KOBİ’lerin dönüşümüne en az 300 milyon dolarlık finansman
Finansmana erişimin zorlaştığı dönemde İş Bankası ile İSO, üretici KOBİ’ler için yeni bir dönüşüm programı başlattı. Bir yılda en az 100 işletmeye ulaşması hedeflenen program kapsamında dijital dönüşüm yatırımları uygun maliyetli krediyle desteklenecek.
Türkiye’de sıkı para politikası ve makro ihtiyati tedbirlerle finansmana erişim sorunu yaşayan KOBİ’lere İş Bankası ve İstanbul Sanayi Odası’ndan yeni bir programla destek geldi. KOBİ’lerin verimlilik artışının yanı sıra üretimlerini hizmetleştirilmesini de hedefleyen ‘Değer odaklı dijitalleşme ve büyüme programı’ ile şirketin değeri ile hisse fiyatlarında da artış yaşanması öngörülüyor. 3 pilot şirket üzerinde denenen programda; İSO’dan danışmanlık alan KOBİ’lerin çizilen yol haritasında gereken yatırım finansman ihtiyaçlarını ise uygun faizlerle İş Bankası karşılayacak. Bir takvim yılında 100 KOBİ’ye ulaşmayı hedefleyen programda yatırım bütçesinin 2-3 milyon dolar ile 10 milyon dolar arasında olması bekleniyor. Böylece program kapsamında en az 300 milyon dolarlık bir yatırım finansmanı sağlanmış olacak.
KOBİ’ler hayatta kalma mücadelesi veriyor
İSO ve İş Bankası’nın programına ilişkin dün düzenlenen basın toplantısında İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, imalat sanayi ve KOBİ’lerin kaderini değiştirecek programı kurgulamaya özen gösterdiklerini dile getirdi. Aran, şöyle konuştu: “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durum dikkate alındığında bu tarz projeler daha önemli oluyor. Çok uzun bir süredir uygulanan sıkı para politikası kapsamında makro ihtiyati tedbirlerle kredi genişlemesine önemli büyüme kısıtları getirilmiş durumda. Yatırım amaçlı krediler kısıttan muaf ama bu işletme sermayesi ihtiyacı ile yatırım altındaki her bileşen kısıtlardan muaf değil. Ciddi bir şekilde krediye erişim sorununun bu dönemde; bırakın KOBİ’lerin hayatta kalmasını, uluslararası pazarlara açılma, küresel rekabette fark yaratacak kendi gelir modelini getirecek bir programdan bahsediyoruz.”
Programla şirket değeri artıyor
Aran, KOBİ’lerin teknolojik dönüşüm, yeşil dönüşüm, değer odaklı büyüme boyutu olduğu gibi hizmetleşme bacağını çok önemsediklerini kaydederek, üretici şirketlerin bu ürettiklerini hizmete dönüştürebilmelerinin sağlanacağını vurguladı. KOBİ’lerin jeostrakejik problemlere karşı da dayanıklılık geliştirmesine yardımcı olacaklarını belirten Aran, uyguladıkları 3 pilot şirketin programla birlikte ekipman verimliliğinde yüzde 30 artış, maliyetlerde yüzde 18’e varan tasarruf elde ettiklerini dile getirdi. Aran, “İddialı bir program. KOBİ’ler bunu uyguladıklarında verimlilik artışının yanına hisse fiyatına, şirket değerine, rekabet gücüne etki edecek kazanımlar ortaya çıkıyor. Program hazırlığında İSO, bir yatırım bankası gibi destek veriyor. Bu danışmanlık sonrasında KOBİ’nin dönüşüm hikayesinde yatırım bütçesini uygun maliyetle İş Bankası karşılayacak” dedi.
Bir takvim yılında en az 100 KOBİ
Hakan Aran, imalat sanayinde yer alan üretici şirketlerin bu programa gireceğini belirterek, “Her KOBİ başına yaklaşık 2 -3 milyon dolar arası yatırım bütçesi hesaplayabilirsiniz. Bu miktar bazılarında 10 milyon dolara kadar çıkabilir. Ancak 10 milyon doların üzerine çıkacak yatırımla karşılaşacağımızı sanmıyorum. Bir takvim yılında 100 KOBİ’ye ulaştığımız düşünüldüğünde bir toplam yatırım bütçesi hesaplanabilir” diye konuştu. Aran, programın doğası gereği kayda değer bir kısmının kredi kısıtlarından muaf olacağını vurgulayarak, kısıta konu olan bölümlerde ise banka olarak tercihlerinin bu programdan yana olacağını kaydetti.
