç edilenle ithal edilenin fiyat olarak dengelendiğini, 100’ün altında olması dengenin aleyhte olduğu, çok satıp pahalı alındığını; 100’den büyük olması ise haddin ülke lehine olduğunu, daha az ihracatla daha çok ithalat yapılabildiğini gösteriyor. Dış ticaret haddi 100’ün altında kaldığı sürece denge aleyhte kalıyor.
Had lehte mi?
Dış ticaret haddinde 95-100 arası, hala “çok sat-az al” düzeyi olsa da normal koşullarda Türkiye gibi enerji ve teknoloji ithalatına bağımlılığı yüksek gelişmekte olan ülkeler için dış ticaret baskısının sınırlı olduğu, cari dengeyi tek başına bozmayan, kriz üretmeyen bir yapı olarak gerçekçi aralık kabul ediliyor.
Buna göre dış ticaret haddinin ocak ayındaki yükselişle 95 düzeyini aşması ve referans değer olan 100’ü yakınsaması Türkiye’nin dış ticaretinde fiyat dengesine dair lehte bir gelişme. Ancak bu iyileşme ihracat fiyatında ithalata kıyasla çok daha yüksek artışa karşılık hacimde çok daha sert daralma şeklinde kendini gösterdiği için sürdürülebilirlik sorusunu gündeme getiriyor.
Dış ticarete ilişkin fiyat ve miktar endeksleri, fiili savaş öncesi durumu yansıtıyor. Savaşın fiilen 28 Şubat’ta başlaması ile petrol ve küresel emtia fiyatlarında yaşanan hızlı yükselişler, sevk zincirinde ortaya çıkan zorluklar, küresel pazar durumu gibi gelişmelerin etkileri Türkiye’nin mart ayındaki dış ticaret faaliyetlerine yansıyor ve izleyen dönemde açıklanacak verilerde kendini gösterecek.
En çok pahalanma gıdada
Ocak 2025-Ocak 2026 döneminde birim değer endeksi kapsamında sektör ve alt sektörlere bakıldığında, ihracatta (pastada düşük paya sahip sınıflama dışı ürünler hariç) en yüksek fiyat artışının yüzde 15,4’le gıda, içecek ve tütün ürünlerinde olduğu belirlendi. İhracatta; imalat sanayii ürünleri yüzde 14 birim değer artışı ile gıdayı izledi. Hammaddelerde de yüzde 20,5’le yüksek artış yaşanırken, yakıtlar yüzde 9,8 oranında ucuzladı.
İthalatta ise ocak itibarıyla en yüksek yıllık artış yüzde 9,3’le imalat sanayii ürünlerinde gerçekleşti. Gıda, içecek, tütün ürünleri ithalatı da yıllık bazda yüzde 7,3 pahalanırken, yakıtlarda yüzde 16,9 ucuzlama yaşandı. Hammadde ithalatının birim değeri ise geçen yılın ayına göre yüzde 2,1 oranında bir artış gösterdi.
Dış ticarette genel daralma
İhracat ve ithalata ilişkin mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış veriler de Türkiye’nin dış ticaretinde genel bir daralmaya işaret ediyor.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre aralık ayında yüzde 164,4 olan ihracat miktar endeksi ocakta yüzde 5 azalarak 139,1’e düştü. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre geçen yıl ocak ayında 139,3 olan ihracat miktar endeksi de yüzde 11,7 oranında azalarak bu yıl aynı ayda 122,9’ye geriledi.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ithalat miktar endeksi aralık ayındaki 130,6 düzeyinden, yüzde 3 düşüşle ocakta 126,7’ye indi. Takvim etkilerinden arındırılmış seride de ithalat miktar endeksi bir yıl önce 122 olan düzeyine göre yüzde 2,9 düşüşle azalarak 118,5 oldu.
