Ayda 30 gün çalışıyorlar ama emeklilik hayal - Gündelikçi kadınlar prim günlerini neden tamamlayamıyor?

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Türkiye’de binlerce kadın ev hizmetlerinde çalışarak ge­çimini sağlıyor. Kimi haftada bir veya iki gün aynı eve temizliğe gi­diyor, kimi farklı evlerde çocuk, yaşlı veya hasta bakıyor. Bazıları ise haftanın neredeyse her günü başka bir evde çalışıyor.

Ancak sosyal güvenlik sistemi­mizde gündelikçi kadınlar açı­sından üzerinde yeniden düşü­nülmesi gereken önemli bir so­run var:

Bir kadın ay içinde fiilen 30 gün çalışsa bile, farklı evlerdeki çalışmalarının her biri aynı ki­şi yanında 10 günden az kalıyor­sa, çalıştıranların ödediği prim­ler emeklilik primi niteliğinde olmuyor. Yani kadın çalışıyor, SGK’ya adına prim de ödeniyor; fakat bu prim emeklilik için ge­rekli prim günlerini tamamlama­sına yetmiyor.

Emeklilikte prim günü çok önemli

Emeklilik denildiğinde çoğu zaman yaş şartı konuşuluyor. Oy­sa emekli aylığı bağlanabilmesi için sigortalılık statüsüne ve ilk sigorta tarihine göre aranan prim ödeme gün sayısının da tamam­lanması gerekiyor.

Geçmişte sigortalı olmuş ve EYT kapsamına giren bir kişi yaş şartı aranmadan emeklilik hakkı elde edebilir; ancak bunun için yine tabi olduğu emeklilik koşul­larındaki prim gününü ve diğer şartları tamamlaması gerekir. Daha sonraki tarihlerde ilk defa sigortalı olanlarda ise ilgili mev­zuata göre yaş şartının yanında gerekli prim gün sayısının da bu­lunması gerekir.

Dolayısıyla mesele sadece “Kaç yaşında emekli olurum?” sorusu değil.

Bir o kadar önemli soru da şu­dur: “Emeklilik için gereken prim günümü tamamlayabilecek miyim?”

Ev hizmetlerinde gündelik ça­lışan kadınlar açısından sorun tam burada ortaya çıkıyor.

30 gün çalışıyor, ama 30 günlük emeklilik primi yok!

5510 sayılı Kanunun Ek 9’un­cu maddesinde ev hizmetlerinde çalışanlar, aynı kişi yanında ayda 10 gün ve daha fazla çalışanlar ile 10 günden az çalışanlar şeklinde ikiye ayrılıyor.

10 gün ve üzerinde çalışanlar 4/a kapsamında tüm sigorta kol­larına tabi tutulurken, 10 günden az çalışanlar çalıştıran tarafın­dan yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kapsamında bildiriliyor.

Şimdi bir gündelikçi kadını düşünelim.

1 Ayda, bir evde 9 gün, ikinci evde 8 gün, üçüncü evde 7 gün, dördüncü evde 6 gün çalışıyor.

Toplam 30 gün.

Kadın ayın 30 günü çalışıyor, ücretini emeğiyle kazanıyor. An­cak hiçbir evde 10 güne ulaşa­madığı için çalıştıranların Ek 9 kapsamında ödediği primler ma­lullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi değil, iş kazası ve meslek hastalığı primi.

Dolayısıyla bu ödemeler üze­rinden kadının emeklilik hesabı­na 30 günlük hizmet yazılmıyor.

9 gün ile 10 gün arasında sos­yal güvenlik uçurumu, 2026 yılı rakamları farkı çok açık gösteriyor.

SGK’nın belirlediği günlük pri­me esas kazanç alt sınırı 1.101 TL. Aynı kişi yanında 10 günden az çalışan ev hizmetlisi için çalıştı­ran, bunun yüzde 2’si oranında iş kazası ve meslek hastalığı primi ödüyor.

Buna göre 2026 yı­lında 1 günlük çalışma için 22,02 TL, 5 günlük çalışma için 110,10 TL, 9 günlük çalışma için 198,18 TL prim ödeniyor.

Ancak bunlar emeklilik primi değil. Aynı evde çalışma 10 gü­ne ulaştığında sistem değişiyor. Çalışan 4/a kapsamında sigor­talı oluyor. 2026 günlük prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, teşvik ve prim indirimleri hesa­ba katılmadan 10 günlük toplam prim 4.266,38 TL, 30 günlük top­lam prim ise 12.799,13 TL oluyor.

Dolayısıyla 9’uncu gün ile 10’uncu gün arasında yalnızca bir günlük çalışma farkı bulunması­na rağmen sosyal güvenlik açı­sından çok keskin bir ayrım orta­ya çıkıyor.

Asıl mağduriyet emeklilik kapıya geldiğinde ortaya çıkacak

Ev hizmetlerinde çalışan ka­dınların sosyal güvenlik mevzua­tının bütün ayrıntılarını bilmesi­ni bekleyemeyiz.

Bir kadın adına SGK’ya bildi­rim yapıldığını ve prim ödendiği­ni biliyorsa doğal olarak “Benim sigortam yatıyor” diye düşüne­bilir. Oysa 10 günden az çalışma kapsamında çalıştıranın ödediği yüzde 2’lik prim, kadının emekli­lik prim gününü artırmıyor.

Yıllarca farklı evlerde çalışan bir kadın bunun sonucunu belki bugün fark etmeyecek.

Asıl sorun emeklilik zamanı geldiğinde ortaya çıkacak.

