Kadınlar gününde söz sırası paydaş erkeklerde
Bir kız babasının belki de en zor sınavı, kızına “erkek-kadın” arasındaki farkları bir erkek olarak en doğru ve en uygun açıklamayla anlatabilmek. Babam benimle 15 yaşımdayken “erkekleri konuşalım” başlıklı bir “baba-kız” konuşması yapmıştı. Beni korumak için “erkekler dünyası” hakkında uyarı ve önerilerde bulunurken, benim şu sorumla konuşmamız zor bir viraja girmişti: Peki ama baba neden öyle, sen de bir erkeksin?
Küresel sürdürülebilirlik amaçlarından Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, kadınların ve kız çocuklarının konumlarını güçlendirmek için çalışmaya davet ediyor. İş dünyası özellikle son yıllarda bu hedefe yönelik “nicel iyileştirmeler” yapıyor olsa da, gerçek niteliksel gelişmelerin de olabilmesi için, daha öz ve temel değişimler gerekiyor. Uzun söze gerek yok aslında, küçük bir kız çocuğunun babasına sorduğu tek bir soru konuyu çok net anlatıyor: Kadınlar günü neden var? Boyner Grup yeni yayınladığı filmde bu soruya cevap arıyor.
Bu sorunun adreslendiği web sitesinde, Aralık 2025 tarihli SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği ve FutureBright “Beyaz Yaka Kadınlar Araştırması Raporu” verileri paylaşılıyor. İş yerinde cinsiyet ayrımcılığı yaşayan kadınların oranı %52. Bir önceki işinden ayrılırken cinsiyete dayalı ayrımcılık yaşadığını belirten kadınların oranı %52. “İş hayatında kadın ve erkek eşit değildir” diyen kadınların oranı % 74. İş görüşmesine başlarken önce özel hayatının, daha sonra yetkinliklerinin sorgulandığını gözlemleyen kadınların oranı % 72. 2009 yılından bugüne bu alanda nitelikli ve etkili çalışmalar yapan Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, 2026 yılına gelindiğinde bu rakamlara bakarak bir muhasebe yaptıklarını belirtiyor. Ve diyor ki: “Artık kadın erkek eşitliğinin sağlanması için bir zihniyet dönüşümünün başlaması gereken noktadayız.
Bu yüzden bu kampanya ile bugün herkesi kendini sorgulamaya davet ediyoruz. Amacımız suçlu aramak değil, o sessizliğin içine sığınan paydaşı uyandırmak. Çünkü bir dönüşüm istiyorsak, bunu erkekler olmadan asla başaramayız.” İşte bu nedenle, yine bir Dünya Kadınlar Günü geldiğinde, artık söz sırası dönüşümün paydaşı olan, olması gereken erkeklerde. Küçük bir kız çocuğu size soruyor: “Kadınlar günü neden var?” Bu çok derin soru sizden cevap bekliyor. Üzerine düşünmek, konuşmak, harekete geçmek ve dönüşüm yolunda hep birlikte ilerlemek için. Gerçekten var mısınız?
Toplumsal erkek ve kadın rolleri neler söylüyor?
Toplumsal cinsiyet eşitliği için, dönüşümde erkek paydaşlığının önemini, bir kız çocuğunun sorusu ile çok etkili bir yolla anlatan kampanya kapsamında, Psikolog Gökhan Çınar da görüşlerini paylaştı. “Erkekler çocukluktan başlayarak güçlü kalma zorunluluğuyla hissizleşme maskesi ile kuşanıyor. Ve bu maske zamanla toplumsal eşitsizliği besleyen bir konfor alanına dönüşüyor. Kadının yaşadığı eşitsizlikleri gerçekten anlamak, erkeğin bu sahte güçten vazgeçmesi ve kendi yetersizliğiyle yüzleşebilecek cesareti göstermesiyle mümkün. Kadının özgür olmadığı bir dünyada, erkek ne yeterli ne de gerçekten değerli. Toplumsal dönüşüm, erkeğin bu adaletsiz terazideki yerini sorgulaması ve sorumluluk alarak gardını indirmesiyle başlayacak. Kadın hakları mücadelesi, erkeklerin de kendi özgürlüklerini sahiplendiği bir varoluş meselesi.” Filmdeki baba kızına cevap vermekte zorlanarak “Büyüyünce anlatırım” dediğinde, kızı “ama ben şimdi anlamak istiyorum” diyor. Biz kadınlar, bu sorunun cevabını büyürken anlıyoruz, anlayarak büyüyoruz. Ama artık erkekler öğreniyor. Kadınlar günü sadece kadınlar için değil.