7 kat düşük yapım/ bakım maliyetiyle, 8 kat daha fazla yük taşıyabilir(dik)iz…
Petrol fiyatlarındaki yükseliş:
Üretimden lojistiğe, ekonomik aktivitenin her alanını zorlayacak…
Öncelik vermemiz, zorunlu olarak yapmamız gereken projeleri hatırlatacak…
Altyapı yatırımlarında yapılan yanlışlarımızı, kaynakları etkin kullanamamamızı da sorgulatacak…
***
Örneğin yük taşımacılığında, karayoluna verdiğimiz öncelik…
***
Demiryolu taşımacılığı, karayolu taşımacılığına göre:
7 kat daha düşük maliyetle yapılabiliyorken…
En verimsiz demiryolu taşımacılığı dahi karayolu taşımacılığına göre:
4 kat daha düşük maliyet ile yapılabiliyorken…
***
Üstüne:
Tek seferde çok daha yüksek miktarda yük taşıyabildiği için demiryolu, uzun mesafeli lojistikte daha düşük navlun oranları sunuyorken…
En kötü ihtimalle:
Karayolu taşımacılığından 4 kat daha düşük maliyetle, en az 8 kat daha fazla yük taşınabiliyorken…
***
Üstüne:
Demiryolu taşımacılığında altyapı maliyeti:
Karayolunun altyapı maliyetine göre yüzde 70 daha az olabiliyor…
En verimsiz şekilde inşa edilen, demiryolu ağı inşaatının maliyeti dahi:
En verimli şekilde inşa edilen karayolu inşaat maliyetinden yüzde 50 civarında düşük oluyor…
***
Üstüne:
Elektronik sistem ve metal aksama rağmen, demiryolu ağı, karayolu ağına göre bakım masrafında, yüzde 20-25 oranında avantaj sağlıyor…
VELHASIL
Yük taşımacılığı için demiryolu yatırımı (Hızlı tren hariç; ve farklı bir yazı konusu) yapılmaması;
Üreten şehirler tüketen şehirlere; sanayi ve tarım bölgeleri limanlara “ucuz taşımacılığın tek adresi olan demiryolu” ile bağlanmaması;
Özel sektöre de “demiryolu yatırımı” için izin verilmemesi nedeniyle:
1 trenle yapılabilecek taşımayı, 150-200 kamyon ile yapmak zorunda kaldık/kalıyoruz/kalacağız…
***
Sonra…
“Trafik yoğunlaştı/yoğunlaşıyor/yoğunlaşacak”;
“Kamyonlar, TIR’lar şehir trafiğini mahfediyor”;
“Karayollarının bakım masrafı da çok ağır”;
“Üreticimiz maliyetlerini düşüremiyoruz; Navlun masrafları, fiyatların yükselmesine neden oluyor” diye dertlendik/dertleniyoruz/dertleneceğiz…