İş Sanat Genel Müdürü Zuhal Üreten: Sanat izleyicisi artık pasif tüketici olmak istemiyor

İş Sanat, farklı yaş gruplarına hitap eden ücretsiz öğrenme programlarıyla sanat tarihinden finansal okur yazarlığa, dramadan çevre ve kültür bilincine uzanan geniş bir yelpazede eğitimler sunuyor. İş Sanat Genel Müdürü Zuhal Üreten ile sanat severlere sunulan İş Sanat öğrenme programlarını konuştuk.

Türkiye İş Bankası’nın sanat alanındaki yatı­rımları ve İş Sanat çatısı altında sürdürülen çalışmalar, uzun soluklu ve sürdürülebi­lir projeler olarak dikkat çeki­yor. Öğrenme programlarınız, kültür-sanat vizyonunuz ve bu sürdürülebilirlik anlayışınız­da nasıl bir yere sahip?

İş Sanat bünyesinde hayat geçi­rilen, çocuklara ve yetişkinlere yö­nelik öğrenme programlarımızda ana hedefimiz ziyaretçilerimizle, izleyicilerimizle bağ kurabilece­ğimiz bir güçlü bir zemin oluştur­mak. Müzeler, galeriler, konser sa­lonları artık sadece birer sergileme ya da performans mekânı değiller. Yükselen sanat trendlerini incele­diğimiz zaman görüyoruz ki sana­tın izleyicisi artık pasif bir tüketici olmak istemiyor. Bu nedenle he­men her yaş grubundan ziyaretçi­mizle farklı alanlarda temas etme­ye gayret ediyoruz.

Türkiye İş Bankası Müzesi ve İk­tisadi Bağımsızlık Müzesi’nde baş­lattığımız ve uzun yıllardır sürdür­düğümüz çocuklara yönelik öğren­me programlarını açılışından kısa bir süre sonra Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde de haya­ta geçirdik. Özenle hazırlanan içe­rikleri ile farklı yaş gruplarına hi­tap eden ücretsiz atölyelerimizle çocuklara sanat tarihinden finan­sal okur yazarlığa, dramadan çevre ve kültür bilincine geniş bir yelpa­zede bilgi vermenin yanında kendi üretim süreçlerini deneyimleme imkânı sağlıyoruz.

İş Sanat Genel Müdürü Zuhal Üreten: Sanat izleyicisi artık pasif tüketici olmak istemiyor - Resim : 1

Yetişkin eğitimleri hakkında ne söyleyebilirsiniz?

Yetişkin öğrenme programları­mızda da benzer bir vizyonla ha­reket ediyor; sadece sanat tari­hi alanında değil, kültürel miras, edebiyat, sinema, mitoloji, kent ta­rihi vb pek çok başlık altında dü­zenlenen seminerler, konferans­lar ve söyleşiler aracılığıyla kültü­rel etkileşimi merkeze alıyoruz. Bu programlar ile kültür ve sana­tın farklı alanlarına ilgi duyan ye­tişkinlere çeşitli perspektifler sun­mayı amaçlıyoruz.

Öğrenme programları hangi illerde devam ediyor?

Öğrenme programlarımızı 2025 yılında “Herkes için Sanat: Ana­dolu Sergileri” ile büyük şehirlerin dışına da taşımaya başladık. Ana­dolu’nun farklı şehir ve ilçelerine pop-up sergilerimiz ve öğrenme programlarımızla gidiyor, sanata erişimi büyük şehirdeki sanatse­verlere kıyasla daha az olan izleyi­cilerimiz ile buluşmaya gayret edi­yoruz.

Öğrenme programlarınızın ana mekânı olan BlackBox’ın programlarını nasıl hazırlıyor, hangi disiplinlere ağırlık veri­yorsunuz?

BlackBox’ta sanat tarihi, arke­oloji, kent tarihi, mimarlık, ede­biyat ve sinema gibi çeşitli alan­larda pek çok etkinliğe ev sahip­liği yapıyoruz. Sanat tarihinin birbirinden farklı dönemlerine ve isimlerine odaklanan seminerler, koleksiyonumuzdan ve sergile­rimizden ilham alan konferans­lar, başyapıtları edebiyatımızın değerli kalemleriyle buluşturan sohbetler, yaşadığımız kentin sa­natsal ve kültürel birikimini yan­sıtan etkinlikler sanatseverler­den büyük ilgi görüyor.

“Yan Yana” sergisi

Güz döneminin ana başlık­larına baktığımızda hem ye­nilenen kalıcı serginiz ve yeni süreli serginiz “Yan Yana”da kadın sanat üretimi vurgusu dikkat çekiyor. Bu vurgu nasıl şekillendi?

