Uçurumun derinliği
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Genişleme Sorumlusu Marta Kos, Türkiye’de yaşanan son gelişmelere atıfla ülkedeki demokratik standartlar konusunda ciddi endişe duyduklarını ve bu endişelerini yayınlanacak AB raporuna da yansıyacağını açıkladı.
Türkiye’de yaşanan gelişmeler ışığında ülkedeki demokratik standartlar konusunda “ciddi endişe” duyduklarını belirten AB Genişleme ve Doğu Komşularından Sorumlu Üyesi Marta Kos, AB ile Türkiye arasında zaten var olan “uçurum”un “derinleştiği”ni söyledi.
Edirne Valiliği’nin ev sahipliğinde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile bir araya gelen AB Komiseri Kos ile görüşmelerde, Türkiye ile AB arasında ulaştırma altyapısı, dijitalleşme ve bağlantısallık konularındaki iş birliği alanları ve fırsatlarının değerlendirildiği belirtildi.
Edirne’de gazetecilere konuşan AB Komisyonu Üyesi Kos, “Demokratik standartlar konusundaki endişelerimiz sürüyor. Basın özgürlüğü, LGBTİ+ bireylerin hakları, yerel demokrasi ile ilgili son gelişmeler, Türkiye'nin AB'ye katılım hedefiyle arasındaki uçurumu derinleştirmektedir" ifadelerini kullandı.
AB’nin hukukun üstünlüğü ve demokrasi konusunda Türkiye’ye eleştiri dozunu düşürmesi, değişen uluslararası konjonktürde Türkiye ile artan iş birliği ihtiyacına bağlayan Türkiye’de muhalefet partileri, iktidarın farklı görüşten kişi ve kuruluşlara yönelik artan baskısı karşısında AB'yi “sessiz kalmakla” suçluyor.
AB Komisyonu’nun bu ay sonunda açıklayacağı “Türkiye Genişleme Raporu”nda “uçurumun derinliği”ne yer vermesi bekleniyor. AB’nin “sessiz kalması” eleştirisine cevap en yüksek perdeden AB Komisyonu Genişleme Komiseri Marta Kos’tan geldi. Kos, “Rapor, bu alanlardaki ciddi endişelerimizi yansıtacaktır. Ve gerçekleri kamuoyu önünde açık ve net bir şekilde dile getirmekten de çekinmeyeceğim” dedi.
15 yıl koruma mekanizması
Kurulduğu günden beri şimdiye kadar yaşadığı 6 kez genişleme dalgalarından dersler çıkartan AB, yeni katılan tam üyeler için yeni önlemler almak için öneri paketi hazırladı. AB Komisyonu, AB’ye yeni katılan ülkeler için tam üye olduktan sonra 15 yıla kadar uygulanabilecek kurumsal “koruma mekanizmalarını” içeren kapsamlı bir öneri sundu.
AB'nin kurucu beş üyesi geçtiğimiz haziran ayında, Viktor Orban yönetimindeki Macaristan deneyiminden çıkarılan dersler kapsamında, demokratik gerileme ve ihlallere daha hızlı müdahale edebilmek için AB'ye katılım anlaşmalarındaki koruma mekanizmalarının güçlendirilmesini talep etmişti.
Bu talep üzerinde çalışan AB Komisyonu, yeni bir AB ülkesinde yaşanabilecek siyasi değişimin AB’nin karar alma süreçlerini sekteye uğratmasını önlemek amacıyla hazırlanan öneride, AB'ye yeni katılan ülkelerin hukukun üstünlüğünü ihlal etmesi halinde üyelikten sonraki 15 yıl boyunca fonlarının ve oy haklarının kısıtlanabilmesi önerildi. Aday ülkelerin AB’ye kademeli entegrasyonu ve yönetişim alanında yeni düzenlemeler istendi.
AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, “AB’de yeni Truva atları görmek istemediğimi ilk söylediğimde ağır biçimde eleştirildim. Bu, Macaristan'daki seçimlerden önceydi. Bugün artık Viktor Orban yok diyebilirim” açıklaması yaptı.
Kademeli entegrasyon
Özellikle Fransa ve Almanya’nın dile getirdiği “kademeli entegrasyon” konusuna da yer veren AB Komisyonu, aday ülkelere tam üyeliğin erken faydalarını göstermeyi hedefliyor. Kademeli entegrasyonun, üye devletler ile aday ülkelerin karşılıklı kazanım sağladığı alanlarda uygulanacağı, tedarik zinciri ve enerji güvenliği örnek gösterildi.
Ayrıca, “Erasmus+” ve “Horizon Europe” gibi AB programlarına katılım, Frontex gibi ajanslardan destek, iç pazara kısmi entegrasyon, bağlantı projeleri ve uzman grupları ile kurumlarında gözlemci statüsü yer alıyor.
AB’ye uyum sağlayan ve hukukun üstünlüğü kriterlerini karşılayan adaylar için ‘geliştirilmiş’ bir kademeli entegrasyon biçimi de öngörüyor. Genişleme Komiseri Kos, “Bu, tam üyeliğin yerine geçecek bir model değil. Sadece iyi performans gösteren ülkelere, başarılı oldukları alanlarda Avrupa Birliği'nin alt sistemlerine veya politikalarına daha erken entegre olma imkânı tanıyor” dedi.
AB yeni ülkelere üye olduktan sonra 15 yıl boyunca “koruma mekanizması” ve “kademeli entegrasyon” uygulaması getirmeye hazırlanan AB, Türkiye ile arasındaki tam üyelik “uçurumunun giderek derinleştiği” anlaşılıyor …