Brüksel Zirvesi’nin ardından…
Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerinin devlet ve hükümet başkanları bir kez daha Brüksel’de bir araya geldi. Brüksel’de iki gün süren Zirve’de liderler ikili görüşmelerin dışında aslında beş ana başlık konusunda saatlerce tartıştı.
Brüksel’de liderler, özellikle AB bütçesinde görüş ayrılıkları, Ukrayna, enerji ve göç politikalarındaki anlaşmazlıklar ile Çin ile olan ilişkilerdeki farklı tutumları öne çıktı.
Geçtiğimiz hafta Brüksel’de bir araya gelen AB liderleri arasında en büyük ve en uzun tartışma Çok Yıllı Mali Çerçeve (MFF) konusu oldu. Bütçe harcamalarının sınırlandırılmasını savunan ve AB bütçesine aldıklarından daha fazla katkıda bulunan ülkeler ile Güney ve Doğu Avrupa’daki “Uyum Dostları” grubu, mevcut pozisyonlarında ısrar etti.
Bütçe görüşmelerin sorumluluğu Avrupa Birliği Konseyi Başkanı António Costa’ya verildi. Başkan Costa’nın, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) önerilerinden yola çıkarak AB genelinde uygulanacak vergilere ilişkin paketi yeniden düzenlemesi, üye ülkelerin ulusal katkılarını mümkün olduğunca düşük tutması ve AB Dönem Başkanı İrlanda’nın kestiği 140 milyar euroluk bütçe esnekliği araçlarını geri getirmesi bekleniyor.
Avrupa’nın son yıllarda en büyük sorunu olarak kabul edilen “göç ve göçmen” konusu Brüksel Zirvesi’nin en tartışmaları konularından biri olarak ön plana çıktı. Yaz tatili öncesinde İspanya Başbakanı Pedro Sánchez ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen arasında sert bir tartışmalara neden olan “göç ve göçmen sorunu” konusunda Brüksel Zirvesi’nde kısmi uzlaşma sağlandı. İspanya’nın Kuzey Afrika’da bulunan Ceuta’ya 82 bin düzensiz göçmenin akın etmesiyle başlayan “Ceuta krizi” sonrası İtalya ve İspanya’nın karşılıklı olrak koydukları sınır kontrolleri nedeniyle yaşanan anlaşmazlığın sona ermesi için adımlar atıldı.
İtalya Başbakanı Meloni, Danimarka Başbakanı Frederiksen ve Hollanda Başbakanı Rob Jetten, göç konusunda “yenilikçi çözümleri” değerlendirmek üzere diğer 17 AB liderinin katıldığı gayri resmi bir kahvaltı toplantısına da ev sahipliği yaptı. Brüksel Zirvesi sonuç bildirgesinde sadece, AB Komisyonu’na çağrı yapılarak, “göçün araçsallaştırılması konusunda üye ülkelerle koordinasyon sağlama”sı istendi.
Enerji AB’yi böldü
Brüksel Zirvesi’nde enerji konusu AB liderleri arasında en uzun tartışmalara neden olan bir başka konu oldu. Polonya, Macaristan, Çekya ve Slovakya’dan oluşan Vişegrad Grubu (V4) ile İtalya ve Yunanistan, elektrik fiyatlarındaki kısa vadeli dalgalanmaları sınırlamak için Avrupa Komisyonu’ndan yeni önlemler talep edilmesi ve önerilen Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) yeniden değerlendirilmesi amacıyla zirve sonuç bildirgesinin değiştirilmesini talep etti. AB liderleri, “devam eden enerji krizine karşı Avrupa çapında koordineli bir yanıt verilmesi” çağrısında bulundu.
“Makroekonomik dengesizlikler”
AB’nin Çin ile ticaretinde yaklaşık 360 milyar euroluk açık bulunması nedeniyle Çin, AB Zirvesi’nin en önemli gündem maddelerinden biri oldu. AB, Brüksel ile Pekin arasında hibrit otomobil ithalatını sınırlamaya yönelik anlaşmaya rağmen, Çin ile ticaretteki dengesizlikler konusunu da tartıştı. Çin’in yerine diplomatik olarak “makroekonomik dengesizlikler” ifadesini kullanan AB liderleri, AB Komisyonu’ndan Çin rekabetine karşı kimya ve makine sanayilerini korumak amacıyla “kota ve gümrük vergileri”ni de içeren yeni ticari savunma araçları hazırlamasını istedi.
Ukrayna 70 milyar daha istedi
ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı akaryakıt anlaşmasını kınayan AB liderleri, Ukrayna Volodimir Zelenskiy’ye tam destek vererek, “Ukrayna’da Rus işgalinin sürdüğü sürece yaptırımları yürürlükte tutma” sözü verdi.
Brüksel’de Zelenskiy’nin, Rusya’nın saldırılarını artırmasına karşı koyabilmek için gelecek yıl ilave 70 milyar euro mali ve askeri destek talep etmesi Brüksel’in hesaplarını karıştırdı. AB’nin 2026 ve 2027 yılı için Ukrayna’ya ayırdığı 90 milyar euroya el olarak 70 milyar euro bütçe bulması için AB Komisyonu’nu görevlendirdi. Ukrayan lideri Zelenskiy’nin AB’nin hem Trump hem Putin ile arasının açılmasına hem de 70 milyar euroluk ek mali ve askeri destek talebi, Brüksel’de “Zelenskiy, AB’nin sonunu getirecek” yorumlarına neden oldu…