Yaşı dolmuş olabilir. EYT kap­samında olup yaş şartına dahi ta­bi olmayabilir. Fakat emeklilik için gerekli prim gününü tamam­layamamışsa emekli aylığı bağ­lanamayacaktır. İşte bu neden­le gündelikçi kadınlar açısından “30 gün çalışmak” ile “30 gün si­gortalı olmak” arasındaki farkın ortadan kaldırılması gerekiyor.

Çalışılan günler emeklilikte birleşmeli

Mevcut düzenleme 10 günden az çalışanlara uzun vadeli sigorta ve genel sağlık sigortası primleri­ni kendilerinin ödeme imkânı ta­nıyor. Ancak 2026 yılında bunun aylık tutarı alt sınırdan 11.065,05 TL. Düşük ve düzensiz gelirle ça­lışan bir gündelikçi kadından bu tutarı her ay kendi cebinden kar­şılamasını beklemek ne kadar gerçekçi?

Bu nedenle mevcut kolay sigor­talılık sistemi bir adım ileri götü­rülmeli. Bir kadın bir evde 9, di­ğerinde 8, diğerinde 7, başka bir evde 6 gün çalışıyorsa bu 30 gün­lük emeğin emeklilik sisteminde de karşılığı bulunmalı. Çalışılan gün kadar uzun vadeli prim öden­mesini sağlayacak, prim yükünü çalışan ve çalıştıran açısından makul hale getirecek, gerektiğin­de devlet desteğiyle güçlendirile­cek yeni bir model tartışılmalı.

Bundan çalışan kadar SGK da kazanır. Prim tabanı genişler, ka­yıtlı istihdam güçlenir ve bugün uzun vadeli prim sisteminin dı­şında kalan çalışmalar sisteme dahil edilir.

Peki mevcut sistemde ev hizmetlisinin sigortası nasıl yapılır?

Yasal düzenleme değişinceye kadar evinde gündelikçi, bakıcı veya başka bir ev hizmetlisi çalış­tıranların mevcut yükümlülükle­rini yerine getirmeleri gerekiyor. “Haftada birkaç gün geliyor” de­nilerek çalışma kayıt dışı bırakı­lamaz.

10 günden az çalıştırılanlarda: Ek 9 kapsamında bildirim yapı­lır ve çalışılan gün sayısı üzerin­den iş kazası ve meslek hastalı­ğı primi ödenir. 2026’da bu tu­tar günlük 22,02 TL’dir. SGK da 10 günden az ev hizmetlisi çalış­tıranların Kanun uygulamasında işveren sayılmadığını belirtiyor.

10 gün ve üzerinde çalıştırılan­larda: SGK’nın Kolay İşveren­lik Uygulaması devreye girer. İlk kez ev hizmetlisi çalıştıracak kişi e-Devlet üzerinden işyeri tescil başvurusunu yaparak Kolay İş­verenlik kapsamına geçebilir.

Ev Hizmetlerinde Kolay İşve­renlik” süreç özetle şöyledir:

1- İşyeri tescili yapılır: e-Dev­let üzerinden işyeri bildirgesi oluşturularak gerçek kişi ve Ko­lay İşverenlik kapsamında ev hizmetleri işyeri tescil edilir. SGK, ev hizmetlerinde “9700.10 - Ev içi çalışan personelin işve­renleri olarak hane halklarının hizmetleri” NACE kodunu kulla­nıyor.

2- e-SGK işlemleri tamam­lanır: Tescil sonrasında gerek­li e-SGK/e-Bildirge kullanıcı ve onay işlemleri gerçekleştirilir.

3- Çalışanın beyanı yapılır: Ça­lışanın işe girişi, çalışma günleri, prime esas kazancı ve gerekli di­ğer bilgiler sisteme girilir. Kolay İşverenlik kapsamındaki ev hiz­metlerinde işe giriş ve işten ayrı­lış işlemleri elektronik ortamda gerçekleştirilebiliyor.

4- Prim tahakkuku takip edilip ödenir: Beyan edilen gün ve ka­zanç üzerinden prim tahakkuku oluşturulur. Gün ve kazanç de­ğişmediği sürece sistem sonra­ki aylardaki tahakkuku son be­yana göre oluşturmaya devam eder; değişiklik olduğunda bilgi­ler güncellenir.

Kısacası ev hizmetlerinde ça­lışanların kayıt altına alınması için artık önemli kolaylıklar var. Çalıştıranların da hem çalışan­larının hak kaybına uğramaması hem de SGK yaptırımlarıyla kar­şılaşmaması için yükümlülükle­rini zamanında yerine getirmesi gerekiyor.

Ancak bundan sonraki he­def “kolay sigortalılıktan kolay emekliliğe” geçmek olmalı.

Çünkü sosyal güvenlik sistemi açısından önemli olan bir kadı­nın ay içinde kaç farklı evin ka­pısından girdiği değil, toplam kaç gün çalıştığı ve bu emeğin kaç gü­nünün emekliliğine sayıldığıdır.

Ayda 30 gün çalışan bir kadı­nın, yıllar sonra “Çalıştım ama prim günümü tamamlayama­dım” demek zorunda kalmadığı bir sistem kurmalıyız.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 13.122,58 -5,54 %
Dolar 48,6720 0,03 %
Euro 55,9316 0,27 %
Euro/Dolar 1,1465 0,03 %
Altın (GR) 6.776,37 1,06 %
Altın (ONS) 4.261,43 -0,06 %
Brent 102,07 -2,72 %