Göbeklitepe’nin 12 bin yıllık tarihi Londra’ya taşındı
Göbeklitepe’nin 12 bin yıllık tarihi, ışık ve ses teknolojilerini bir araya getirerek ziyaretçiyi zamanda bir yolculuğa çıkaran “Time Walk” (Zaman Yürüyüşü) adlı sergiyle Londra’ya taşındı. DEM Müzecilik tarafından iki yıllık bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıkan ve 250 kişinin çalıştığı sergi, tarihin en eski medeniyetlerini, görsel ve işitsel bir şölenle ve deneyim müzeciliğiyle anlatıyor.
Bundan 12 bin yıl önce Göbeklitepe’den başlayan, Babil, antik Mısır, Maya ve Rapa Nui ile devam eden, toplam 21 farklı medeniyeti kapsayan ihtişamlı bir sergi: DEM Müzecilik tarafından Londra’daki Royal Victoria Rıhtımı’nda yer alan Immerse LDN’de (Excel Waterfront) açılışı yapılan “Time Walk”, yani “Zaman Yürüyüşü” adlı sergiden bahsediyorum.
Sergi, ışık ve ses titreşim sistemleri, projeksiyon, görsel efektler vb. birçok farklı teknolojinin bir arada kullanıldığı “deneyim müzeciliği”nin önde gelen örneklerinden biri. Aralarında Göbeklitepe'nin mevcut kazı Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Tarih Öncesi Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul’un da bulunduğu arkeologlar ve dünya çapında kendi alanlarında uzman tarihçilerin danışmanlığında, kreatif direktörler, profesyonel senaristler, 2D ve 3D sanatçılar, mimarlar ve teknoloji uzmanlarından oluşan 250 kişilik çok disiplinli bir ekip tarafından oluşturuldu.
Deneyim, insanlığın başlangıcı kabul edilen Göbeklitepe ile başlıyor. İlk salonda 21 medeniyet hakkında kısa bilgiler verilirken, diğer salonlarda geleneksel müze anlayışından farklı olarak, ses ve ışık teknolojileriyle ziyaretçilere derinlemesine bir deneyim sunularak, tarihi, birçok duyuya seslenen etkileyici bir şekilde aktarmak hedefleniyor.

Tarımdan önce ritüel vardı
Ziyaretçiler Timewalk Exhibition içinde adeta tarihin bir parçası haline gelerek bugünün ötesine geçiyor ve insanlığın ortak hikâyesine adım atıyor. Etraflarında medeniyetler yükseliyor: Ayaklarınızın altından akan nehirler, gece ışıldayan tapınaklar, göğe yükselen anıtlar, gökyüzünde parlayan yıldızlarla dört bir yanınızda görsel ve işitsel bir şov akarken, kulaklarınızda Selçuk Yöntem’in davudi sesi ve muhteşem tonlaması yankılanıyor. Göbeklitepe’nin insanlık tarihini baştan sona değiştiren arkeolojik buluntuları, Yöntem’in sesinden dinlediğimiz güçlü metinde tek bir cümlede özetleniyor: “Tarımdan önce ritüel vardı.”
Gün batımında Nil Nehri’nde yol almaktan Babil’in antik şehir kapılarından geçmeye kadar Timewalk Exhibition, medeniyetlerin nasıl kurulduğunu, neye inandıklarını ve nasıl bir aidiyet geliştirdiğini gözler önüne seriyor; aynı zamanda bu fikirlerin bugün yaşadığımız dünyayı nasıl şekillendirdiğini gösteriyor.
Nefes kesici görsel efektler, güçlü ses tasarımı ve çok duyulu anlatımla sergi, mekân ve zaman unsurlarını bir araya getirerek tarihi yaşayan bir gösteriye dönüştürüyor. Arkeolojik araştırmalara dayanan ve innovatif görsel ve işitsel teknolojilerle günümüze taşınan bu deneyim; merak, hayranlık uyandırarak tarihsel perspektifle modern müzecilik anlayışına farklı bir boyut katan çok duyulu bir yolculuk sunuyor. 25 dilde sesli rehber ve çocuklara özel anlatım seçeneği de uluslararası ziyaretçiler için deneyimi daha erişilebilir ve kapsayıcı hale getiriyor.
Antik medeniyetlerin duygusal derinliğini ve insanlığın ortak hikayesini yeniden hissettirmek üzere tasarlanan Timewalk Exhibition, ziyaretçilere bu olağanüstü toplumlarda yaşamayı deneyimleme fırsatı veriyor. İleri görsel-işitsel teknolojiler ve çok duyulu deneyim tasarımı sayesinde ziyaretçiler, tarihi yalnızca gözlemlemekle kalmıyor, kendilerini binlerce yıl öncesinin içinde hissediyor.

