NATO Zirvesi’ndeki en önemli beş başlık
Ankara, NATO tarihinin en önemli zirvelerinden birine ev sahipliği yapıyor. Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisi bir süredir ciddi sınamalarla karşı karşıya. NATO’nun en güçlü ülkesi ABD’nin bir diğer NATO üyesi olan Danimarka’nın topraklarına göz koyduğu (Grönland) ve bunu açık açık söylediği yıllardan geçiyoruz. Peki Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin en önemli başlıkları neler olacak? Gelin bir göz atalım:
1 Türkiye’nin ev sahibi ülke olarak önemi
Türkiye’nin 22 yıl sonra NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor olması kuşkusuz hem Türkiye'nin dış politikası hem de ittifak içindeki konumu açısından çok katmanlı bir öneme sahip.
Birincisi, Ankara, 70 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğü ve 32 ülkeyi temsil eden ittifakın liderleri ağırlayarak küresel politikanın merkezi haline geliyor. Bu ev sahipliği, özellikle Rusya- Ukrayna Savaşı, Ortadoğu’da derinleşen istikrarsızlık, İran Savaşı, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki saldırılarının devam ettiği bir dönemde, Türkiye’nin bölgesel bir güç ve küresel bir aktör olarak diplomatik ağırlığını doğrudan görünür kılıyor.
İkincisi zirve kapsamında düzenlenen NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu (NSDIF26), Türkiye için en somut kazanım alanlarından biri olarak öne çıkıyor. İttifak genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin Türk savunma firmasının varlığı küresel bir vitrine çıkıyor. NATO müttefiklerinin savunma harcamalarını artırdığı bir dönemde, Türkiye transatlantik savunma sanayii işbirliklerinde artık sadece "tüketici/alıcı" değil, "üretici ve ana tedarikçi" olma kapasitesini en üst düzeyde ispat ediyor.
2 Trump’ın “pamuk eller cebe” çağrısı
ABD Başkanı Donald Trump, geçmiş yıllarda NATO ülkelerine savunma savunma bütçelerini, gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYİH) yüzde 5’ine yükseltmeleri çağrısında bulunmuştu. Trump yönetiminin yoğun baskıları sonucunda müttefikler, savunma bütçelerini 2035 yılına kadar yüzde 5’e çıkarma taahhüdünü kabul etmişlerdi.
Bu yeni hedef, Ankara'da düzenlenen zirvenin en önemli başlıklarından biri haline gelecek. ABD’nin NATO Daimi Temsilcisi Matt Whitaker ve Amerikalı yetkililer, zirve öncesinde yaptıkları açıklamalarda Başkan Trump’ın tüm müttefiklerden bu yüzde 5'lik baraja ulaşmak için derhal hızlandırılmış ve inandırıcı planlar sunmasını beklediğini net bir şekilde vurguladı.
Dolayısıyla Avrupalı liderler ve Kanada, geçen yıl Lahey’de düzenlenen NATO Zirvesi’nde verdikleri, 2035 yılına kadar gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 5’ini savunma ayırma taahhüdünü yerine getirdiklerini Trump’a göstermeyi hedefleyecekler.
3 NATO 3.0 dönemi
NATO 3.0, ittifakın Soğuk Savaş'ın bitişinden bu yana geçirdiği en büyük yapısal ve stratejik dönüşümü ifade eden doktrine verilen yeni isim. Soğuk Savaş'tan kalan "Amerika parayı öder ve korur, Avrupa refah içinde yaşar" formülünün tamamen bittiği, yük ve sorumlulukların yeniden paylaşıldığı yeni döneme işaret ediyor. Kavramı daha iyi anlamak için NATO'nun tarihsel evrimine kısaca göz atalım:
* NATO 1.0 (Soğuk Savaş Dönemi): Odak noktası tamamen Sovyetler Birliği'ni çevrelemekti.
* NATO 2.0 (Soğuk Savaş Sonrası - 11 Eylül): İttifak sınırlarının dışındaki krizlere müdahale (Afganistan, Balkanlar) ve küresel terörizmle mücadele dönemiydi.
* NATO 3.0 (Günümüz / Ankara Zirvesi Dönemi): ABD'nin askeri ağırlığını Pasifik'e (Çin'i çevrelemeye) kaydırdığı, Avrupa'nın kendi konvansiyonel savunmasında ana sorumlu haline geldiği yeniden dengeleme dönemi.
4 Ukrayna’ya 70 milyar euro
Ankara Zirvesi’nde, NATO üyelerinin Ukrayna’ya verdikleri desteği yeniden teyit etmeleri ve ilave yardım taahhüdünde bulunmaları bekleniyor. Liderlerin, “Müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna’ya 70 milyar euroluk askeri teçhizat, yardım ve eğitim taahhüdünde bulunuyor ve 2027 yılında da en azından eşdeğer seviyeleri sürdürme konusundaki egemenlik taahhütlerini teyit ediyorlar” şeklinde bir açıklama yapmaları bekleniyor.
Finansmanın bir kısmı, mevcut ikili taahhütlerden ve 2026-2027 yılları için Ukrayna’nın savunma yatırımları ve alımlarına 60 milyar avro sağlayan bir AB kredisi mekanizmasından karşılanacak. ABD’nin finansmana katkıda bulunması beklenmiyor.
5 Rusya tehdidi vurgusu
Reuters haber ajansı tarafından görülen ve zirvede liderlerin nihai onayı beklenen sonuç bildirgesine göre, Rusya’nın “Avrupa-Atlantik güvenliği ve istikrarı”na “uzun vadeli bir tehdit” oluşturduğu belirtiliyor.
Metinde ayrıca, “Müttefikler, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineliyor ve İran’ı Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer özgürlüğüne tam olarak saygı göstermeye çağırıyor” deniyor.