İngiltere’nin yeni lideri belli oldu
İngiltere’nin yeni başbakan adayı belli oldu. Uzun süredir istifa edeceği konuşulan İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın yerini Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham almaya hazırlanıyor.
İngiltere basını, bir süredir İşçi Partili Başbakan Keir Starmer’ın maruz kaldığı yoğun eleştiriler nedeniyle istifa etmeye hazırlandığını yazıyordu. Bu yazının yazıldığı saatlerde Keir Starmer’ın görevden ayrılma takvimini açıklaması bekleniyordu. Bu da Andy Burnham’ın sonbahara kadar resmi bir yarış olmaksızın başbakan olmasının önünü açacak.
Starmer’ın her an istifa edebileceği söylentileri öyle ayyuka çıktı ki ABD Başkanı Donald Trump bile kendi kurduğu sosyal medya platformu Truth Social’da paylaştığı bir gönderide “Keir Starmer, Birleşik Krallık Başbakanlığı görevinden istifa edecek” dedi. Trump, sosyal medya paylaşımında Starmer’ı eleştirerek, “İki çok önemli konuda – GÖÇ VE ENERJİ – büyük bir başarısızlık yaşadı,” diye yazdı ve kendine has tarzıyla, sosyal medyada bağırmak anlamına gelen büyük harflerle “(KUZEY DENİZİ’NDEKİ PETROL KAYNAKLARINI AÇIN!)” diye ekledi. Trump bildiğiniz Trump. Trump’ı bir kenara bırakalım, İngiltere’ye geri dönelim. Peki, kimdir bu Andy Burnham?
10 yıldır başa geçmeyi istiyordu
Manchester belediye Başkanı Andy Burnham, 10 yılı aşkın bir süredir İşçi Partisi’nin başına geçmeyi arzuluyordu. Şimdi, görevdeki lider Keir Starmer’a karşı artan tepkiler ve eleştiriler, Manchester Belediye Başkanı için Downing Street’e giden yolu açtı.
Burnham, son olarak geçen hafta İngiltere’nin kuzeyinde, Manchester’ın dışındaki Makerfield seçim bölgesinde, herkesin Starmer’ın liderliği üzerine bir referandum olarak gördüğü özel bir parlamento seçimini kazandı.
Burnham, İngiliz siyasetinde rahat tavırları ve iletişim yeteneğiyle öne çıkıyor. İngiltere’deki siyasi analistler kendisini İngiliz politikacılardan çok Amerikalı politikacılara benzetiyor.
Gazeteci kökenli siyasetçi
Burnham, İngiltere’nin kuzeybatısındaki Merseyside’da doğdu ve Cheshire’ın Culcheth köyünde büyüdü. Burnham, siyasete atılmaya ilk olarak Margaret Thatcher İngiltere’sinde işsiz kalan 5 adamın hayatını konu alan, 1982 yapımı ünlü televizyon dizisi ‘Boys From The Blackstuff’ı izledikten sonra karar verdiğini anlatıyor. Burnham, 2019 yılında GQ dergisine verdiği röportajda, “Dizinin her bölümü ailemle birlikte izlediğimi hatırlıyorum. Bir şeyler yapmam gerektiğini o zaman anladım,” diyor.
Sıkı bir Everton futbol takımı taraftarı olan Burnham, Cambridge Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı okudu. Ardından gazeteciliğe adım atarak “Container Management”, “Passenger Rail Management” ve “Tank World” gibi sektörel yayınlarda çalıştı. 20’li yaşlarının başında siyasete geçiş yapan Burnham, eski Dulwich Milletvekili merhum Tessa Jowell’ın yanında araştırmacı olarak işe başladı.
2001 yılına gelindiğinde, Büyük Manchester’ın Leigh seçim bölgesinden milletvekili seçildi ve bu koltuğu 2017 yılına kadar korudu. Bu süre zarfında Sağlık Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı gibi çok sayıda üst düzey bakanlık görevinde bulundu.
Hollandalı eşi Marie-France van Heelthen ile 3 çocuk sahibi olan Burnham, daha sonra Büyük Manchester Belediye Başkanlığı görevini üstlendi ve bölgedeki büyük kalkınma hamlelerine öncülük etti. Manchester şehri, hızla yükselen gökdelenleri ve sokaklarındaki canlılığıyla İngiltere’nin en popüler ve büyümesi gözle görülür yerlerinden biri haline geldi.
Her şey tozpembe mi?
Burnham hakkındaki her şey o kadar da tozpembe değil. Örneğin kendisi hakkında ortaya çıkan bir videoda, gençlik yıllarında yaptığı bir konuşmada, İşçi Partisi’nin başına geçtiği takdirde ilk ziyaret edeceği ülkenin İsrail olacağını söylüyor. İsrail- Filistin çatışmasının devam ettiği yıllarda yapılan böyle bir konuşmanın, en azından sol görüşlü seçmen nezdinde Burnham’ın karnesine zayıf not olarak geçeceği aşikâr.
Dahası Burnham’ı eleştirenler, onun aslında siyaset elitlerinden biri olduğunu, ancak kendisini sistemin dışından biri gibi göstermeye çalıştığını savunuyor. Ayrıca Burnham’ın işine nasıl geliyorsa öyle tavır değiştirdiğini iddia ediyorlar, bazıları buna kanıt olarak Brexit hakkındaki son açıklamalarını gösteriyor.
Burnham, geçmişte İngiltere’nin AB’ye yeniden katılması yönünde çağrıda bulunmuştu. Öte yandan Burnham, Brexit’in İngiltere’ye maliyetinin ağır olduğuna hâlâ inansa da, şu an bu tartışmayı yeniden açmanın doğru zaman olmadığını düşündüğünü söylüyor.