Londra’da bir ilk
12 bin yıllık insanlık tarihini farklı uygarlıkları bir araya getirerek tek bir deneyimde anlatan Timewalk Exhibition, bu niteliğiyle Londra'da bir ilk olma özelliği taşıyor.
DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin, “Tarih ve sanatı muazzam bir boyuta taşıyan bu deneyim ile DEM Müzecilik, evrensel bir kültür elçiliği misyonunu da gerçekleştirmiş oluyor” diyor. Esin, “Göbeklitepe’yi yurtdışına taşımamız, 12 bin yıllık bu tarihi mirası Londra’da anlatmamız bizim açımızdan bir nevi kültür ihracı” diye ekliyor.
Türkiye turizmine katkı
DEM Müzecilik CEO’su Eda Bildiricioğlu ise sergiyi "tarihsel, deneyimsel müzecilik" olarak tanımladıklarını belirterek, odak noktalarının, “eserler ve teknolojik anlatımlarla zenginleştirilmiş tarih anlatıcılığı” olduğunu söylüyor.
Bildiricioğlu, “Ziyaretçilerin müzeden ayrılırken yoğun bir duygu hissetmelerini hedefliyoruz. Ayasofya Deneyim Müzesi örneğinde olduğu gibi, hikaye anlatımı, müzikler, ses tonları ve sanatçı seçimlerini bu duyguyu yaratmak için kullanıyoruz” diyor.
Londra’da açılan Göbeklitepe gibi müzeler aracılığıyla Türkiye'nin zengin coğrafi ve tarihi değerlerinin dünyaya tanıtıldığına dikkat çeken Bildiricioğlu, “Gelecekte Truva gibi diğer önemli tarihi mirasların da dünya çapında tanıtılmasını hedefliyoruz” diye konuşuyor.
“2027’de Roma’da Colosseum’u yapacağız”
DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin, 2011'de Kabatepe'nin tüm tasarımını ve uygulamasını üstlenerek müzeciliğe giriş yaptıklarını anlatıyor. Esin, ”Time Walk" sergisinin, medeniyetleri anlatan küresel bir marka olmayı hedeflediğini belirtiyor. Esin, Londra’daki Göbeklitepe sergisinin ardından dünyanın farklı yerlerinde deneyim müzeciliği projelerine devam edeceklerini ifade ederek, “2027’de Roma’da Colosseum’u yapacağız. Bunun için İtalya Kültür Bakanlığı ile görüşmelerimiz sürüyor. Ayrıca ABD’de Las Vegas ve Japonya gibi uluslararası projelerde de ‘Time Walk’ markasını kullanacağız” diyor.
Türkiye’de deneyim müzeciliğinin dünya çapında ilk örnekleri olan Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile Efes Deneyim Müzeleri’nin yaratıcısı olduklarını belirten Esin, “Yeni projemiz olan Timewalk Exhibition ile yurtdışına kültür ihracına başladık. DEM Müzecilik tarafından hazırlanan büyük ölçekli sürükleyici sergi, antik medeniyetleri görkemleri, atmosferleri ve insan hikâyeleriyle yeniden canlandırarak adeta hayat bulmalarını sağlıyor. Beş farklı deneyimi tek bir anlatıda buluşturan sergimizle, ziyaretçileri görsel-işitsel anlatımın etkileyici gücüyle, insanlık tarihini keşfetmeye davet ediyoruz” diye konuşuyor. Esin, projenin şu andaki maliyet bütçesinin ise 22 milyon sterline (yaklaşık 1 milyar 400 milyon TL) ulaştığını belirtiyor.

Göbeklitepe’den başlayıp kadim uygarlıklara uzanıyor
Geleneksel bir sergi yerine sürükleyici bir deneyim olarak tasarlanan Timewalk Exhibition, insanlığın yalnızca hayatta kalmanın ötesine geçerek kolektif bilinç oluşturmaya başladığı anı temsil eden Göbeklitepe ile başlıyor. Dünyanın ilk toplu buluşma alanı olarak kabul edilen Göbeklitepe’den hareketle uygarlığın bilinen en erken dönemlerini izleyerek yüzyıllar boyunca insan yaşamının izlerini sürüyor. Ziyaretçiler, düzenin, şehirleşmenin ve bilgi sistemlerinin ortaya çıktığı Babil’e; ölümsüzlük ve kozmik dengenin peşindeki Antik Mısır’a; matematik, astronomi ve döngüsel zaman anlayışıyla evreni kavrayan Maya uygarlığına; Moai heykellerinin ataları, ruhsal önem taşıyan Rapa Nui’ye doğru ilerliyor.