Sanayinin geleceğine sahip çıkıyoruz
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayinin küresel ölçekte büyük bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, jeopolitik gelişmeler, korumacılık eğilimleri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve iklim risklerinin iş dünyasının önündeki en önemli başlıklar arasında yer aldığını söyledi.
Yaklaşık üç yıl önce kurulan İSO Stratejik Dönüşüm Merkezi’nin bu dönüşüme rehberlik etmek amacıyla çalışmalar yürüttüğünü belirten Bahçıvan, merkez bünyesinde operasyonel dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, değer odaklı büyüme ve servisleşme, insan kaynağı dönüşümü ile jeostratejik gelişmelere uyum olmak üzere beş temel dönüşüm alanı belirlendiğini kaydetti. Bahçıvan, hazırlanan SDM KOBİ Dönüşüm Programı’nın özellikle kaynakları sınırlı işletmelerin dönüşüm yol haritalarını oluşturmayı amaçladığını belirterek, “Sanayicimizin ihtiyaçlarını yalnızca tespit etmekle kalmıyor, bunları uygulanabilir dönüşüm projelerine dönüştürüyoruz” diye konuştu.
Programın ilk etapta Türkiye İş Bankası iş birliğiyle iki temel alana odaklanacağını ifade eden Bahçıvan, bunların operasyonel dijital dönüşüm ile değer odaklı büyüme ve servisleşme olduğunu söyledi. Operasyonel dijital dönüşümle üretim süreçlerinde verimlilik ve veri temelli yönetim kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini belirten Bahçıvan, değer odaklı büyüme yaklaşımıyla ise şirketlerin ürünlerinin etrafında yeni hizmetler ve gelir modelleri geliştirerek rekabet güçlerini artırmalarının amaçlandığını dile getirdi. Bahçıvan, “Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye’ye sahip çıkmaktır. Bugün attığımız adımı yalnızca bir programın lansmanı değil, Türk sanayisinin geleceğine yönelik güçlü bir yatırım olarak görüyoruz” dedi. Bahçıvan, umutla içinde bulunduğumuz sürecin hassasiyetinin Ankara tarafından karşılanarak bir çözüm paketinin gelmesini beklediklerini vurguladı.
Oldukça sıkışık bir 6 ay bizi bekliyor
Hakan Aran, uygulanan sıkı programın bankalara, KOBİ’lere ve reel sektöre etkisinin son bir yılda arttığını belirterek, sıkışık bir altı ayın daha kendilerini beklediğini söyledi. Aran, uygulanan ekonomi politikasının etkilerinin şiddetlenerek son bir yılda görülmeye başladığını ve etkilerinin son bir yıl içinde arttığına dikkat çekerek, «Bu programın devam ettiğini düşünürsek oldukça sıkışık bir ikinci altı ay bizi bekliyor, KOBİ›leri de bekliyor» dedi.
İSO ile işbirliği programının bu sıkışıklığa deva olacak, batan, kapanan fabrikaları açacak bir program olmadığını kaydeden Aran, “OVP boyunca tüm finansman güçlüklerine dayanmış ayakta kalmayı başarmış olan KOBİ’lerin bundan sonra stratejik üstünlük sağlamasını hikâyesine katkı sağlayacak bir program. Bu bir yapılandırma programı değil, sıkışıklıkta olan KOBİ’lerin bu sıkışıklık üzerine bir daha yatırım yapması programı değil” diye konuştu.
Sanayide rakamların sistematik risk olarak adlandırılacak boyutta oluşmadığını ifade eden Aran, riskin sistematik boyuta ulaşmadığı sürece yaşanılan sıkıntı, batışlar ve kapanışların ekonomideki genel verimliliğin sağlanması açısından ayıklanma olarak değerlendirebileceğine dikkat çekti. Enflasyonun üç yılda tek haneye gelmesinin hedeflendiğini ancak bugün enflasyon hâlâ tek haneye değil, yüzde 30’lar seviyesinde olduğunu belirten Aran, bu konunun da sanayicileri ‘ben daha ne kadar katlanacağım başka tedbir olamaz mı’ söylemlerine yönelttiğini ifade etti.