Müzemizin yeni süreli sergisi “Yan Yana” bir katta Melahat ve Eşref Üren’in, diğer katta Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eser­lerinden oluşuyor. Sergide sanat­çı çiftlerin beraber ve ayrı ayrı üretimlerinin bir muhasebesini yaparken, çeşitli nedenlerle eşle­rine kıyasla daha az ilgi görmüş kadın sanatçıların eserlerine yö­nelik bir hassasiyet gözettiğimizi ve onların üretimlerinin hakkıy­la sunulması için çaba gösterdiği­mizi söyleyebiliriz.

İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin öğrenme program­larından biri olarak yaz ayla­rında “Anadolu Sergileri” isim­li bir proje başladı. Bu projenin ortaya çıkış hikâyesini ve bir­kaç ayda yürütülen çalışmaları sizden dinleyebilir miyiz?

Koleksiyonumuzda yer alan eserlerin önemli bir kısmı geçtiği­miz yüzyılda Anadolu’nun farklı il ve ilçelerindeki Türkiye İş Bankası şubelerinin duvarlarını süslüyor, o yıllarda şubeleri mütevazı birer sa­nat galerisine dönüştürerek yöre­de yaşayanlarla sanat arasında bağ­lar kuruyordu. “Herkes İçin Sanat: Anadolu Sergileri” projemizi bu köklü gelenekten hareketle, geçen Temmuz ayında hayata geçirdik.

Anadolu Sergileri’ndeki ilk du­rağımız, Denizli’nin Çal ilçesi ol­du. Türk resminin önemli figür­lerinden İbrahim Çallı’yı doğum gününde memleketi Çal’da sanat­severler ile buluşturduk. Ardın­dan Milas, Gelibolu, Kocatepe, Antakya, Midyat, Edremit ve İz­nik’te farklı seçkilerle devam et­tik. Bugüne kadar binlerce kişinin ziyaret ettiği Anadolu Sergileri projemize önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz.

Müzenin kurucu küratörü Prof. Dr. Gül İrepoğlu tarafın­dan verilen ve ilk dönemine yo­ğun ilgi gösterilen “Köklerin­den Günümüze Türk Resmi­ni İzlemek” başlıklı öğrenim programı ikinci dönemine gir­di. Bu programlar ne şekilde sürecek?

Müzemizin ilk sanat tarihi ser­tifika eğitimi olan ve kurucu kü­ratörümüz Prof. Dr. Gül İrepoğlu tarafından verilen “Köklerinden Günümüze Türk Resmini İzle­mek” programını geçtiğimiz bahar döneminde gerçekleştirmiştik. Olumlu geri dönüşler aldığımız bu programı, zenginleştirilmiş içe­riğiyle güz döneminde yeniden takvimimize ekledik. Sekiz haf­ta boyunca devam eden program, Anadolu’daki betimleme gelenek­lerinin Göbeklitepe’den Bizans, Selçuklu ve Osmanlı’ya uzanan izlerinden, minyatür sanatından tuval resmine geçiş sürecine, ön­cü isimlerin çalışmalarından 1914 Kuşağı gibi modernleşme dönemi odaklarına uzanan kapsamlı bir çerçeve sundu.

Türkiye İş Bankası Sanat Eser­leri Koleksiyonu’ndan – ki yapısı itibarıyla Türk resminin panora­masını sunan bir koleksiyondur – yola çıkarak şekillendirdiğimiz eğitim programlarımızda, sanat tarihimizden farklı dönem ve tem­silleri kapsayıcı bir yaklaşımla ele almaya önümüzdeki dönemler­de de devam edeceğiz. 24 Ocak’ta başlayacak “Kış Konferansları” al­tı hafta sürecek ve zengin içerik­leriyle Selçuklu ve Bizans’tan Os­manlı’ya, Tanzimat’tan Cumhu­riyet’e, sanatın bu topraklardaki serüvenine ışık tutacak.

İş Sanat Genel Müdürü Zuhal Üreten: Sanat izleyicisi artık pasif tüketici olmak istemiyor - Resim : 2

Öğrenme programlarınızın katılımcı profili nasıl şekille­niyor? Gençler, yetişkinler, öğ­renciler ve sanat profesyonel­leri arasında nasıl bir denge gö­rüyorsunuz?

İş Sanat çatısı altındaki tüm ça­lışmalarımızı “herkes için sanat” anlayışıyla şekillendiriyor; toplu­mumuzda her yaştan, her zevk ve bilgi seviyesinden izleyici için eri­şilebilir ve sürdürülebilir olmayı hedefliyoruz. 2025 yılında İş Sanat bünyesinde hayata geçen öğrenme programlarında 100 bine yakın ço­cuk ve yetişkin ağırladık. Üç müze­mizi toplam 670 bin kişi, müzele­rimiz bünyesindeki sergilerimizin yanı sıra Anadolu’nun farklı nokta­larında izleyici ile buluşturduğu­muz 20’den fazla sergiyi ise 1 mil­yona yakın kişi ziyaret etti.

Yazara Ait Diğer Yazılar