Fon tasfiye kararının şirketlere yansımaları
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 17 Eylül tarihinde alınan kararlar piyasalarda bomba etkisi yarattı. SPK yatırımcıların hak ve yararlarının korunması amacıyla bazı portföy yönetim şirketlerinin kurucusu olduğu yatırım fonlarına yönelik Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda alım ve satım işlemlerine kapatılmasına karar verdi.
Kararın gerekçesi; belirli portföy yönetim şirketlerine ait fonların, fiili dolaşım oranı düşük olan paylarda ekonomik gerçeklik ve şirket temel finansal büyüklükleri ile açıklanamayacak şekilde fiyat hareketlerine neden olduğu şeklinde. Böylelikle 7 portföy yönetim şirketinin işlem gören tüm yatırım fonlarının işleme kapatılmasına ve bazı yatırım fonlarının tasfiye edilmesine karar verilmiş oldu.
130 fona tasfiye kararı
SPK kararları doğrultusunda, Tera Portföy Yönetimi AŞ, Pusula Portföy Yönetimi AŞ, Hedef Portföy Yönetimi AŞ, Atlas Portföy Yönetimi AŞ, A1 Portföy Yönetimi AŞ, Pardus Portföy Yönetimi AŞ ve Bulls Portföy Yönetimi AŞ’den oluşan 7 Portföy Yönetim Şirketinin kurucusu olduğu tüm yatırım fonlarının işleme kapatılmasına ve bazı yatırım fonlarının tasfiye edilmesine karar verildi.
Karar doğrultusunda, Tera Portföy Yönetimi AŞ’nin 5, Pusula Portföy Yönetimi AŞ’nin 12, Hedef Portföy Yönetimi AŞ’nin 31, Atlas Portföy Yönetimi AŞ’nin 16, A1 Portföy Yönetimi AŞ’nin 9, Bulls Portföy Yönetimi AŞ’nin 15 ve Pardus Portföy Yönetimi AŞ’nin 42 yatırım fonu olmak üzere, toplamda 130 yatırım fonunun tasfiyesine karar verildi. 18 Eylülde alınmış olan fonların tasfiyesine ilişkin 3 aylık süreç, 21 Eylül de alınan kararla 6 aya çıkarılmış oldu.
Fonlara yatırım yapan şirketler karşılık ayıramaz
Vergi Hukukunda Şüpheli Alacaklar, ticari veya zirai kazancın elde edilmesiyle ilgili olmak üzere vadesinde tahsil edilemeyen ve ileride tahsil edilip edilemeyeceği belli olmayan senetli veya senetsiz alacaklardır. Kanunda yazılı şartları taşıyan tahsil edilemeyen bu tür alacaklar için karşılık ayrılarak gider yazılır. Fon yatırımı yapan şirketlerin zararları ticari veya zirai kazanç kapsamında olmadığından dolayı Şüpheli Ticari Alacak kapsamında gider yazılamaz.
Bu fonlar için “Menkul Kıymet Değer Düşüklüğü Karşılığı” da ayrılamaz. Çünkü mevcut durumda tasfiye kapsamına alınan fonlardan dolayı yatırımcıların değer kaybı tam olarak belli değil. Tasfiye edilen fonlardaki değer kayıpları ancak tasfiye süreci tamamen bittiğinde ve zarar kesinleştiğinde vergisel olarak gider yazılabilecektir.
Vergi Usul Kanununun 279. maddesine göre; hisse senetleri ile fon portföyünün en az % 51’i Türkiye’de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri alış bedeliyle, bunlar dışında kalan her türlü menkul kıymet borsa rayici ile değerlenir. Tasfiyeye giren fonlardan hisse senedi ağırlıklı olan fon katılma payları alış bedeli ile değerlenmeli, bunun dışında kalan kalan her türlü menkul kıymet ise borsa rayici ile değerlenmelidir. Borsa rayici yoksa, menkul kıymetin maliyet bedeline değerleme gününe kadar oluşan gelir tutarının eklenmesi suretiyle bulunacak tutar esas alınmalıdır.
Fonların tasfiyesi sonucu oluşacak zarar
Tasfiye kapsamına alınan fonlara yatırım yapan şirketler, fonların tasfiye edilmesi neticesinde zarar etmişlerse bu zarar kurum kazancının tespitinde dikkate alınır. Ancak kurumlar vergisinden istisna edilmiş olan fondan doğan zararlar kurum kazancından indirilemez.